"İstenmeyen Adam" Andreadis

Yazan  30 Aralık 2010
Türkiye’nin Pontus konusundaki uzun yıllardır sistemli bir şekilde sürdürülen bu çalışmaları ciddiye almasının gerekliliği açıktır.

"PERSONA NON GRATA" [1]

Yunanistan'daki bazı çevreler, Doğu Karadeniz bölgesinde Yunanca konuşan "Pontuslular" ya da "gizli Hristiyanlar" bulunduğu yolundaki iddialarını inandırıcı kılmak amacıyla yoğun bir çaba içindedirler. Bu çevreler, 1914-1923 yılları arasında bölgedeki "353.000 Pontuslunun soykırıma uğratıldığı" iddiasının uluslararası planda tanınması için çalışmalar yürütmektedir. Bu amaçla, Yunanistan'daki yüzlercesinin yanısıra, ABD, Kanada, Almanya ve Avustralya gibi Yunan diasporasının güçlü mevcudiyet sergilediği ülkelerde "Pontus" dernekleri kurulmuş, "soykırım anıtları" dikilmiştir. Yürütülen bu çalışmalar çerçevesinde, Doğu Karadeniz bölgesindeki "Pontus" ya da "gizli Hristiyan" varlığının ispatlanması için araştırmalar yapılmakta, kitaplar yazdırılmakta ve bu konu sürekli olarak gündemde tutulmaktadır.

1936 yılında Selanik'te doğan Yorgos Andreadis (Giorgos Andreadis-Γιωργος Ανδρεαδης) de bu çalışmaları destekler mahiyette kitaplar yazmıştır. Ailesi, Trabzon'dan Batum'a, oradan da Yunanistan'a göç etmiş olan Andreadis, aslında Yunanistan'dan çok Türkiye'de tanınmaktadır ve pek çok kitabı Türkçe'ye çevrilmiştir. Andreadis, 1960 yılından 5 Aralık 1998 tarihine kadar Doğu Karadeniz bölgesini tam 52 kez ziyaret etmiştir. Yazar, bir röportajında, "Ben, Türk karşıtı bir ortamda büyüdüm. Babam Kiriakos, Batum'da kurulan bağımsız Pontus Meclisi'nde milletvekiliydi ve İstiklal Mahkemeleri tarafından ölüme mahkum edildi. Annemin ailesinin durumu da farklı değildi. Annemin tüm kardeşleri avukat, doktor gibi eğitimli kişilerdi ve Pontus meselesiyle ilgili insanlardı. Bizim çocuk olarak nasıl bir ortamda yetişmiş olabileceğimizi tahmin edersiniz. Ancak, ben gerçekten iki halkın dostluğundan yanayım. Hiçbir zaman babamın ya da dayılarımın anlattıklarının beni etkilemesine izin vermedim. Karşılaştırma yapmadan ikna olmam. Ben bu konuda şanslıydım. Benim okuma yazma bile bilmeyen bir tarih öğretmenim vardı. Yani ninem Afroditi. Kendi bilmediği ya da birebir yaşamadığı şeyleri kabullenmezdi. Beni Pontus'a ilk yolculuğumu yapmaya o yönlendirdi. Gidip anlatılanları orada görmek ve oradaki insanları tanımak zorundaydım. İlk defa 1960 yılında, 23 yaşımdayken bölgeye gittim. Bu aslında oraya yapmayı düşündüğüm tek yolculuktu ve böyle bir hale döneceğini hayal bile etmemiştim. Ancak, 5 Aralık 1998 yılında İstanbul Havalimanına geldiğimde bana sınırdışı edildiğime dair bir belge verdiler. Tüm bunlar 'İstenmeyen Adam' (Persona Non Grata) adlı kitabımın konusu oldu" [2] demiştir.

Andreadis, sözkonusu röportajında ayrıca, "Beni en çok duygulandıran şey, Pontus'taki onbinlerce yetimin Türk yetimhanelerine ya da çocuksuz Türk ailelerine verilerek, İslamlaştırılmış ya da Türkleştirilmiş olmalarıdır. O dönem bebek olanlar olup bitenleri kavrayamadılar. Ama 10 yaşın altında olanların hatıralarında yine de birşeyler kaldı ve bu insanlar bir ömür boyu acı çektiler" şeklinde ifadeler kullanmıştır.

Andreadis'in tercüme eserleriyle birlikte 35'in üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın kitaplarının bir kısmı Türkçe, "Pontusça", İngilizce, Almanca, Rusça, Kürtçe, Ermenice ve Çince'ye çevrilmiştir. "Tamama" adlı eseri Olimpiyat Oyunları dolayısıyla 2004 yılında Çince'ye çevrilmiş ve tüm geliri Şanghay'da bir "Helen Kültür Merkezi" açılması çalışmalarına bırakılmıştır. Aynı kitabın Türkçe çevirisinin tüm hakları da Sümela Manastırı'nın restorasyonu için UNESCO'ya verilmiştir.

Giorgo Andreadis, Türk-Yunan halklarının dostluğu için gösterdiği çabalardan dolayı 1993 yılında "Pontus'un Yitik Kızı Tamama" adlı eseriyle Abdi İpekçi Türk-Yunan Barış ve Dostluk ödülüne layık görülmüş, 1996 yılında İzmir'de düzenlenen TÜYAP Kitap Fuarının onur konuğu olmuştur. Yeşim Ustaoğlu tarafından çekilen ve 2005 yılında gösterime giren "Bulutları Beklerken" filmi de Andreadis'in "Pontus'un Yitik Kızı Tamama" adlı eserinden uyarlanmıştır. Filmde, Rum olduğunu saklamak zorunda kalmış olan Ayşe'nin yaşadığı kimlik sorunu ve geçmişiyle hesaplaşması anlatılmaktadır.

1998 yılında Türkiye'ye girişi yasaklanan Andreadis, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığı 25 Mayıs 2009 tarihli bir mektupla, Türkiye'yi suçlayıcı bir şekilde, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'ne başvurmadığını ve Başbakanın azınlıklar konusundaki açılımlarından ümitlendiğini ifade ederek, bu hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. Andreadis mektubunda, artık 73 yaşında olduğunu, bu hatanın düzeltilmesi için fazla zamanının kalmadığını, hata düzeltilmezse de "90 kuşaktır atalarının yattığı Trabzon'a gömülmesine izin verilmesini" istemiştir.

Andreadis'in eserlerinin bölge insanlarında köken, kimlik ve dini bakımlardan şüphe yaratma amacı taşıdığı gözlemlenmektedir. Türk-Yunan dostluğu için çalıştığı iddiası da şüpheyle karşılanmaktadır. Bununla birlikte Türk-Yunan dostluğu için ödül almış olması ise ilginçtir. Nitekim eserlerinde bölge halkının aslında dini değiştirilmiş ve Türkleştirilmiş Rumlar olduğu, atalarının göçe zorlandığı, derin göç acısı yaşadığı konularını ve Pontus kültürü ile Pontus soykırımını inceliyor olması ile aldığı ödül bağdaşmamaktadır.

Hukuki ve tarihi çerçevede dayanak bulamayan ancak siyasi girişimlerle Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya yönelik Ermeni iddiaları dikkate alınacak olursa, Türkiye'nin Pontus konusundaki uzun yıllardır sistemli bir şekilde sürdürülen bu çalışmaları ciddiye almasının gerekliliği açıktır. "Adil bir tarih hafızası"na yönelik bilimsel çalışmaların desteklenmesi ve bu konuya çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.



[1] Latince istenmeyen adam anlamında olup, diplomatik bir terimdir. Çoğulu "personae non gratae" şeklindedir.

[2] Giorgo Andreadis ile röportaj, http://clubs.pathfinder.gr/LEYKOYDA2/416008.

Yeliz Karadaş

Doğum Yeri: Ankara

 Eğitim Durumu

 İlk-Orta-Lise Eğitim: Kırklareli, Erzurum ve Ankara  

Üniversite: Ankara Üniversitesi DTCF Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü

Yüksek Lisans:  2000-2001 döneminde Yunanistan Patra Üniversitesi’nde burslu olarak tezsiz master programına katılmıştır.

Tez Konusu:   “Etnik Yapının Siyasi Hayata Etkileri”       

 Uzmanlık Alanı: Türk-Yunan İlişkileri, Karadeniz Araştırmaları

Bildiği Diller:

Yunanca 

İngilizce

Bugüne Kadar Çalıştığı Yerler:

2000-2005 yıllarında T.C. Dışişleri Bakanlığı Gümülcine Başkonsolosluğu’nda tercüman olarak görev yapmış, 2005-2008 yılları arasında İsrail’de yaşamıştır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 19-11-2019

Türkiye'ye Çifte Kuşatma

Türkiye'de, iktidarın kurumsal karar sürecini terk edip tek adamın kararlarına dayanan iç ve dış politikaları içeride iç cepheyi dağıttığı gibi dış politikada da ülkeyi açmazlara sürüklediğini görüyoruz.