Zurfi: ABD'nin Adayı Değilim

Yazan  27 Mart 2020

Irak’ta hükümeti kurmakla görevli Adnan ez-Zurfi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyelerinin büyükelçileriyle bir araya gelerek dengeli bir dış politika izleyeceğine dair güvence vermeye ve Irak’a yatırım yapmaları için teşvik etmeye çalıştı.

Zurfi’ye yakın bir siyasi: “Başbakan adayı; ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya büyükelçileriyle Irak'ın bağımsızlığını yanı sıra bu ülkeler ile Irak arasındaki ortak çıkarları garanti altına alacak şekilde tüm ülkelerle eşit mesafede olmayı hedefleyen bir dış politika öncelediğini açıkça ifade etti” dedi.

Kaynak, Zurfi’nin büyükelçileri Irak'ın ABD-İran çatışmasının dışında tutulmasının yanı sıra bu çatışmayı siyasi yollarla ve uluslararası ilkeler çerçevesinde çözmekle birlikte Irak ile karşılıklı yükümlülükleri yerine getirmek için çalışmaya çağırdığını belirtti. Ayrıca İngiltere'nin Irak'a karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye 10 milyar dolarlık kredinin verilmesiyle başlamasının, Fransa’nın Bağdat Metrosu’nun inşası ile karşılıklı yükümlülükleri yerine getirmesi ve Çin ile geçen yıl imzalanan özel anlayışların uygulanması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Öte yandan Zurfi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada ‘Önce Irak’ ilkesine dayanan bir dış politika izleyeceğini ve Irak'ı bir hesaplaşma sahası haline getiren bölgesel ve uluslararası çatışmalardan uzak tutacağını söyledi. Zurfi, “Irak’ın yüksek çıkarları bu politikanın yönünü belirleyen pusula olacak” ifadelerini kullandı.

Irak parlamentosunun koronavirüs salgını nedeniyle yakında bir oturum yapması olasılığıyla birlikte hükümetin 16 Nisan'dan önce güvenoyundan geçirme ihtimali de yükseldi.

İran’a yakın Şii partiler ‘ABD’nin çocuğu’ olarak niteledirdikleri, Zurfi’nin yetkilendirilmesine önce destek vermiş; 18 Mart 2020 Çarşamba günü yeni hükümet kurma yetkisinin verilmesinden sonraki gün destek kararından geri adım atmışlardı. Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu ve Ammar el-Hakim liderliğindeki Ulusal Hikmet Hareketi, Zurfi’yi yetkilendirmesi için Salih’i teşvik ettikten sonra Zurfi’yi reddettiklerini açıklamışlardı.

Adnan ez-Zurfi, ilgili suçlamalara, Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile yaptığı anlaşma neticesinde aday gösterilmediğini ve ABD’nin seçeneği olmadığı şeklinde çevap verdi.

Zurfi, basın mensuplarına verdiği demeçte: “Aday gösterilmemin yolu, başbakanlık için aday gösterilenler arasında yer almamdan geçiyor. Adaylık için Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile hiçbir şekilde anlaşma yapmadık. Yetkinin bana verilme süreci gayet doğal. Nitekim Cumhurbaşkanı, anayasal süreye bağlı kalma dahil izleyebileceği bütün yolları tüketti ve ilgili siyasi partilerden anayasal sürenin bitiminden önce durumu çözüme kavuşturmalarını istedi” ifadelerini kullandı.

Zurfi, kendisinin ‘ABD’nin adayı’ olduğu yönündeki iddialara da “Ben ilk ve son olarak Irak’ın seçeneğiyim. Bir kişinin eski rejim döneminde tutuklanma ve hapis koşulları altında ABD de dahil olmak üzere bu veya şu ülkeye gitmek zorunda kalması onu Amerikalı mı yapar. Bu mantığı akıl kabul etmez. Benim asıl ilgilendiğim Arap ve İslami bütün bölge ülkeleriyle dengeli ilişkilerin kurulmasıdır. Ayrıca bölgesel ve uluslararası güçlerle, öncelik milli çıkarlar olmakla birlikte, ortak çıkar temelinde dengeli ilişkiler kurulmasıdır” şeklinde cevap verdi.

Zurfi, hükümet kurma sürecinde Şii ortaklarının kendisini reddetmesi nedeniyle ortaya çıkan krizin üstesinden nasıl geleceği sorusuna şu yanıtı verdi: “Herkesin katılmasını önemsediğim hükümet kurma görüşmelerine dün itibariyle başladım. Karşılaştığı zorlukların niteliği nedeniyle bir kriz hükümeti olmasının yanı sıra, görevi erken seçimlere hazırlanılması olan hükümetin ömrü sadece bir yıl olacak. Hükümeti kurma sürecini geçmem halinde siyasi partiler talep ederse erken seçimleri 3 ay içinde de gerçekleştirebiliriz. Ben buna hazırım”

Zurfi, Şii cephede kendisine yönelik itirazların devam etmesi halinde ise “Partilerin pozisyonları bir kenara bırakılırsa, ben bu yoldan bütün tarafların onayını alarak geçeceğim. Çünkü ben herkesin katıldığı bir hükümet istiyorum” dedi.

Kaynak: aawsat.com & aawsat.com

Not: Bu Yazıda Yer Alan Görüşler, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Görüşlerini Yansıtmamaktadır

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.