Beklenti (Tercüme)

Yazan  06 Mayıs 2011
Yunan dış politikasının "beklemede" olan "milli meseleleri", To Vima'da Kartalis imzasıyla değerlendirilmiştir.

Yunanistan'ın "To Vima" gazetesinde 17 Nisan 2011 tarihinde Giannis Kartalis imzasıyla yayınlanmış bir yazının tercümesidir.[1]

Milli meselelerimiz bekleme aşamasına gireceğe benziyor. Gittikçe yoğunlaşan ve Yunan tarafının elini olumsuz etkileyen ekonomik kriz bir yana, Türkiye veMakedonya'nın seçim sürecine girmiş olmaları, herhangi bir müzakerenin daha da zorlaşmasına sebep olacak ek engeller yaratmakta.

Sayın Hristofyas ve Sayın Eroğlu'nun Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmasıyla ilgili zaten verimsiz diyaloglarını sürdürmek amacıyla biraraya gelme tarihini şimdiden "Kıbrıs Cumhuriyeti"ndeki genel seçimlerden sonraya bırakmış olmaları da bir başka belirti. Açıkçası Haziran ayı sadece AB zirvesinde Avrupalı liderlerin Yunan ekonomisiyle ilgili nihai kararlar alacakları bir ay olmayacak, öte yandan malum dikenleri içeren Yunan dış politikasının gidişatının da değerlendirileceği bir ay olacak.

Üsküp yönetiminin erken seçim arifesinde Yunan tarafına karşı tutumunu sertleştirmesi de tesadüf değil. Bükreş'teki Yunan vetosuna karşı başvurmuş olduğu Uluslararası Lahey Adalet Divanı'nın kararını bekliyor ve bu karar neticesinde müzakerelerdeki konumunu güçlendireceğini umuyor. Sonuç olarak bu aşamada isim konusuna ilişkin olarak bir ilerleme durumu sözkonusu değil.

Öte yandan asıl soru, 12 Haziran'da Türkiye'de gerçekleştirilecek milletvekili seçimlerini Tayyip Erdoğan'ın rahatlıkla kazanmasından sonra Türk-Yunan ilişkilerinde ilerleme kaydedilip edilmeyeceği. Pek çok kişi, söz konusu seçimlerden sonra Türk Başbakanı'nın çok büyük bir güce sahip olacağına ve Anayasa değişikliği yapmak ve askeri düzeni saf dışı bırakmak suretiyle ülkenin iç siyasetinde değişiklik yapmanın dışında ayrıca Yunanistan'a ilişkin açılımlarda da bulunacağına inanıyor. Öte yandan bunun gerçekleşmesinden kuşku duyanlar ve Türkiye'nin Yunanistan'a karşı siyasi tutumunun değişmediğine inananların sayısı da bir hayli çok.

Ne olursa olsun kesin olan, Türk-Yunan sorunlarının çözümü için Uluslararası Hukuk temelinde bir uzlaşmanın gerekli olacağı ve hoşumuza gitse de gitmese de tüm konularda haklı olmadığımızın tespit edileceği. Ancak Yunan kamuoyu ekonomik kriz dolayısıyla her geçen gün ağırlaşan bu ortamda böyle bir gelişmeyi kabul etmeye hazır mı? Yani örneğin Uluslararası Mahkeme (Karadeniz'de Yılanlar Adasına ilişkin kararındaki gibi) Meis (Καστελόριζο) Adası'nın ne kıta sahanlığına ne de Münhasır Ekonomik Bölgeye sahip olmadığı, sadece kara suları olduğu kararını alırsa yani Türkiye'nin tezini kabul ederse ne olacak?Tabii ki yukarıda anılan iki ada arasında fark var. Çünkü Meis Adası'nın nüfusu var, oysa Yılanlar Adası ıssız bir ada. Ancak yine de Güneydoğu Akdeniz sözde zengin hidrokarbon yatakları nedeniyle ilgi odağı halinde olup, sorun halen çözüme kavuşturulmayı beklemekte. Türkiye de zaten bu nedenle bu bölgede sürekli olay yaratmakta.


[1] Giannis Kartalis, To Vima Gazetesi, "Η αναμονή", http://www.tovima.gr/opinions/article/?aid=396165, 17.04.2011 (Erişim Tarihi 02.05.2011)

Yeliz Karadaş

Doğum Yeri: Ankara

 Eğitim Durumu

 İlk-Orta-Lise Eğitim: Kırklareli, Erzurum ve Ankara  

Üniversite: Ankara Üniversitesi DTCF Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü

Yüksek Lisans:  2000-2001 döneminde Yunanistan Patra Üniversitesi’nde burslu olarak tezsiz master programına katılmıştır.

Tez Konusu:   “Etnik Yapının Siyasi Hayata Etkileri”       

 Uzmanlık Alanı: Türk-Yunan İlişkileri, Karadeniz Araştırmaları

Bildiği Diller:

Yunanca 

İngilizce

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

2000-2005 yıllarında T.C. Dışişleri Bakanlığı Gümülcine Başkonsolosluğu’nda tercüman olarak görev yapmış, 2005-2008 yılları arasında İsrail’de yaşamıştır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 03-07-2020

Erdoğan'ın İnternet ile İmtihanı

2023 seçimlerinde 7 milyona yakın "Z nesli" dediğimiz 1995 sonrası doğan genç ilk defa oy kullanacak. Yani tüm seçmenin % 10'undan fazla bir kitle. Bu rakam tüm partileri korkutuyor.