Toplumsal Olaylar Bağlamında Sarı Yelekliler

Yazan  11 Aralık 2018

Fransa’da “Sarı Yelekliler” ismiyle bir araya gelen yüzbinlerce kişi, 17 Kasım 2018’den itibaren akaryakıt fiyatlarında ek vergiler nedeniyle meydana gelen zamları protesto maksadıyla son yılların en büyük toplumsal eylemlerinden birisini düzenliyor.

Her ne kadar akaryakıt fiyatlarındaki artış temel sebep olarak anlaşılsa da Fransızların düzenlediği bu kitlesel eylemin nedenleri altında birikmiş toplumsal sorunların çözülememesinin yer aldığı anlaşılıyor.

Her araçta bulunması zorunlu olan sarı renkli güvenlik yeleklerini giyerek bir araya gelen Fransız kitlesinin yapısı incelendiğinde; genellikle Paris banliyölerinde yaşayan, 40-45 yaş aralığında, orta gelir sınıfına mensup, oldukça geniş bir siyasi yelpazeden kişilerin mevcut olduğu sonucuna ulaşılabiliyor.

Sarı Yelekliler’in yaklaşık bir aydır devam eden ve 2 kişinin hayatını kaybettiği kitlesel hareketlerinde, demokratik hak arama eylemlerinin ötesinde;

  • İş yerlerini yağmalama
  • Kamu malına zarar verme
  • Karayollarını trafiğe kapatma
  • Barikat kurma
  • Ses bombası atma
  • Araç ve bina yakma
  • Otoyol gişelerini işgal etme
  • Kolluk kuvvetlerine saldırma vb. nitelikte kamu düzenini bozmaya yönelik fiillerde bulundukları da gözlemleniyor.

Seslerini duyurmak üzere bir araya gelmekle başlayıp şiddet eylemlerine dönüşse de Sarı Yelekliler’in düzenlediği toplumsal eylemler Fransız tabanında büyük destek buluyor. BVA şirketinin düzenlediği ve belli başlı tüm büyük medya kuruluşlarına yansıyan ankete göre, görüşülenlerin yüzde 72’si Sarı Yelekliler’in taleplerine katıldığını söylüyordu. Eylemlerin kısa sürede sona ermesini arzulayanlar yüzde 40, mümkün olduğunca devam etmesini isteyenler ise yüzde 60’tı. France Info televizyonu ve Figaro gazetesi için düzenlenen ve 28 Kasım’da yayınlanan anketin sonuçlarına göre, halkın yüzde 84’ü Sarı Yelekliler’in taleplerini haklı buluyor.[1]

Sarı Yeleklilere katılımcı sayıları incelendiğinde Fransa’daki kitlesel hareketin büyüklüğü daha da iyi anlaşılıyor.

  • 17 Kasım: 282.000 eylemci - bir ölü, 409 yaralı- 73 gözaltı
  • 24 Kasım:166.000 eylemci- 84 yaralı - 307 gözaltı
  • 1 Aralık: 136.000 eylemci- 263 yaralı- 630 gözaltı
  • 8 Aralık: 125.000 eylemci- 118 yaralı - 1.723 gözaltı 

Sarı Yelekliler Protestolarının Nedenleri

Mayıs 2017’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda %60’lık bir oy oranı ile Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron, Nisan 2016’da “Yürüyüş” isimli hareketi kurmuş, bu yapıyı tabana inen bir hareket olarak lanse etmiş, seçim kampanyası süresince; 

  • Çalışanların maaşlarındaki sağlık ve işsizlik fonu kesintilerini kaldırmayı,
  • Haftalık 35 saatlik çalışma düzenini değiştirmeyi,
  • Mesleklere göre farklı yaşta emeklilik düzeni getirmeyi,
  • 18 yaşına gelen her gence kültürel içeriklere erişim sağlaması için bir kerelik 500 avroluk çek vermeyi[2] vaat etmişti.

Seçilmesinin ardından Macron’un  icraatları arasında yer alan, Fransa’nın varlıklı kesimlerini kapsayan servet vergisinin kaldırılması ve temelde çalışanların işten çıkarılmalarını kolaylaştıran iş yasasının Fransız toplumunda büyük tepki topladığı belirtiliyor. Ayrıca maaşlardan vergi kesintisinin yaklaşık %37’ye yaklaşması, işten çıkarmaların kolaylaştırılması, kira yardımlarında kesinti yapılması gibi düzenlemeler de toplumda infiale neden olmuş gibi görünüyor. Nitekim seçimlerden bir buçuk yıl sonra yapılan anketlere göre; Fransızların yüzde 49’unun Macron’un seçim kampanyasındaki vaatleriyle hükümetteki faaliyetlerinin örtüşmediğine, Fransızların yüzde 60’ının Macron’un performansını başarısız bulduğuna, halkın sadece yüzde 19’unun Macron’u başarılı bulduğuna işaret ediyor.[3]

Cumhurbaşkanı Macron’un istifa etmesi gerektiğini dile getiren Sarı Yelekliler, taleplerini 42 başlık altında topluyor. Bunlardan en önemlileri;

  • Asgari ücretin yükselmesi,
  • Gelir vergisinin zenginden daha fazla alınması,
  • Evsizliğe son verilmesi,
  • Küçük esnafın AVM’lerin etkisinden korunması,
  • Akaryakıt zammına son verilmesi,
  • Kira artışlarına sınırlama getirilmesi,
  • Özelleştirilen gaz ve elektrik idarelerinin tekrar kamusallaştırılması,
  • Emeklilik yaşının 60 olması, yaşlıların ve emeklilerin refahının yükseltilmesi.[4] 

Günümüzde Toplumsal Olayların Karakteri

Fransa’da meydana gelen toplumsal olaylar ve şiddet eylemleri; kitlelerin harekete geçirilmesinde sosyal medyanın rolünü, kitle hareketlerinin yerelden genele yayılabilme hızını, demokratik gösterilerin terör örgütlerince şiddete evrilebileceğini bir kez daha göstermiş oldu.

Teknolojinin hızı, hemen hemen her bir bireyin internete erişimi imkânı bulması, yeni medya olarak da adlandırılan sosyal medyaya erişim kolaylığı, bu mecranın kontrol edilebilmesindeki güçlükler kitle hareketlerinin eskisinden daha kolay organize edilebilmesini ve bu hareketlerin etkisinin eskiye nazaran daha fazla olmasını sağlıyor. Sarı Yeleklilerin de bu özelliklerinden faydalandıkları sosyal medya vasıtasıyla örgütlendiği, eylemlerine ilişkin anlık video ve fotoğraf paylaşımlarıyla olayların uluslararası kamuoyuna yayılmasını sağladıkları görülüyor.

Örgütlenme, kamuoyu oluşturma, iç haberleşme, enformasyon, sempatizan bulma, hareketlilik yaratma, baskı grupları oluşturma, etki sağlama gibi amaçlar için sosyal medya yeni toplumsal hareketlerin en güçlü silahları olarak kabul ediliyor. Sarı Yeleklilerin öncelikle Change.org benzeri kampanya uygulamalarını kullanarak başlangıç yaptıkları, sonrasında özellikle Facebook’ta açılan çok sayıda hesap üzerinden çeşitli mesaj, görüntü ve fotoğraflar dolaşıma soktukları belirtiliyor.[5]Bu kapsamdaPriscillia Ludosky adlı bir Fransız’ın akaryakıt fiyatlarına yapılan zammı protesto eden imza kampanyasına yaklaşık 870 bin kişi katıldığı belirtiliyor.[6]

Yapılan araştırmalara göre Fransızların %67’si Facebook platformunu kullanıyor. 22 milyon Fransız her gün Facebook’a giriş yapıyor. Fransa’daki gösteriler kendilerine “öfkeli grup” adını veren bir grup tarafından organize ediliyor. “Compteur Officiel de Gilets Jaunes” isimli Sarı yelekliler grubunun 1,7 milyon üyesi bulunuyor. “Carte des Rassemblements” isimli bir diğer grubun ise 300.000 üyesi mevcut. Sarı Yelekliler hareketini başlatan kişi ise Ghislain Coutard isimli 36 yaşındaki motor tamircisi. Yelekli Adam takma isimli Coutard’ın akaryakıt vergi artırımını protesto için sarı yelek giyilmesine çağrısını içeren videosu 5,4 milyon kez izlenmiş.[7]

Sosyal medya verilerinden de anlaşıldığı üzere Sarı Yelekliler hareketinin organizesinde, Fransız toplumunun hükümeti protesto etmesi için ikna edilmesinde, eylemlerin yayılmasında bu yeni iletişim aracının etkisi çok büyük. Başka bir açıdan bakmak gerekirse; Sarı Yelekliler şayet protesto çağrılarını Fransa’nın en çok okunan gazetelerinden Le Figaro üzerinden yapsalardı, muhtemelen 17 Kasım tarihinde 282.000 yerine 28.000’den fazla gösterici toplayamayacaklardı.

Sosyal medya sayesinde toplumsal eylemlerin çok hızlı bir biçimde önce Fransa geneline, ardından da Belçika ve Hollanda’ya yayıldığı görülüyor. Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre Kanadalılarda benzer bir protesto gösterisi için kamuoyu oluşturmaya başlamışlar. İtalya ve Yunanistan için de benzer gösterilerin başlayabileceği ifade ediliyor.

Bir başka husus ise Sarı Yelekliler eylemlerini fırsat bilen komünist-marjinal örgütlerin gösterileri istismar etmesi, bu olaylardan yararlanarak kendi örgüt propagandalarını yapmalarıdır. Fransız televizyon kanalarından birisinde tartışma programına konuk olan “Sarı Yelekli” Anais Kuhn’un Paris’te gerçekleşen şiddet olaylarına, eylemlere katılan PKK’lıların ve aşırı sağcıların neden olduğunu söylemesi[8]oldukça çarpıcı niteliktedir.Paris sokaklarında TKPM/L terör örgütü tarafından yazıldığı görülen duvar yazıları, yine sosyal medyaya yansıyan terör örgütü açıklamaları, IŞİD terör örgütünün olayları daha da kalıcı hale getirmek maksadıyla uyuyan hücrelerine çağrı yapması gibi hususların Sarı Yelekliler hareketinin terör örgütlerince provoke edildiğini açıkça göstermektedir.

Sonuç yerine…

Sarı Yelekliler Hareketi topyekûn değerlendirildiğinde; hareketin uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardığını, göstericilerin en azından bir takım taleplerinin şimdilik yerine getirildiğini, Fransız hükümetinin toplumla diyaloğa geçmesini sağladığı, Fransız yönetiminin sosyal medyanın gücüne yenildiğini söylemek mümkün gibi görünüyor.

Toplumsal olaylar, halkın bir kesiminin bir konuda duydukları rahatsızlığı dile getirmesi üzerine başlasa da, zaman içerisinde kamu düzenini bozmaya yönelik şiddet eylemlerine dönüşebilmektedir. Türkiye, başta PKK terör örgütü ve siyasi uzantıları olmak üzere birçok bölücü grubun toplumsal eylem görünümlü terör faaliyetleriyle uzun yıllar meşgul olmuştur. Toplumsal olaylar konusunda hayli tecrübeye sahip ülkemizin aldığı bir takım tedbirler sayesinde; 2016 yılında kanunlara aykırı olarak düzenlenen 129 gösteri sayısı 2017 yılında 27’ye düşmüştür.

Tüm bu tecrübeye rağmen özellikle sosyal medya üzerinden kitle hareketlerinin organize ve provoke edilmesi konusunun daha yakından takip edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Geleneksel medya araçlarına göre hem daha hızlı hem de daha etkin olan yeni medya üzerinden kamu güvenliğini etkileyecek faaliyetlerin tespit edilmesi, tespitin ardından önleyici kolluk tedbirlerinin alınması, toplumsal olayların şiddet eylemlerine dönüşmesinin engellenmesi önem arz etmektedir. Kaldıraç vazifesi görebilen bu yeni akım medya türü için Türkiye’nin de acilen devlet içinde bir birim kurarak ilgilenmesine ihtiyaç olduğu görülüyor…

           

 

 

[1] https://www.yenicaggazetesi.com.tr/fransada-neler-oluyor-sari-yelekliler-kimdir-215315h.htm

[2] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/fransada-cumhurbaskani-adaylarinin-secim-vaatleri/737614

[3] http://www.hurriyet.com.tr/avrupa/fransizlarin-cogu-macrondan-eskisi-gibi-memnun-degil-40959324

[4] https://www.yenisafak.com/hayat/paristen-turuncu-devrim-cikar-mi-3414062

[5] Levent Eraslan, Avrupa Baharı sosyal medya üzerinden esiyor, https://www.yenisafak.com/gundem/avrupa-bahari-sosyal-medya-uzerinden-esiyor-3414092

[6]https://tr.euronews.com/2018/12/08/video-fransa-sari-yelekliler-kimdir-ne-istiyorlar-fransa-benzin-zam-protesto

[7] https://edition.cnn.com/2018/12/07/europe/who-are-gilet-jaunes-intl/index.html

[8] https://www.yeniakit.com.tr/haber/fransadan-sonra-simdi-de-hollanda-sari-isyan-yayiliyor-562008.html

Son Düzenlenme Salı, 11 Aralık 2018 15:13
Erol Başaran Bural

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı

Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ergun Mengi   - 18-01-2019

Yakın Tarihimizin Ses Getiren Yürüyüşleri

Ülkemizde hak arama yürüyüşleri genellikle başka illerden Ankara’ya doğru yapılır. Ankara’nın derde deva olacağı düşünülür. Yakın tarihimizde bir çok yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüşleri yapan kişiler seslerini Hükümete duyurabilmek için bir hedef, bir amaç u...