Çuvallayan İttifak

Irak savaşı ve bu savaş öncesi ve sonrasında Türk-Amerikan ilişkileri ile ilgili birçok çalışma yayınlandı. Bunların içinden en ilginci ve etkileyicisi gazeteci Turan Yavuz’un yazdığı “Çuvallayan İttifak” başlıklı kitabı.

Bu kitap iki hafta içinde yedi baskı yaptı ve yapmaya devam edecek gibi görünüyor. Son dönem Türk-Amerikan ilişkilerini anlamak isteyen herkesin okuması gereken eserlerin başında geliyor Turan Yavuz'un çalışması.

Turan Yavuz, özellikle Washington'u ve bu başkentteki karar alma sürecini, bu süreçte yer alan kişilikleri çok iyi bilen bir gazeteci olarak olayların perde arkasını çok iyi biliyor ve tahlil ediyor. Özellikle ünlü Yahudi tarihçi Bernerd Lewis'in bu süreçte oynadığı rol kitapta çok ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. Bu ünlü tarihçi, Bush ile sık sık yemek yiyor, Orta Doğu'nun nasıl tasarlanması gerektiğini anlatıyor.

Kitap Bush yönetiminin sadece Yeni Muhafazakarlardan oluşmadığını, Amerikan siyasetinde yer alan muhafazakar güçlerin bir koalisyonu olduğunu izah ediyor. Bunlar arasındaki çelişkiler de kısaca izah ediliyor.

Kitabın ilginç yanlarından birisi de AKP'nin iktidara geliş sürecinde ABD'nin oynadığı rol. ABD'nin ikna edilmesinde Cüneyt Zapsu ve çizmeli adamın oynadığı rol çok iyi ortaya konulmuş. Erdoğan'ın ABD ile ilişkilerini nasıl şekillendiği ve verdiği sözler daha sonra ki AKP politikalarına da ışık tutuyor. 1 Mart öncesinde yapılan Türk-Amerikan görüşmeleri iyi özetlenmiş. Washington'un AKP hükümetini nasıl hırpaladığı görülüyor bu konuşmalarda.

İlk kez bu kitapta Süleymaniye baskınının ABD tarafındaki perde arkası bu kader açıklıkla ortaya konuluyor. Baskın planlamasının ve emrinin arkasında Wolfowitz var. Amerikalı generaller, düzenlenen baskına çok muhalefet etmiyorlar. Detayları kitapta. Kısaca bu kitap, yakın dönem Türk siyasetini ve onun ötesinde Amerikan iç siyaseti ve Orta Doğu'yu anlamak isteyenler için çok iyi bir giriş kitabı niteliğini taşıyor.

Her Türk aydını, ABD ve Orta Doğu'daki gelişmeleri mümkün olduğunca yakından takip etmekle görevli bence. Çünkü Türkiye'nin geleceği üzerinde bu merkezlerin izleyeceği siyasetlerin çok büyük etkisi olacak. Bu merkezlerdeki gelişmeleri anlamadan Türkiye'nin nereye gittiğini anlamak mümkün değil. Özellikle Türkiye'nin geleceği konusunda büyük hassasiyet içinde olan Türk milliyetçilerinin olayları yakından takip etmesi, bilgilenmesi, ülkemize yönelik tehditleri göğüslemek için gerekli.

Kimsenin "ben her şeyi yarım yamalak okuduğum gazete ve yarım yamalak seyrettiğim televizyon haberi kültürü ile anlıyorum" demeye hakkı yok. Bunu söyleyenler bilsinler ki, ne bir şey anlıyor ne bir şey görüyorlar. Anladıkları ve gördükleri sadece anlamaları ve görmeleri istenenler. Türk milliyetçileri Allah'ın ilk emri "Oku" ya Kuran-ı Kerim'in en çok tekrarlanan öğüdü "düşünesiniz"e dönmeye ihtiyacı var. Okuyalım, düşünelim. Türkiye'ye yönelik tehditleri o zaman gömeriz.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.