Ermenistan'ın Sakat Ekonomisi ve Ülkeyi Terkedenlerin Artışı

Yazan  22 Ekim 2010
Ekonominin berbat durumda olmasına ve ülkeyi terkedenlerin sayısının artmasına rağmen Ermenistan`ın dış poltikası değişmiyor

Ermenistan`ın komşularla kötü giden ilişkileri bu ülkenin ekonomisini de kötü yönden etkilemektedir. Ermenistan`ın ithalat ve ihracatı nerede ise sıfır noktasına yuvarlanmaktatır. Ermenistan`da iktidara bağlı tekelci oligarşilerin oluşması ve yolsuzluğun geniş boyut alması ekonominin daha vahim duruma sürüklendiğini göstermektedir.

Bu şartlar Ermenistan muhalefetini de ağır ekonomik durumu Yukarı Karabağ veya Türkiye ile ilişkiler konusundan daha ön plana geçirmeye zorlamaktadır. Ermeni Milli Harekatı'nın 15 Ekim`de Erivan`ın merkezindeki Metanadaran meydanında düzenlediği mitinge binlerce kişi katılmıştır. Mitingde Harekat lideri eski Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan konuşmasını yalnızca yolsuzluk konusu üzerine yoğunlaştırmıştır.

Ermenistan`da tüm yolsuzluğun merkezden idare olunduğunu belirten Levon Ter-Petrosyan devlet seviyesinde yolsuzluk yapıldığını vurguladı: "Ermenistan bütçesi 5 veya 6 milyar dolar civarında olmalıydı. Ancak şimdiki bütçe sadece 2 buçuk milyar dolar. Maaşlar da yüksek olmalı idi. Bu gün ortalama maaş 283 dolar. Aslında 566 dolar olması gerekiyordu. Bütçe için gereken paralar çalınmasaydı, yolsuzluklar yapılmasaydı ve bu yolla ülkeyi dağıtmasaydılar bu gün daha kaliteli bir ülkede yaşıyorduk ve ülkeyi değerli vatandaşlarımız da sürekli terketmezlerdi".

Levon Ter-Petrosyan bir gün halkın kendisini iktidar yaparak parasını çalan yönetimi görevden alacağına olan inancını dile getirdi: "Yolsuzluk tüm yönetimi – bakanları, milletvekillerinin büyük kısmını, generalleri, savcıları, belediye başkanlarını bürümüş. Öyle bir memur yok ki, kendine bağlı büyük bir aş alanı oluşturmasın. Yolsuzluk öğretime de yayılmış, okul ve universitelerde rüşvet yaygınlaşmış. Bu durum değişmezse Ermenistan uçuruma yuvarlanacak".

Levon Ter-Petrosyan büyük devletlerin ve yabancı teşkilatların Ermenistan ile ilgili raporlarına da değindi: "ABD, Avrupa Birliği ve uluslararası finans kuruluşları Ermenistan`ı yolsuzluğa uğramış en geride kalmış ülkelerden biri gibi nitelendiriyorlar. Batı dünyası anlamalı ki, Ermenistan`da yasalar çalışmadan yolsuzluğu ortadan kaldırmak mümkün olmayacak. Batı şimdiki Ermenistan yönetimine sert tavır ortaya koymayınca bu durum değişmeyecek. Yönetim baskı görmeyince yolsuzlukla mücadele gibi girişimlere başvurmayacak".

Ermenistan ekonomosinin yolsuzluk üzerinde kurulduğunu ve idari edildiğini belirten eski Cumhurbaşkanı bu yolsuzluğun ne sosyalizm, ne de kapitalizme benzediğini kaydetti: "Cumhurbaşkanı ve Başbakan gizli oturumlarda devletin topraklarını satıyor, kimden ne kadar para alacağına ilişkin fikir alış-verişinde bulunuyorlar. 1999 yılından bu yana ülkede oluşan suç şebekesi hiç kimseyi saymıyor".

Bu arada, Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonu üyesi Zoya Tadevosyan açıklamada bulunarak, 2010 yılında Ermenistan`ı 25 bin ailenin terkettiğini bildirdi.

Ermenistan`ı terkeden ailelerin bir daha geri dönmeyeceklerinin altını çizen Tadevosyan bunun nedenlerini şöyle sıraladı: "Ermenistan`da sosyal-ekonomik durumun ağırlığı ve iktidarın yanlış politikaları insanları ülkeyi terketmeye zorluyor. Ermenistan`da gerçek anlamda ekonomi yok. Sanayi ve tarım gelişmemiş. İktidarın sosyal programları içi boş balonlara benziyor. Tarımda çalışan insanlar topraklarını satıyor, daha sonra sattıkları kendi topraklarında kul gibi çalışıyorlar. Böylece ülke feodalizme gidiyor".

Zoya Tadevosyan 2011 bütcesini de eleştirdi: "Bu terror bütcesidir, işadamlarını ortadan kaldıran bütcedir".

Öte yandan, Ermenistan Milli İstatistik Merkezi 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle, ülkede 3 milyon 250 bin kişinin yaşadığını belirtti.

Ama ekonominin berbat durumda olmasına ve ülkeyi terkedenlerin sayısının artmasına rağmen Ermenistan`ın dış poltikası değişmiyor, Erivan Yukarı Karabağ ve Azerbaycan topraklarının işkali konusunda direnmekte devam ediyor. Bakalım, bu politikalarını hangi noktaya kadar sürdürebilecekler?

 

Elhan Şahinoğlu,

"Atlas" Araştırmalar Merkezi Başkanı

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Nuray Bilgili   - 19-09-2019

Türk Kültüründe Kozmik At Mitolojisi

 Türk söylencelerinde Atın yaratılışı çok özeldir. Seçkin cins atlar Hz. Hızır eliyle gökyüzünde yaratılmıştır. Özellikle “Alacalı Atların” Türk kültüründe ayrı bir yeri vardır.