Atatürk’ün Askeri, Ebulfez Elçibey

Yazan  30 Ağustos 2007
Sevgim, Millete; varlığım, azadlığa ve adalete; itaatim, hocalarıma; borcum, dostlarıma ve meslektaşlarıma; nefretim, yalancılara ve ikiyüzlülere…

Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve milli yapılanma harekenin lideri olarak o günlerin kritik ortamında tarih sahnesine çıkarak halkı yönlendiren ve demokratik bir seçimle cumhurbaşkanı olan kendi deyimiyle "Atatürk'ün askeri" Ebulfez Elçibey vefatının yedinci yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.

 

Elçibey 1938 yılında Azerbaycan'ın Ordu bat bölgesinin Keleki köyünün Halil Yurdu yaylasında doğdu.

 

Küçük yaşlardan itibaren milli ve manevi değerleri yüksekti. Gizli gizli oruç tutup, annesi ile birlikte namaz kılardı.

 

İlk ve orta öğretimden sonra Azebeycan Devlet Üniversitesinin Şarkiyat Fakültesine başladı. Arap Filolojisi bölümünden mezun oldu. Üniversiteyi bitirdikten sonra 1963 yılında Mısır'a mütercim olarak gönderildi.

 

Azerbaycan'a dönen Elçibey, 1965-68 yılları arasında Azarbaycan Devlet Üniversitesi'nde "Asya ve Afrika ülkeleri" konusunda doktora yaptı. 1969 yılında Tulunlar Devleti hakkındaki teziyle doçent oldu.

 

SSCB'de 1971-74 yılları arasında öğrenci hareketleri görülmeye başladı. Elçibey öğrencilik yıllarından itibaren Azerbaycan'ın bağımsızlığı uğrunda verilen mücadedelelerin içinde yer aldı. Üniversitede öğrenci ve öğretim görevlileri ile birlikte gizli teşkilatlar oluşturdu. Siyasi faaliyetlerinden dolayı 1975 yılının ocak ayında tutuklandı. Azerbaycan S.S.C. 67.maddesindeki milliyetçilik ve 188.maddesinin 2.bendindeki Sovyet düzenine karşı gelme suçlarından 1975-76 yıllarında hapis oldu.

 

Mahkûmiyetten sonra El Yazmaları Enstitüsü'nde göreve başlayan Elçibey halkı azadlık uğruna örgütleme çalışmalarını aralıksız devam ettirdi. 1988 yılında başlayan Ermeni saldırı ve provokasyanlarına karşı ilk direniş hareketini Kasım 1988'de "Meydan Mitingleri" olarak düzenledi.

 

Azerbaycan Milli Hareketi'nin öncülüğünü yapan Elçibey bu amaçla 16 Haziran 1989'da Azerbaycan Halk Cephesi'ni kurarak başkan seçildi. Kızılordu'nun 20 Ocak 1990'da Bakü'de gerçekleştirdiği katliama kadar çalışmalarını sürdürdü. Katliamın ardından dağılma sürecine giren SSCB ve Azerbaycan'da siyasi istikrar tamamen sarsıldı.

 

Azerbaycan SSCB'nin dağılmasının ardından 18 Ekim 1991 yılında bağımsızlığını resmen ilan etti. Ayaz Muttalibov'un kısa süren cumhurbaşkanlığının ardından Elçibey 7 Haziran 1992'de yapılan ilk demokratik seçimler sonucu Azerbaycan'ın cumhurbaşkanı oldu.

 

Göreve başladığı ilk günden itibaren ülkede insan hakları ve hukukun üstünlüğüne saygılı, demokratik devlet yapısını oluşturmaya çalıştı.

 

Rus ordularını Azerbaycan'dan çıkardı. Devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu ilan etti. Latin alfabesini uygulamaya koydu.

 

Ermeni saldırı ve işgallerine Azerbaycan Halk Cephesi taraftarlarından oluşan gönüllü birliklerle karşı koydu. Daha önce "Milli Kahraman Ödülü" verdiği Suret Hüseyin 4 Haziran 1993'te ayaklanması üzerine kardeşkanı dökülmemesi için Bakü'den ayrılarak Keleki'ye döndü.

 

4 yıl kaldığı Keleki' den 31 Ekim 1997'de Bakü'ye dönerek 1995 yılında partiye dönüştürülen Azerbaycan Halk Cephesi'nin GenelBaşkanı olarak siyasi çalışmalarını devam ettirdi. Bu süre içinde kurduğu ve Başkanı olduğu Bütöv Azerbaycan Birliği adlı teşkilatla da büyük ideallerini hayata geçirme çalışmalarını yürüttü.

 

Elçibey'in Azerbaycan için gerçekleştirmek istediği yeni milli kimliğin iki dayanak noktası vardı. Bunlardan birincisi toprak temelinde vatandaşlık ikincisi ise kültürel anlamda Türklüktü. Azerbaycanlılık Azerbaycan Cumhuriyeti Sınırları içinde tüm halkın eşit vatandaşlık statüsüne sahip olduğunu göstermekteydi. Türklük ise önce ülkenin resmi dilinin Türkçe olarak kabul edilmesiyle kendisini göstermişti. Elçibey Türkiye'ye çok önem veriyordu. Her fırsatta "Biz bir millet iki devletiz" diyen Elçibey Mehmet Emin Resülzade'nin "Yükselttiği bayrağı yere düşürmemek" hatta daha ileriye götürmek isteyen bir şahsiyetti. Elçibey daima Türkiye ile yakın işbirliğinden yanaydı. Onun Türkçülük politikasının Türkiye bağlantısı darbeyle iktidardan uzaklaştırılmasını hazırlayan önemli etkenlerden biri oldu.

 

Hayatı boyunca, Türk dünyasının birleşmesi ve kardeşliği için mücadel veren Elçibey, bu konuda "Bütün Azerbaycan Yolunda" bir kitapta çıkardı.

 

Elçibey uzun süre devam eden rahatsızlığı artınca tedavi görmek amacıyla 7 Temmuz 2000 de geldiği Türkiye'de 22 Ağustos 2000'de vefat etti.

 

Ruhu şad olsun.

Doç. Dr. Meşküre Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-09-2019

IŞİD'in Tarihsel Gelişimi ve Dinamikleri

IŞİD sadece Suriyeli gruplar için değil hem bölgesel güçler hem de küresel aktörler için büyük bir tehlike olarak görülüyor.