Dünyadaki Çatışmaların Nedeni Yeni Bir Kuşak Projesi mi?

Yazan  19 Şubat 2019

Ortadoğu özellikle Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) güneye inmesini engellemede ABD tarafından bir kuşak bölgesi olarak kullanılmıştır. Bunun en son örneklerinden biri Yeşil Kuşak projesidir. Bu proje kapsamında SSCB karşıtı Pakistan, Afganistan, Türkiye'deki İslami gruplar desteklenerek ABD’nin çıkarları kullanılmıştır. Hatta Türkiye'de gerçekleştirilen 1980 Darbesi'nin söz konusu kuşak için yapıldığı bile iddia edilmiştir.

SSCB'nin dağılması sonrası liberalizmin ve açık piyasa ekonomisinin üstün geldiğine dair propagandalar yapıldı. Neticesinde ise artık bir “özgürlük” ortamı hâkimdi. Hatta bu ortam içinde ABD'de Kuveyt gerekçesiyle Irak'a saldırdı. Amaç tek büyük güç olduğunu onaylatmaktı. Bir süre sonra Washington bu ortamın kendi çıkarlarına hizmet etmediğini fark etti. Çünkü AB ülkeleri, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Çin ve tekrar gücünü toplamaya başlayan Rusya ABD'ye rakip oluyordu. Bu rekabet sadece askeri ve siyasi değil ayrıca ekonomikti. Avrupa ülkeleri artık SSCB tehdidi olmadığı için ABD'den daha bağımsız karar almaya ve politikalar izlemeye başladılar. ABD, Avrupa ülkelerini ‘güvenlik tehditleri’ bahanesiyle tekrar kontrolü altına almak için önce 11 Eylül saldırılarını bir koz olarak kullandı. Bu dönem tartışılan konulardan biri güvenlik-özgürlük dengesinin özgürlük lehine değişmesi sonrası ortaya çıkanaşırı özgürlüğün tehditlere kaynak oluşturduğuydu. Buna ek olarak ise Rusya tehdidi ve dünyada artan yerel çatışmalarla birlikte her geçen gün daha çok tartışılan 3. Dünya Savaşı ihtimali öne sürülmeye başlandı.

Kuşağın Aşamaları

1. Aşama: ABD, o döneme kadar dünya siyasetinde yaşanan en büyük terör saldırılarından biri olarak kabul edilen 11 Eylül'ü bir gerekçe olarak kullanarak Afganistan işgalini gerçekleştirdi. Aslında Afganistan'ın işgali bölgede oluşturulmak istenen kuşağın ilk adımıydı. Bu sayede hem İran çevrilecek hem SSCB sonrası Orta Asya'da oluşan güç boşluğu doldurulacak hem de güçlenmekte olan Rusya ile Çin'e karşı ilk adım atılacaktı.

2. Aşama: Afganistan'ın işgalinden sonra Türkiye'de ABD'yle yakın ilişkiler kurulmasını ve Irak'ın işgalinin desteklenmesini isteyen AKP yönetime geldi ve Irak'ın işgali başladı. Sahte bilgiler ve belgelerle 2003 yılında Irak'ı işgal eden ABD, kuşağı genişletiyordu. Kafkasya’da ise ABD’nin kullanabileceği gelişmeler yaşanmaktaydı. Gürcistan ile Rusya'nın ilişkileri bozulmaktaydı ve 2008'de Rusya ile Gürcistan arasında savaş çıktı. Rusya, Osetya ve Abhazya üzerindeki hedeflerini gerçekleştirse de iki önemli nokta daha vardı. İlk olarak toprakları Rusya tarafından bölünmek istenen Gürcistan artık Batı yanlısı bir ülkeydi. İkinci olarak ise Soğuk Savaş’ın acı tecrübesini yaşayan Avrupa ülkeleri Rusya'nın bir tehdit oluşturma ihtimalinin yükselişte olduğunu düşünmeye başladılar.

Vladimir Putin liderliğindeki Rusya, ABD'ye karşı çok kutuplu sistemi savunurken Çin ise Bir Kuşak-Bir Yol Projesi'ni hayata geçirme kararı aldı. Gelişmeler üzerine Batı'ya yaklaşan Gürcistan, Batı ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Türkiye ve işgal edilen Irak ile ABD güçlü bir set örmeye çalıştı. Setin yanı sıra ABD, İran'ı da çevrelemekteydi.

 

Harita 1: Rusya’nın sıcak denizlere inme politikasının muhtemel güzergâhı ve çatışma alanları[1]

 

3. Aşama: 2010'da ortaya çıkan Arap "Baharı" ile bölgede demokratik yönetimlerin kurulacağına dair bir beklenti oluştu. Ancak bu beklenti yerini Arap "Sonbaharı"na bıraktı. Artık bölgede büyük bir kaos hakimdi. Bu kaos ortamında IŞİD/DAEŞ terör örgütü doğdu. IŞİD/DAEŞ terör örgütünün etkisiz hale getirmek için ABD, Irak ve Suriye'de çeşitli operasyonlar düzenlemeye ve yerel güçlerden müttefikler yaratmaya çalıştı. Bu yerel güçlerden biri Irak Bölgesel Yönetimi'yken diğeri ise PKK terör örgütünün Suriye kolu PYD'ydi. Barzani AB, ABD ve İsrail'in desteğine de güvenerek kaos ortamında bağımsızlığını elde etmeye çalıştı ama İran, Türkiye, Irak ve Suriye'nin tepkisi nedeniyle başarısız oldu. AB, ABD, İsrail ve Suudi Arabistan destekli PKK/PYD terör örgütü ise Suriye'nin güneyinde yani Irak sınırından Akdeniz'e kadar uzanan alanda devlet kurmaya çalışmaktaydı. Ancak ABD ile olan ilişkileri bozulmaya başlayan Türkiye, buna tepki gösterdi.

ABD, İran sınırından Akdeniz’e kadar olan bölgeyi kontrol ederek bir set oluşturabilmek için kendi kontrolünde bir Kürt devletinin kurulmasını istemektedir. Ancak Türkiye buna karşı çıkmıştır. Bunun üzerine Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmıştır. Eğer bu darbe girişimi başarılı olsaydı iki ihtimal bulunmaktaydı. İlk olarak darbeci yönetim kabul edilecekti. İkinci olarak ise Türkiye'de bir iç savaş çıkacak ve neticede ise NATO müttefikleri Türkiye'ye müdahale edecekti.  İki durumda da ABD'nin Rusya ile Çin'e karşı kurulan kuşağına tekrar dâhil olunacaktı. Ancak darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve Türkiye Rusya ile yakınlaşmaya başladı.

 

Harita 2: Bir Kuşak-Bir Yol Projesi’nin güzergahıve çatışma alanları[2]

 

Yaşanan gelişmeler neticesinde Türkiye, Suriye'ye Fırat Kalkanı Harekâtı’nı düzenlemiştir. Söz konusu harekât ile Suriye'nin kuzeyinin ABD destekli bir terör örgütünün eline geçmesi engellenmiş ve ABD'nin kuşak politikasına darbe vurulmuştur. Daha sonra bu darbeyi Zeytin Dalı Harekâtı izlemiştir. Ayrıca Esad yönetiminin Rusya’nın desteğiyle bölgede önemli kazanımlar elde etmesi ABD’nin planlarına önemli ölçüde zarar vermiştir. Çünkü Rusya, Esad yönetimi ile Tartus Limanı’nda varlığını devam ettirme gibi önemli anlaşmalar imzalamıştır. Kuşak projesinin engellemeye çalıştığı ülkelerden biri olan Rusya Ortadoğu’da hem etki alanını genişletmiş hem de önemli bir prestij kazanmıştır. Bu nedenle ABD’nin hem Türkiye olan ilişkileri bozulmuş hem de Rusya Ortadoğu’ya inebilmiştir.

4. Aşama: Ukrayna ile Rusya arasında uzun zamandan beri sorunlar yaşanmaktaydı. Ancak bu sorunların kaynağının NATO ile AB'nin alanlarını ve ABD'nin ise etkisini genişletme politikalarını dayandığı da söylenebilir. NATO, AB ve ABD etkisinin Rus sınırlarına dayanması Moskova’yı rahatsız etmekteydi. Çünkü Moskova söz konusu örgütler ve ülkeler ile arasında en azından bir tampon ülke olması gerektiğine inanmaktadır. Neticede yaşanan sorunlar Kasım 2018'de en üst seviyeye çıktı.Batı’nın, Rusya karşısında Ukrayna kartını oynamasının hem bölgesel hem de küresel amaçları bulunmakla beraber Çin’in İpek Yolu Projesine karşı bir set de oluşturulabilecekti.

5. Aşama:Birkaç gün önce Hindistan’da Ceyş-i Muhammed Örgütü bir terör saldırısı gerçekleştirdi. Bu terör saldırısında 44 Hint askeri hayatını kaybederken 20 asker de yaralandı. Bunun üzerine Hindistan, saldırıda Pakistan’ın parmağının bulunduğunu belirterek bu ülkeyi hedef aldı. Pakistan ise iddiaları reddetti.[3]

Pakistan ve Hindistan, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyedir ve iki ülke arasında geçmişten kalan çeşitli sorunlar bulunmaktadır. Çin, Pakistan ile yakın ilişkiler izlerken Hindistan’la olan ilişkileri ise sorunludur. Çin ile Hindistan arasında geçmişte kalan sorunlar bulunmakla beraber günümüzde iki ülke arasında önemli bir rekabet de vardır. Bu kapsamda Hindistan-Pakistan-Çin üçgeninde yaşanacak bir sorun 5. aşama olarak ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Çünkü herhangi bir sorunda ABD’nin ‘küresel ortaklık ve Asya’da tek güç olmaması’ çerçevesinde Hindistan’ı destekleyeceği açıktır. Bölgede yaşanan çatışmalarda veya sorunlarda örneğin Hindistan’a düzenlenen terör saldırısı hakkında “yüzde yüz ABD kaynaklı” diye düşünmek her ne kadar yanlışsa ABD’nin bu gerginliği kendi lehine kullanmayacağını düşünmek de o derece yanlıştır. 

Sonuç Yerine

Harita 1 ve Harita 2’de görüleceği üzere çatışmalar ya Rusya’nın güneye inme politikası sırasındaki geçiş bölgesi ya da Çin’in Bir Kuşak-Bir Yol Projesi'nin güzergâhı üzerinde yaşanmaktadır. ABD artık taşmaya başlayan bu iki ülkeyi durdurmak zorunda olduğunun farkındadır. Aksi takdirde kendisi hem etki alanı kaybedecek hem de rakipleriyle bölgesel boyuttan ziyade küresel boyutta mücadele etmek zorunda kalacaktır. ABD basınında bazı yazarlar ABD’nin önderliğini yaptığı dünya düzenini değişmesini tartışmaya başlamış ve yaşanacak bir değişimi felaket olarak nitelemektedir.[4]

Bu çerçevede Rusya ve Çin’i birer tehdit olarak gören ABD benzer gerekçelerle de Avrupa’daki etkisini ve varlığını arttırmaya çalışmaktadır. Daha sonra Ukrayna, Gürcistan, Suriye, Irakve Afganistan var olan çatışmalı alanlar ABD için önemli bahane yaratmaktadır. Söz konusu bahaneleri kullanan ABD ya bölgenin kendi çıkarlarına hizmet edecek biçimde şekillenmesini ya da kontrollü bir kargaşa halinde bulunmasını istemektedir.

Yine haritada görüleceği gibikuşak Finlandiya’dan başlayarak Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna, Karadeniz üzerinden Gürcistan, (her ne kadar dış politikada eksen değiştirdiğine dair tartışmalar olsa da NATO’nun varlığı nedeniyle) Türkiye, Suriye ve Irak’tan Basra Körfezi’ne ulaşmaktadır. Ayrıca Afganistan’daki varlığı ile Rusya’nın ve Pakistan-Hindistan arasında yaşanan sorunlar nedeniyle oluşacak güvensiz ortamla Çin’in İpek Yolu Projesi’nin önünü kesmeye çalışacağı aşikârdır. Ancak bu kuşak projesinin ne kadar başarılı olacağı ise tartışmalıdır. Çünkü artık ABD’nin koyduğu kurallarla oynamayı öğrenen Rusya ve Çin’in varlığı söz konusudur. Örnek olarak bir dönem küreselleşmenin ve açık kapı politikasının savunucusu ABD iken günümüzde ise söz konusu politikaların savunucusu Çin’dir.

 

[1]TASS, "MoscowcementsdealwithDamascustokeep 49-year presence at Syrian naval andairbases”F, 20.01.2017, http://tass.com/defense/926348 (17.02.2019).

[2]Sedat Aybar, Tek Kuşak Tek Yol İnsiyatifi Bağlamında Türkiye - Çin İlişkileri, TASAM, s. 12, http://www.tasam.org/Files/Icerik/File/TEK_KU%C5%9EAK_TEK_YOL_%C4%B0NS%C4%B0YAT%C4%B0F%C4%B0_BA%C4%9ELAMINDA_T%C3%9CRK%C4%B0YE_pdf_f0c7c547-5f7e-4287-9df3-4afb00659483.pdf (17.02.2019).

[3]Sputnik Türkiye, "Hindistan ve Pakistan arasında sular ısınıyor: Bedelini ödeyecekler", 15.02.2019, https://tr.sputniknews.com/asya/201902151037688965-hindistan-pakistan-bedelini-odeyecekler/ (17.02.2019).

[4]TomRogan, "China, Russia, andthegreatermorality of Americanrealism", Washington Examiner, 10.12.2018,https://www.washingtonexaminer.com/opinion/china-russia-and-the-greater-morality-of-american-realism (18.02.2019).

Son Düzenlenme Perşembe, 21 Şubat 2019 07:48
Emrah Kaya

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 18-03-2019

18 Mart; Unutulan Deniz Zaferi ve Mavi Vatan

18 Mart… Topraklarımızı işgal edip paylaşmak üzere üşüşen yedi düvelin emperyalist güçlerin Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anladıkları Çanakkale Deniz Zaferinin yıl dönümü. Bu yıl 104. yılını kutluyoruz diyeceğim ama ne kadar kutluyoruz, deniz zaferinin ne kadar fark...