Güney Kafkasya’da Fransız Denklemi: Sarkozy’nin “Pimi Çekilmiş Bombası” Türkiyesiz Azerbaycan Modeli mi?

Yazan  21 Ekim 2011
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin 6–8 Ekim’de Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’a gerçekleştirdiği Güney Kafkasya gezisi ‘bölgede yeni bir politik denklem mi kuruluyor?’ sorusunu akıllara getirdi.

Sarkozy'nin bölgedeki ziyaretinde bölgesel güvenlik ve siyasal istikrar gibi konular[1] gündeme gelmiş olsa da Güney Kafkasya ziyaretinin temel amacı Fransa'nın bölgedeki siyasi ve ekonomik etkinliğini arttırmaya yönelik jeopolitik bir adım olarak yorumlandı.[2] Ziyaretin Ermenistan ve Gürcistan için verimli geçtiği ifade etmek mümkün, fakat Bakü, Sarkozy'den beklediğini bulamadı.[3] Fransa Cumhurbaşkanı'nın Bakü ziyareti, iktidar ve muhaliflerce farklı şekillerde yorumlanırken, ziyaret Azerbaycan basınında da geniş yankı uyandırdı.

 

Azerbaycan, ilk kez bir Fransa Cumhurbaşkanı'nın resmi ziyaretine şahitlik etti. Sarkozy'nin her açıklaması, Azerbaycan basınında dikkatlice takip edildi. Üç günlük, Güney Kafkasya gezisinin iki gününü Ermenistan'a ayıran Sarkozy, Bakü'de yalnızca iki saat kadar kalarak, bu süre zarfında Fransız kültür politikasının bir aracı olan Fransız Lisesi'nin temel atma törenine katıldı.[4] Güney Kafkasya gezisinin Bakü ayağına yönelik mesajları da burada verdi. Bu bağlamda makalede, Sarkozi'nin Güney Kafkasya gezisinin sonuçlarından ziyade Bakü ziyareti'nin basındaki yankıları ele alınacaktır.

 

Erivan'da Farklı, Bakü'de Farklı Sarkozy

 

Sarkozy'nin yaklaşık iki saat süren Bakü ziyareti, pek çok soru işaretini de ardında bıraktı. Erivan'da "Soykırım Anıtı'nı" ziyaret eden Fransız Cumhurbaşkanı, Bakü'de Şehitler Hiyabanı'na gitmedi.[5] Sarkozy'nin, 1918 yılında Bakü Muharebesi'nde şehit düşen Kafkas İslam Ordusu askerlerinin bulunduğu Şehitler Hiyabanı'na ziyaret planlamamış olması Azerbaycan basını tarafından en sık eleştirilen konulardan biri oldu.[6]

 

Medyada dikkat çekilen bir diğer husus ise Rus askerlerinin bir an önce Osetya ve Abhazya'yı terk etmesi gerektiğini ifade ederek, Tiflis'de Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü destekleyen Sarkozy'den, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü destekleyecek hiçbir açıklamanın gelmemiş olmasıydı.[7] İlham Aliyev her ne kadar Fransa'nın Avrupa Birliği ile Azerbaycan'ın ilişkilerinin kurulmasında büyük rol oynadığını ve Minsk Grubu eşbaşkanı olarak Karabağ sorununun çözümü için çabalarını esirgemediğini[8] söylese de Sarkozy'nin Erivan'da sarfetmiş olduğu "Dağlık Karabağ'ın Ermenistan için ne demek olduğunu Fransa'dan daha iyi kimse anlayamaz"[9] şeklindeki sözleri Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne yönelik politikalarının anlaşılmasında yeterli olmuştur.

 

Bakü'nün resmi yetkililerinden farklı olarak Siyaset Bilimci Razi Nurullayev ise, "Sarkozy'nin, Erivan'da Karabağ sorunu hakkında sarf ettiği sözler sebebi ile Fransa tarafsızlığını koruyamayıp AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlığındaki misyonundan uzaklaşmıştır. AGİT'teki bu görevinden azledilmediler"[10] şeklindeki sözleriyle Fransa'nın Bakü'ye karşı sergilediği ikircikli tutumunu eleştirmiştir.

 

Fransız Total Şirketi ve Abraşom Gaz Yatağı

 

Sarkozy'nin Güney Kafkasya gezisinin basında çok sık tartışılmayan konularından biri de Paris'in Nabucco projesiyle Azerbaycan'ın gaz stoklarının çeşitli yollarla Avrupa'ya taşınması konusundaki çıkarı olmuştur.. Fransa'nın bölgede siyasi etkinliğini artırmak için ekonomik bazı adımlar attığı Elxan Şahinoğlu gibi uzmanlarca dile getirilmektedir. Tesadüf o ki, Hazar Deniz'inin 'Abşeron' yatağında bulunan yeni gaz rezervlerinin çıkarılması işini Fransa'nın Total şirketi üstlenmiştir. Bu proje, Azerbaycan ile Fransa enerji ortaklığının genişlemesi ve bu yolla her iki ülkenin ekonomilerine yeni gelir kaynaklarının sağlanması anlamına gelmektir.[11] Uzmanlara göre, Sarkozy'nin Bakü gezisi, enerji havzalarına karşı gösterdiği ilgi ile birlikte değerlendirildiğinde Fransa, bölgedeki diğer oyun kuruculara "Güney Kafkasya'da biz de varız" mesajını vermek istemektedir.[12]

 

Türkiye'siz Azerbaycan, Azerbaycan'sız Türkiye Düşünülebilir mi?

 

Sarkozy'nin Ermenistan'da Türkiye'yi hedef alan açıklamalarından hemen sonra Bakü'ye gelişi iki kardeş ülke arasında stratejik ilişkiler açısından müspet bir hava yaratmadı. Atlas Araştırmalar Merkezi Başkan'ı Elxan Şahinoğlu, konuyla ilgili Azaldık Gazetesi'ne verdiği röportajda şu değerlendirmelerde bulunuyor:

 

"Bakü, usulüne uygun bir şekilde Sarkozy'e Türkiye aleyhinde yapılan açıklamaların Azerbaycan'da da olumsuz bir hava ile karşılanacağını söyleyebilirlerdi. Bu, Azerbaycan-Türkiye strateji ortaklığına yakışan bir hareket olurdu. Ancak Azerbaycan resmi yetkilileri daha önceleri olduğu gibi bu konuda da bu tip bir açıklama yapma ihtiyaç duymadılar. Yani resmi yetkililerimizin 'Türkiye ayrı, biz ayrı' siyaseti devam ediyor. Ancak unutmasın ki, bu siyaset Azerbaycan'a güzel neticeler vaat etmiyor. Türkiye'yi kendine düşman gören devletin ve siyasi liderin Azerbaycan'la sıcak münasebetler kurmayı ümit etmesinin geleceği yoktur."[13]

 

Şahinoğlu'nun tespitlerine paralel bir başka görüşe de Yeni Musavat Gazetesi'nin "Hakimiyyət Qərblə münasibətlərini Fransa üzərindən nizamlayır" başlıklı haberinde yer veriliyor. Gazetenin haberine göre Azerbaycan ile Türkiye iktidarları arasında uzun zamandır devam eden güvensizlik ifade edilirken, Aliyev iktidarı açısından düşünüldüğünde, Türkiyesiz bir Azerbaycan'ın Avrupa'ya açılabilmek için Fransa'ya ihtiyacı olduğu görüşünün altı çiziliyor.

 

"WikiLeaks belgelerinde yer alan ifadelere göre, Bakü'nün İranla münasebetleri oldukça gergindir, Rusya'da özellikle Vladimir Putin'e itibar edilmiyor ve Türkiye ile münasebetlerde yeteri kadar sorun bulunmaktadır. Azerbaycan'ın hakim elitlerinin AKP iktidarı ile bütün parametreleri farklıdır ve karşılıklı olarak birbirlerini sevmiyorlar. ABD ile münasebetler ise son bir yıldır iyi değil bunun sebebi ise iktidarın reform çağrılarını reddetmesidir; üstelik Dağlık Karabağ'a dair maceracı ABD projelerinden imtina etmesidir. Böyle bir durumda elbette ki merhum cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in taktiği akıllara gelir. O da Batıyla yakınlaşmak ve kendini kabullendirmek için Fransa üzerinden hayata geçirmişti. Onun ilk resmi seferi de 1993 yılında Fransa'ya olmuştu. Görünen o ki siyasi iktidar da en azından AB ile ilişkilerin geliştirilmesi için Fransa'yı seçip faaliyete başlamıştır."[14]

 

Güney Kafkasya'da Fransa Nasıl Bir Denklem Kuruyor?

 

Sarkozy, Güney Kafkasya gezisine başlamadan önce Le Figora gazetesine verdiği demeçte Kafkasya'da "Pimi çekilmiş bir el bombası atacağım" sözleriyle tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Sanıldığının aksine "pimi çekilmiş el bombası" tabirini sadece Erivan'da Türkiye aleyhinde sarf ettiği sözler için değil, Türkiye ile Azerbaycan ortaklığını hedef alan bir adım olarak okumak da mümkün olabilir. Zira, Yeni Musavat Gazetesi, Türkiye ile Fransa arasındaki yaşanan bölgesel çıkar çatışmasında Aliyev iktidarının sessiz kaldığını ifade ediyor. Haberin devamında yer alan ifadeler ise Güney Kafkasya'da oluşabilecek yeni dengeleri özetlemesi bakımından oldukça ilgi çekicidir.

 

"Ankara ile Paris arasında gerek Yakın Doğu ve Arap Baharı ülkeleri, gerekse de Kafkasya'da nüfuz savaşının yaşandığını Türkiyeli analizcilerde ifade edtmektedirler. Sarkozy bu savaşı kazanmak için çok farklı radikal adımlar atıyor. Azerbaycan iktidarı da bu nüfuz savaşının farkındadır, ancak Bakü'nün da çıkarları var ev bu çıkarlar Sarkozi'nin Erivan'da Türkiye aleyhinde söylediklerine ya yumuşak bir tepkinin verilmesini ya da hiçbir tepki gösterilmemesini gerektiriyor."[15]

 

Sarkoy'nin Güney Kafkasya'ya gerçekleştirdiği üç günlük ziyaret programı Fransa'nın bölgeye yönelik oyun kurucu stratejisi hakkında temel ipuçları veriyor. Ankara ise şimdilik Fransa Cumhurbaşkanı'nın Erivan'da verdiği mesajlardan rahatsızlığını dile getirdi. Bakü'nün bu duruma büyük tepki vermemesi ise Türkiye'siz bir dış politika mı sorularını akıllara getiriyor.

 


 

[1] Kəbiran Dilavərli, Sarkozi Bakıda nədən danışdı?, Azadlıq Radiosu, 07.10.2011, Çevrimiçi: (http://origin.azadliq.org/content/article/24352615.html?s=1)

[2] Elxan Şahinoğlu, "Sarkozi Cənubi Qafqaza hansı təkliflə gəlir?", Azadlıq Radiosu, 03.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.azadliq.org/content/article/24347362.html)

[3] "Bakı Sarkozidən razı qalmadı", Xalq Cebhesi,11.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.xalqcebhesi.az/news.php?id=4640)

[4] "Nicolas Sarkozy: Fransa tüm alanlarda Azerbaycan'ın dostudur ve ortağıdır", BAKÜ-1NEWS.COM.TR, 08.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.1news.com.tr/azerbaycan/siyaset/20111008125011307.html)

[5] Xaqani Səfəroğlu, "Nikola Sarkozi Azərbaycanın ərazi bütövlüyünə dəstək kəlməsi işlətmədi", Ayna.az, 08.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.ayna.az/2011-10-08/siyaset/7277-)

[6] "Bakı Sarkozidən razı qalmadı", a.g. haber

[7] Elman Məmmədov: "Fransa Ermənistana öz bacısı kimi baxır",Ədalət Gəzeti, 11.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.adalet-az.com/v4/2011/05/27/online=3148)

[8] Xaqani Səfəroğlu, "Nikola Sarkozi Azərbaycanın ərazi bütövlüyünə dəstək kəlməsi işlətmədi", a.g. haber

[9] Fransa Sarkozy'nin Sözlerini Tartışıyor, Analitik Bakış, 08.10.2011, Çevrimiçi: (http://www.analitikbakis.com/NewsDetail.aspx?id=33435)

[10] "Bakı Sarkozidən razı qalmadı", a.g. haber

[11] Elxan Şahinoğlu, "Sarkozi Cənubi Qafqaza hansı təkliflə gəlir?", a.g. haber

[12] Elxan Şahinoğlu, "Sarkozi Cənubi Qafqaza hansı təkliflə gəlir?", a.g. haber

[13] Elxan Şahinoğlu, "Bu siyasət Azərbaycana yaxşı heç nə vəd etmir", Azadlıq Gəzeti, 13.10.2011, Çevriçiçi: (http://www.azadliq.az/index.php?option=com_content&view=article&id=9289:lbu-siyast-azrbaycana-yax-hec-n-vd-etmirr&catid=337:muesahb2&Itemid=540)

[14] "Rəsmi Bakı Mühasirəni Parisdən Yarır", Yeni Musavat Gəzeti, 14.10.2011,

Çevrimiçi: (http://www.musavat.com/new/G%C3%BCnd%C9%99m/110142-R%C6%8FSM%C4%B0_BAKI_M%C3%9CHAS%C4%B0R%C6%8FN%C4%B0_PAR%C4%B0SD%C6%8FN_YARIR)

[15] "Rəsmi Bakı Mühasirəni Parisdən Yarır", A.g. haber

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.