Ankara’nın Israrları Netleşiyor (Tercüme)

Yazan  05 Nisan 2011
Dora Antoniu imzasıyla “Kathimerini” gazetesinde yayınlanan “Ξεκαθαρίζουν οι εμμονές της Αγκυρας” başlıklı yazının tercümesidir.

Dora Antoniu imzasıyla Yunanistan'ın "Kathimerini" gazetesinde 14 Mart 2011 tarihinde yayınlanan, "Ξεκαθαρίζουν οι εμμονές της Αγκυρας" başlıklı yazının tercümesidir.[1]

Davutoğlu'nun Meis Adası, Savaş Gemilerinin Geçişi ve Uçuş "İhlalleri" ile İlgili Tezleri

Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 8-10 Mart 2011'de Atina,Batı Trakya ve Selanik'e geçekleştirmiş olduğu ziyaretlerden büyük haberler çıkmadı. Ancak farklı bir ortam oluştu. Davutoğlu röportajlarında ve açıklamalarında, Türk-Yunan ilişkilerine yönelik klasik Türk argümanlarını ortaya koydu. Geçmişte benzer ziyaretlerde resmi tezlerin genel ve nazik ifadeler çerçevesinde kalmasına ve kapalı kapılar ardında neler konuşulduğuna dair tahminlerde bulunma şansımız olmasına alışmıştık. Başbakan Yorgo Papandreu'nun Erzurum'da Yunan adaları üzerinde Türk savaş uçaklarının uçuşları ve Casus Belli ile ilgili açıklamalarından sonra Davutoğlu'nun Atina'daki açıklamaları farklı yaklaşımlardan resmen ve açıkça söz edilebileceğini göstermektedir.

İşin gerçeği, Türk Dışişleri Bakanı'nın Atina ziyaretinden, sorunların çözümlenmesiyle ilgili en önemli araç olan istikşafi görüşmelere ve herşeyin iyi yolda olduğuna dair güvencelere rağmen Türk-Yunan sorunlarına ilişkin büyük farklılıkların aynı noktada bulunduğu ortaya çıktı.

Davutoğlu'nun açıklamalarından anlaşıldığı üzere Türkiye, Ege'de denize açılamama fikriyle bir türlü uzlaşamıyor. Meis Adası'nın Ege'ye ait olmadığı, bu nedenle deniz bölgelerinin sınırlanmasıyla ilgili bir anlaşmanın parçası olmayacağı konusundaki ısrarı da bundan kaynaklanıyor. Dışişleri Bakanı Dimitris Druças, istikşafi temaslar çerçevesinde yapılan görüşmenin Meriç'ten Meis Adası'na kadarki deniz bölgesine ilişkin olduğunu açıklamıştı. Dışişleri eski Bakanı Dora Bakoyanni de bir açıklamasında istikşafi temasların Meis Adası'nı da kapsadığını söylemişti. Öte yandan Dışişleri eski Bakan Yardımcısı G. Valinakis konunun Türkiye'nin ısrarla unutmayı tercih ettiği hukuki boyutunu yani Oniki Adaları işgal eden İtalya ve Türkiye arasında anlaşmayla çizilen ve Sisam'dan Meis Adası'na kadar hiç kesilmeden uzanan sınır çizgisini hatırlattı.

Davutoğlu, Türk savaş gemilerinin Yunan karasularından geçişinin tamamen yasal olduğunu göstermek maksadıyla uluslararası hukukun öngörülerine başvurdu. Anlaşılan o ki Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni uygulamaya koymamış olan Türkiye, Deniz Hukuku'nu istediğinde ve ne zaman çıkarına hizmet ediyorsa uyguluyor.

Hava sahası konusuna gelince Davutoğlu, ısrarla bambaşka bir yorum getirerek, bütün uçuşların, Türk ve Yunan uçuşlarının aynı yasal statüde olduğunu iddia etti.

Türk Dışişleri Bakanı Türkiye ile Yunanistan arasında "yeni barışçıl bir statüko"ya ilişkin vizyonunu pek çok kez tekrarlamasına rağmen kötü senoryodan bahsetmeyi de ihmal etmedi. Şöyle ki: "AB dışındaki bir Türkiye, çözülmemiş bir Kıbrıs sorunu ve Ege'deki sorunların çözümsüzlüğü gibi sorunlar kriz doğurabilir..."



[1] Dora Antoniu, Kathimerini Gazetesi, "Ξεκαθαρίζουν οι εμμονές της Αγκυρας", http://news.kathimerini.gr/4dcgi/_w_articles_politics_2_13/03/2011_435726, 13 Mart 2011 (erişim tarihi: 25 Mart 2011)

Yeliz Karadaş

Doğum Yeri: Ankara

 Eğitim Durumu

 İlk-Orta-Lise Eğitim: Kırklareli, Erzurum ve Ankara  

Üniversite: Ankara Üniversitesi DTCF Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü

Yüksek Lisans:  2000-2001 döneminde Yunanistan Patra Üniversitesi’nde burslu olarak tezsiz master programına katılmıştır.

Tez Konusu:   “Etnik Yapının Siyasi Hayata Etkileri”       

 Uzmanlık Alanı: Türk-Yunan İlişkileri, Karadeniz Araştırmaları

Bildiği Diller:

Yunanca 

İngilizce

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

2000-2005 yıllarında T.C. Dışişleri Bakanlığı Gümülcine Başkonsolosluğu’nda tercüman olarak görev yapmış, 2005-2008 yılları arasında İsrail’de yaşamıştır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.