Wikileaks ve Snowden Sonrası Amerikan İstihbaratı

Yazan  07 Şubat 2014

Soğuk Savaş boyunca NSA, kendi bilgisayar uzmanları, kriptografları ve matematikçileri ile şifre kırıyor, telefon ve uydu haberleşmesini takip ederek, haberleşmeyi analiz ediyordu. 1990’lar ile birlikte kişisel bilgisayarların gelişmesi, internetin ve cep telefonlarının yaygınlaşması ve haberleşmede yüksek hızlı fiber-optik kabloların ortaya çıkması ile büyüyen iş hacmi ile baş edemez hale geldi. Bu dönemde ticari şirketler NSA’dan daha iyi kabiliyetler geliştirmeye başlayınca, 2000 yılında NSA’nın büyük ölçüde dış kaynaklardan faydalanmasının önü açıldı. Başta Booz Allen olmak üzere yüzlerce özel şirket NSA karargâhını doldurdu. Soğuk Savaş’ın bitimi ile azalan anavatanın tehdit altında olduğu korkusu, 11 Eylül 2001 ile tekrar canlandı. Tehdidin nereden ve ne zaman geleceği belli değildi ve CIA’nın El Kaide’yi elektronik takip edecek yeterli insan gücü yoktu. Küresel ve dağınık bir şebekeye sahip El Kaide’yi takip işi NSA’ya verildi. El Kaide, internette resimlerin içine gizlenmiş bilgiler ve rastgele Hotmail adresleri kullanıyordu. Yüzmilyonlarca insan içinden birkaç yüz kişinin 30-40 kadar mesajı bulunmalıydı. İnternet yapısı içinde gönderenin ve alıcının yeri bilinemiyordu. Bu samanlıkta iğne aramak gibidir ve bunun için samanı tamamen başka bir yere yığmak gerekli idi. Bu yüzden PRISM ve diğer NSA programları geliştirildi. Görev El Kaide’nin planlarını bulmak ve böylece saldırılarını önceden haber almaktı. Tüm mesajlar hatta El Kaide üyesi olma potansiyeli olan Amerikalılarınkiler de dâhil şüpheli kabul edildi.

Manning’in sızdırdığı bilgiler (Wikileaks), 11 Eylül 2001 sonrası Afganistan ve Irak savaşlarından istihbarat reformlarına Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatik kablolu sisteminde bulunan yüzbinlerce dokümanı içeriyordu. Eğer CIA’nın kablolu sistemine giren biri olsa idi durum daha da vahim olacaktı. Wikileaks belgelerinde Almanya Özgür Demokratik Partisi üyesi Helmut Metzner’in ABD büyükelçiliğine bazı bilgiler verdiği deşifre olunca partideki teşkilat başkanlığı görevinden kovuldu[1]. Taliban, Wikileaks’ten ABD’nin kendisi ve El Kaide’yi nasıl gördüğünü öğrenmenin yanında Amerikalılarla işbirliği yaptığını öğrendiği Kandahar’daki kabile ileri geleni Kalifa Abdullah’ı öldürttü (Taliban bu iddiayı reddetti). Manning’in sızdırdığı bilgilerin kabahati 11 Eylül Komisyonu’nun tavsiyeleri çerçevesinde istihbaratın “bilmesi gereken” yerine “paylaşım ihtiyacı” esasına göre dağıtılmasına dayandırıldı. Bilginin sistemde bulunan potansiyel her kullanıcıya açılması sızıntılara da imkân sağladı. Chelsea Manning’in Wikileaks’inden sonra ve Edward Snowden’in NSA’dan yarattığı sızıntılar ilgili tartışmalar ABD’de devam ediyor. 2001 yılında IT alt yapısını da özel şirketlere devreden NSA’nın sistem yöneticilerinden biri de Edward Snowden idi. ABD’nin en büyük özel istihbarat şirketi Booz Allen Hamilton’ın yetiştirdiği Edward J. Snowden’in ifşaatı NSA tarihindeki en büyük sızıntı oldu.

Snowden’in elinde bulunan 58.000 dokümandan ise şu ana kadar 26 tanesinin deşifre edildiği sanılıyor. Snowden’in NSA’dan sızdırdığı bilgiler iki türlü etki yarattı; birincisi artık başka ülkelerde kimse Amerikan ajanı (insan istihbaratı) olmak için ABD sistemine pek güvenemeyecek yani bir gün ifşa olacağım korkusu ağır basacaktır. İkincisi dost (!) ve müttefik ABD’nin diğer ülkelere gönderdiği sinyal istihbaratı (SIGINT) irtibat timlerinin maskesinin düşmesi ile eskisi gibi buyur edilmeyecektir. Nitekim Snowden’in sızıntıları Almanya ile 1968’den beri devam eden, ABD ve İngiltere ile olan SIGINT işbirliği anlaşmasına son verdi. Almanlar, ABD ile SIGINT işbirliğinin açıkça bir istiladan başka bir şey olmadığı sonucuna vardılar. Sızıntının etkisi ile Senato İstihbarat Komitesi, devlet istihbaratının gereğinden fazla ölçüde işlerini özel şirketlere yaptırdığı eleştirisinde bulundu. Hâlihazırda 80 milyar dolarlık ABD istihbarat bütçesinin %70’i özel şirketlere gidiyor ve bu da yılda 56 milyar dolarlık bir pazar demektir[2].

Bugünlerde eski sisteme dönmek yanında yeni tedbirler üzerinde çalışılıyor. Bunlardan biri gizlilik derecelerinin daha hassas olarak yeniden belirlenmesi idi. Başkan’ın 12356 sayılı İcra Emri ile; “Özel (Confidential)” dereceli dokümanlar deşifre edilmesi ABD ulusal güvenliğine zarar verebilecek, “Gizli” olanlar ciddi zarar verebilecek, “Çok Gizli” belgeler ise en fazla zarar verecek dokümanlar olarak belirlendi. Kongre, Temmuz 2013’de NSA’nın telefon kayıtlarını toplaması ile kanun tasarısını 205-217 reddetti[3]. Obama’dan NSA konusunda 3 yenilik getirdi; metadatanın NSA tarafından tutulmaması, erişim için mahkeme kararı gereği ve şüpheli telefonlarının ancak ikinci halkaya kadar takip edilmesi. Bununla beraber, ABD’de Snowden yarattığı şok tüm hızı ile sürüyor çünkü tüm belgeler açıklanmadı ve hemen hergün NSA belgelerini geri vermesi için çağrı yapılıyor. Endişenin asıl nedeni yeni sırların ifşa olması değil, ABD’nin kara bütçesinin ortaya çıkması yanında yabancı ülkelerdeki pek çok casusun da deşifre olacak olması ve öldürülme riskidir. Kara bütçenin ifşa olacak olması, ABD’nin askeri olmayan istihbarat programları kadar, istihbarat toplama faaliyetlerinin yönünü de deşifre edecek ve diğer ülkelerin espiyonaj işlerine yarayacaktır. Bu dokümanlarda ABD’nin sinyal istihbaratı için uydu sistemini nasıl yönettiğine ilişkin bilgiler de bulunmaktadır.

Karikatür: Amerikan İstihbaratı

Kaynak: New York Times, (18 Haziran, 2013)

 

Başta ABD ve İngiliz istihbaratı olmak üzere Batılı istihbarat servisleri, Snowden’in ifşaatları bitmeden yeni projelere girmemek konusunda ihtiyatlı davranıyorlar. Edward Snowden olayından sonra, ABD Savunma Bakanlığı elektronik izleme uzmanları işe almaya başladı. Tek kullanımlık kripto anahtarlarına geçiş konusunda tereddüt ediliyor. Snowden’in NSA sızıntılarını müteakip ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), hassas bilgilerin yer aldığı bilgisayarlar ve artan mobil aletlerdeki veri güvenliği konusunda yeni çalışmalar başlattı. “Angry Birds” uygulaması kullanan akıllı telefonlar üzerinden ABD’nin kendi halkını da dinlediği ifşa oldu ama bu telefonları casuslar, silahlı kuvvetler ve diplomatlar da kullanıyordu[4]. Bu yazılımın hacklenmiş olması kişiler kadar pek çok güvenlik tesisini ve donanımını da riske soktu. Bilgi güvenliği konusunda Pentagon’un aldığı ilk tedbir iPhone ve Androit telefon kullanımının sınırlanması oldu. Bu telefonlar Pentagon’un güvenli veri göndermek için kullandığı mobil mesaj sistemine sahip değildi. Ordu personeli, 16 milyon dolarlık yeni Fixmo sistemi adapte edilene kadar daha önceden olduğu gibi Blackberry telefonlarını kullanacaktır[5]. Laptop ve diğer mobil cihazlar için yeni yöntemlerle veriyi kriptolayacak bir sistem tasarlanıyor.

Manning ve Snowden’in Amerikan istihbaratına verdiği zararı onarmak en az bir nesil alacaktır. NSA, bugün de dünyanın en iyi 300 matematikçisine ve en güçlü bilgisayarlarına sahiptir[6]. ABD kendi çıkarlarına ilişkin her türlü gelişmeyi izleme merakını sürdürdükçe, PRISM ve onun hizmetindeki programlar asla bitmeyecektir. Bu yüzden özel hayatın korunması prensibinin ve çok uluslararası hukuk kuralının ihlali, resmen ilan edilmemiş ve yasal olmayan bir savaş içinde olağan görülecektir. Nitekim NSA, şu günlerde örtülü operasyon işlerini yeniden düzenlemekle meşguldür[7]. Snowden, yasal olmayan bir savaşta düşmana yardım etmekle suçlanıyor. Aslında, El Kaide ile mücadele görüntüsü altında geliştirilen PRISM programının dünyanın her köşesinde ABD gibi despot bir rejim tarafından nasıl istismar edildiğinin örneklerini ortaya çıkardı. Bununla beraber, ABD, kendi ülkesinde Boston Maratonu’ndaki saldırıyı önceden tespit edemedi. Sonuç olarak, PRISM’in El Kaide’den çok daha büyük bir tehdit olduğunu, hemen her gün özel hayatımıza, devletimizin çıkarlarına müdahale ettiğini hatta komplolar hazırladığını söyleyebiliriz. Bundan en çok çeken ülkelerin başında da 2007’den beri başına gelenler ile Türkiye ve ülkemizdeki Atatürkçü kesimdir. Türkiye’ye gelen kontrol dışı dinleme cihazlarının, düzenlenen sahte CD ve belgelerin, kaset komplolarının arkasında paralel devlet ile işbirliği yapan Amerikan özel istihbarat şirketleri vardır. Bu işlerin arkasındaki kişilerin ifşa edileceği günler uzak değildir, çünkü satılmayacak hiçbir bilgi yoktur.

 


[1]David V. Gioe: Tinker, Tailor, Leaker, Spy: The Future Costs of Mass Leaks, DemocraticUnderGround, January-February 2014.

[2]Tim Shorrock: Put the Spies Back Under One Roof, The New York Times, (June 17, 2013).

[3]Jacob Heilbrunn: Congress Challenges the NSA, The National Interest, (July 25, 2013).

[4]Eli Lake: Did Angry Birds Risk Spies’ Lives? The Daily Beast, (Jan 30, 2014).

[5]David Francis: DOD’s $5 Billion Push to Stop the Next Edward Snowden, The Fiscal Times, (December 5, 2013).

[6]Paul Pillar: The Highly Competent NSA, The National Interest, (January 14, 2014).

[7]IntelligencOnline: Twosome to rebuild the NSA, Issue No. 705, (05 February, 2014).

Sait Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Rubil Gökdemir   - 12-11-2019

YANAŞMA DÜZENİNİN GERÇEKLERİYLE YÜZLEŞMEK !

Gerçeklerle "YÜZLEŞEBİLSEK" ülkemizin koca bir tiyatro sahnesine dönüştürüldüğü daha iyi anlayacağız...