Türkler ve Amerikalılar Suriye'de ne üzerine anlaştılar?

Yazan  10 Ağustos 2019

Suriye'nin kuzeyi ve Fırat’ın doğusundaki olaylar hızlanıyor.

Son olarak ABD ve Türkiye güvenli bölge ve orada müşterek harekat merkezi kurma üzerine anlaştılar. Washington o bölgenin Suriyeli göçmenlerin dönmesine katkıda bulunacağını belirtti. Ankara ve Washington'un güvenli bölge ve müşterek harekat merkezine ulaşmaları bazılarına göre Fırat'ın doğusuna harekatın durması hakkında açık bir duyuru.  Diğer bazıları, Kürtler nezdinde ABD'nin kendilerinden vazgeçeceği konusunda kaygılar var. Diğerleri buna Washington'un fiili olarak şayet bunlardan vazgeçmek isteseydi Türkiye'nin güvenli bölge ve harekat merkezine onay vermeyeceğini belirterek yanıt veriyorlar. Diğer görüş Ankara ile anlaşmaya ulaşmanın ABD'nin çıkarına olduğunu zira bunun Kürtleri korumayı sağlayacağını, Fırat'ın doğusu operasyonunu durduracağını aynı zamanda Türkiye'nin Moskova ile son yakınlaşması ve Rus silahını tercih etmesinin ardından ABD ve Türkiye arasında ki boşluğu doldurduğunu belirtiyorlar. Dolayısıyla Türk-ABD anlaşmasına Rusya’nın tepkisi nasıl olacak? İran ve Rusya'nın yanı sıra Türkiye (üçlü garantör)'nin çalışmasını etkileyecek mi? Washington bu üçlüyü tahrip etmek için hatta (devre) girmeye çalışıyor mu? Önce belirtilenlerden en önemlisi, güvenli bölgenin göçmenlerin yeniden yerlerine dönmesine katkı sağlayacağı hakkında ABD kanallarının daha önce duyurduğu şey. ABD'liler hangi mültecilerden bahsettiklerini belirlemediler. Özelikle Türkiye'de bulunanları mı? yada Avrupa topraklarında bulunan ve dönmeye istekli mültecilerin çoğunu mu? Washington güvenli bölgeyi kendi denetimi ve Türkiye'nin denetimi altında Özerk yönetim bölgesine dönüştürmeyi mi amaçlıyor?

 

Çeviri Yapılan Kaynak: http://www.asianewslb.com/?page=article&id=118994

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-09-2019

IŞİD'in Tarihsel Gelişimi ve Dinamikleri

IŞİD sadece Suriyeli gruplar için değil hem bölgesel güçler hem de küresel aktörler için büyük bir tehlike olarak görülüyor.