Libya’ya Müdahale: Gerekirse dünya’yı yakarız ama kaynakları paylaşmayız!

Yazan  23 Mart 2011
Libya’ya yapılan müdahale Batı’nın dünya kaynaklarını Çin başta olmak üzere başka hiçbir güce kaptırmamaya niyetli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Çin'in Afrika'da Yükşelişi:

Çin, 30 yıllık dışa açılma ve reform politikasının bir sonucu olarak büyük bir ekonomik gelişmişlik seviyesine ulaşmış durumdadır. Çin'in gelişmesinin itici gücünü oluşturan büyük üretim kapasitesi ise öncelikle enerjiye muhtaçtır. Bu nedenle Çin özellikle son 10 yılda Afrika ve Orta Doğu'da bulunan enerji zengini ülkeler ile önemli işbirlikleri gerçekleştirmektedir. Çin ayrıca bu ülkeler ile geliştirdiği ilişkilerinde; ülkelerin iç işlerine karışmamakta ve herhangi bir siyasi talepte de bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ülkelerin otoriter yönetimlerince de oldukça sıcak karşılanmaktadır.[1] Libya'ya karşı yapılan son müdahalede Çin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Daimi üyesi olarak çekimser oy kullanmış ve operasyonun başlamasının ardından da operasyona karşı olduklarını bildiren resmi bir açıklama yayınlamıştır. [2]

Çin Genişleyen Deniz Aşırı Çıkarlarını Korumaya Çalışacak:

Çin özellikle son yıllarda deniz aşırı çıkarlarının genişlemesi ve uluslararası alandaki etkinliğini artmasıyla ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle, bu yıl açıklanan yeni savunma bütçesinde geçen yıla oranla % 12.7'lik bir artış göze çarpmaktadır. Çin, genişleyen çıkarlarına paralel olarak silahlı kuvvetlerininin modernizasyonu ve güçlendirilmesi için ciddi çaba sarf etmektedir. 2010 yılı içerisinde deneme uçuşu yapılan Jian-20[3] uzun menzilli Hayalet Uçak projesi ve deniz kuvvetlerinde yapılan yenilikler ve yeni üretilen gemi ve silahlar bunun yanında uzun süreden beri Çin'in sahip olmak istediği uçak gemisi ekonomik ve siyasi olarak etkisini artıran Çin'in uzak bölgelerdeki çıkarlarını korumak için askeri alanda da girişimler yapmaya yönelik tavrını göstermektedir.[4]

 

İçi boşalan Değerler:

Kaddafi ve rejiminin yaptıklarını haklı çıkarmamakla birlikte son gelişmelerde sorulması gereken bazı sorular bulunmaktadır. Aynı tarihlerde Suudi Arabistan ve Bahreyn'de yaşanan olaylar Batı tarafından neden insan hakları ihlali olarak görülmemiştir ve bu rejimlere müdahale edilmemiştir? Çok açık biçimde demokrasi talebiyle ortaya çıkan bu ülkelerin halkları son derece sert ve acımasız yöntemlerle bastırılmış ancak Batı, Libya örneğinde olduğu gibi tepki göstermemiştir. Makul olan her insanın aklına gelen bu soru insanlığın ortak değerlerinin sorgulanmasına sebep olmakta ve artık bu değerlerin bir anlamının kalmamasına neden olmaktadır.

Sonuç:

İnsanlığın ortak değerleri olan Demokrasi, İnsan Hakları, Basın ve İfade Özgürlüğü, Batı'nın her silahlı müdahalesinin ardından daha fazla tartışılmaya ve daha fazla eleştirilmeye başlanmaktadır. Dünya'nın her yerinde sıradan insanlar bile artık Batılı güçlerin her müdahalesinin altında petrol ve doğal zenginliklerin paylaşılmasının olduğunu bilmektedirler. Bu da insanlığın geleceği açısından son derece tehlikeli bir durumdur. Libya örneğinde olduğu gibi; ne yabancı müdahale ne de var olan yönetim sorunları çözmemektedir. Deyim yerindeyse Libya ve bölge halklarına ölüm gösterilip sıtmaya razı edilmeye çalışılmaktadır. Son dönemde yaşanan gelişmeleri ise Çin'in büyüyen ekonomisi ve artan enerji ihtiyacına paralel olarak Orta Doğu ve Afrika'da geliştirdiği ikili işbirlikleri ve ilişkilerden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Dünyanın karbon temelli enerjiye bağlı ekonomi ve üretim biçimleri devam ettikçe, yeni bir enerji çeşidi de ortaya çıkmadıkça bu mücadelenin devam edeceği ve özellikle Afrika ve Orta Doğu'nun başını çektiği bölgelerde karışıklık, iç savaş ve isyanların devam edeceği görülmektedir. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde söz konusu ülkelerin nüfuslarının büyük bir bölümü çatışma, açlık, hastalık gibi nedenlerle ortadan kalkacaktır. İnsanlığın ortak değerlerinin bu süreçte inandırıcılığını kaybetmesi ve yara alması ise insanlığın en büyük kaybı olarak düşünülebilir. Süregiden mücadele, halihazırda dünyanın kaynakları üzerinde kontrolü elinde bulunduran Batı Bloğunun Çin başta olmak üzere gelişmekte ve yükselmekte olan yeni güçlere verdiği bir tür cevaptır. Cevap çok net gözükmektedir: Dünya'yı paylaşmaktansa onu yakarız!

 


 

[1] Howard French, New York Times, "China in Africa: All Trade and No Political Baggage". http://www.nytimes.com/2004/08/08/international/asia/08china.html (Erişim 20 Mart 2011)

[2] Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jiang Yu'nün açıklaması için bakınız: http://www.fmprc.gov.cn/eng/xwfw/s2510/2535/t808094.htm (Erişim 21 Mart 2011)

[3] Bakınız: http://21yyte.org/tr/yazi6055-Cinin_Hayalet_Ucagi_Jian_20.html

[4] Dennis J. Blasko, China Brief, Jamestown Foundation, An Analysis of China's 2011 Defense Budget and Total Military Spending — The Great Unknown, http://www.jamestown.org/programs/chinabrief/single/?tx_ttnews%5Btt_news%5D=37631&tx_ttnews%5BbackPid%5D=25&cHash=962dd98d4000505226b122227911ea48

 

Giray Fidan

 06.04.1980 Ankara Doğumlu

Eğitim:

İlkokul ve Ortaokul eğitimini Özel Yükseliş Kolejinde, Lise eğitimini Gazi Anadolu Lisesi ve Mustafa Kemal Lisesinde tamamlamıştır. 1998-2000 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümünde eğitim görmüştür. 2001 – 2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim dalında ve 2002 – 2003 yılları arasında Beijing Language and Culture University (北京语言文化大学) lisans eğitimini tamamlamıştır. 2005 – 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini “Qin Devrimleri: Qin Shi Huang Dönemi Çin’de yapılan Devrimler ” konulu teziyle tamamlamıştır. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji anabilim dalında doktora eğitimine başlamış; 2007 – 2008 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Min Zu University of China (中央民族大学) Tibetoloji bölümünde araştırma yapmış ve Tibetçe eğitimi almıştır. Doktora çalışmasını 2010 yılında “Çin Kaynaklarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı – Çin İlişkileri ve Çin’de Osmanlı Ateşli Silahları” konulu teziyle tamamlamıştır.

 

Yabancı Diller:

Çince

İngilizce

Tibetçe

 

Yayınlar:

Kitaplar:

Kanuni Devrinde Çin’de Osmanlı Tüfeği ve Osmanlılar, Yeditepe Yayınevi, 2011, İstanbul.

Çin Dili ve Çince Dilbilgisi, Efil Yayınevi, 2011, Ankara.

Makaleler:

Giray Fidan,"Ming Tarih Kayıtlarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu-Ming Çin'i İlişkileri", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 30, Güz 2011, ss. 276-287.

Giray Fidan, "Tibet ve Türk Geleneklerinde Bozkurt Sembolü", Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS) konferansı dâhilinde "38. ICANAS Doğubilim Çalışmaları" bildiri kitapçığında s. 151-155, Ankara, 2009.

Giray Fidan, “Ulus Devlet Olma Yolunda Bir Medeniyet: Çin”, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı 28, ss. 55-59.

Giray Fidan, “Türk Çin İlişkilerinde 40 Yıl”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı 25, ss. 91-97.

Giray Fidan, “Çin – Arap Dünyası İlişkileri: Eski Köye Yeni Adet”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2011, Sayı 27, ss. 53-59.

Giray Fidan, “Irak’ın Yeniden Yapılanmasında Çin’in Politikaları”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 20, ss. 69-74.

Giray Fidan, “Pekin’in Yüksek Rakımlı Sorunu: Tibet” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı 21, ss. 79-86.

Giray Fidan, “Çin Halk Cumhuriyeti Japonya İlişkileri: İşbirliği Yapan Devletler Düşman Halklar”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı 22, ss. 29-34.

Giray Fidan, “21. Yüzyılda Çin: Büyük gücün büyük sorunları” 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı 23, ss. 45-50.

Giray Fidan, “Türk Silahlı Kuvvetleri Çin Halk Kurtuluş Ordusu İlişkileri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2010, Sayı 24, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Japonya’da Nükleer Felaket”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2011, Sayı 29, ss. 63-67.

Giray Fidan, “Pakistan: Çin’in İsrail’i” 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2011, Sayı 30, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Çin’in Orta Asya Enerji Politikası” 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2011, Sayı 31, ss. 23-29.

Giray Fidan, “Çin’in ABD Stratejisi: Yeni Bir Soğuk Savaşa Doğru” 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2011, Sayı 32, ss. 49-57.

Giray Fidan, “Ejderha Kara Kıta’da: Çin’in Afrika Ajandası” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2011, Sayı 33, ss. 83-90.

         2010 yılından itibaren Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.