İran- ABD Soğuk Savaşı, Sıcak Çatışma Bölgelerini Nasıl Etkileyecek?

Yazan  12 Ocak 2012
İran’ın, Basra Körfezi’nde gerçekleştirdiği 2011 yılının son askeri tatbikatı, bölgede suların ısınmasına sebep oldu.

Tatbikatta kısa süreliğine Hürmüz Boğazı'nı da kapatan Tahran, geliştirdiği nükleer program sebebi ile kendisine yönelik askeri ve mali yaptırımların radikalleşmesi durumunda, ABD ve Batılı müttefiklerin "petrol akışını kolayca kesebilirim" mesajını vermiştir. Nükleer programından taviz vermeyen İran, Körfez'deki tatbikatın hemen ardından uranyumu %20'i oranında zenginleştirebilme kabiliyetine sahip Fordo tesislerini de işletmeye açmıştır. İran'ın bu hamlesine karşı dün, nükleer fizikçi Mustafa Ahmedi Roşan'ın Tahran'da düzenlenen bir bombalı suikastla öldürülmesi[1] akıllarda soru işaretleri uyandırdı. İsfahan kentindeki Natanz uranyum zenginleştirme tesisinde görev yapmakta olan 32 yaşındaki nükleer fizikçi Roşan'ın ölümüyle,İran'da son iki yıl içinde suikasta uğrayan nükleer fizikçi sayısını beşe yükselmiştir. İran'da nükleer fizikçilerin suikastlara kurban gitmeleri bir kez daha ABD ve İran arasında yaşanan soğuk savaşı tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.

 

ABD-AB ve İsrail'in İran'a yönelik açık ve örtülü operasyonları, Tahran'ı çok yönlü ittifak arayışlarına itmiş, Azerbaycan'ın ABD-İsrail bloğuna yakınlığı İran'ın Ermenistan'a daha da yakınlaştırmıştır. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, 2011 Aralık ayının 23'ünde resmi temaslarda bulunmak üzere Ermenistan'ın başkenti Erivan'da Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile bir araya gelmişti.[2] Ahmedinejad'ın resmi temasları kapsamında iki ülke arasında Aras Nehri üzerinde inşa edilecek hidroelektrik santrali, Standardizasyon Enstitüleri arasında ve çevrenin korunması gibi alanlarda işbirliğini öngören 5 protokol imzalanmıştır.[3]

 

Ahmedinejad'ın uzun zamandır ertelediği Erivan ziyareti ise zamanlama açısından akıllarda bazı soru işaretlerinin uyanmasına neden olmuştur. Bu ziyaretten bir hafta önce Rusya'nın önemli gazetelerinden Nezavisimaya, Kremlin'in askeri kaynaklardan edindiği bilgiye dayanarak İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini vurmaya hazırlandığı ve bunun ani bir saldırı şeklinde olacağını üstelik de Moskova'nın bu savaşa hazırlık yaptığını iddia etmiştir.[4] Ahmedinejad, ne kadar Erivan ziyaretinde iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel işbirliğine vurgu yapsa da[5] görüşmelerin temel amacının, Erivan ve Tahran arasında gelişen askeri ittifak olduğu görülmektedir. Nitekim Azerbaycan medyasında yer alan haberlerde Ahmedinejad'ın Ermenistan ziyaretindeki esas amacın, iki ülke arasında gelişen askeri ortaklığı olduğu ortaya çıkmıştır.[6]Zira Ermenistan ve İran sınırında, uydu fotoğraflarıyla gözlemlenen iri tonajlı nakliye hareketliliği, Erivan'a ait Hava Savunma Sistemleri'nin işgal altındaki Azerbaycan toprakları üzerinden İran'a taşındığı iddiasını gündeme getirmiştir.[7]

 

İddiaya göre İran, Ermenistan'ın Karabağ'a yerleştirdiği hava savunma sistemlerinin bir kısmını satın alarak, kendisine yönelik olası bir hava saldırısının önüne geçmek istemektedir.Aslında bu gelişme, Rus gazetesi Nezavisimaya'nın iddialarını da destekler bir nitelik taşımaktadır. Çünkü Rusya'nın olası bir saldırıya karşı hazırlıklar çerçevesinde Ermenistan'daki 102'nci Rus askeri üssünü tam donanımlı hale getirdiğini ve buradaki asker ailelerinin tahliye edildiğini belirten Nezavisimaya, Erivan yakınındaki Rus garnizonundaki askeri birliklerin de Türkiye sınırı yakınındaki Gümrü bölgesine sevk edildiğini, ayrıca Güney Osetya ve Abhazya'daki Rus üslerindeki askerlerinin de 1 Aralık'tan itibaren savaşa hazır pozisyona geçirildiğini yazmaktadır.Rusya'nın Azerbaycan sınırı yakınındaki Dağıstan Cumhuriyeti Azerbaş bölgesine de savaşa hazır başka bir füze bataryasının yerleştirildiği, Mahaçkale ve Astrahan bölgesinde de bir dizi hazırlığın yapıldığı düşünüldüğünde 2012 yılının Güney Kafkasya için oldukça gerilim dolu bir yıl olacağı gerçeği ortaya çıkmaktadır.

 

Tüm bunların yanı sıra İran'ın Ermenistan ile geliştirdiği ikili ilişkilerini yalnızca ekonomik ve askeri ortaklık bağlamında değil, gelişen Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin de esas alınarak yorumlanması gerekmektedir. Dolayısıyla Azerbaycan'ın İsrail'le geliştirdiği askeri ve istihbarat paylaşımına yönelik tutumuna[8] karşılık, İran'ın da Karabağ'a yönelik Erivan yanlısı politikalarının giderek şiddetlenebileceğini de görmek mümkün olacaktır. Kaldı ki nüfusunun yaklaşık %50'si Azerbaycan Türklerinden[9] meydana gelen İran'ın hemen kuzeyinde yer alan Bağımsız Azerbaycan Devleti'nin varlığı bile Tahran'ın etnik kaygılarını daima zinde tutmaktadır. Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından İran sınırları içerisinde yaşamakta olan ve Azerbaycan Türklerinin de bu bağımsızlık ve milliyetçilik dalgasından etkileneceği yönündeki çekinceler İran'ın Azerbaycan'a yönelik geliştirdiği asimetrik savaşın temel paradigmalarını oluşturmaktadır.

 

İran'a Yönelik ABD Operasyonunda Azerbaycan, Hava Sahasını Açar mı?

 

İran'a yönelik örtülü operasyonlar Tahran'ı oldukça tedirgin etmektedir. İsrail'in Azerbaycan ile geliştirdiği siyasi ortaklık, Tahran'ın Erivan'la olan ilişkilerini de olumlu yönde etkilemiş; İran, Bakü-Erivan çatışmasından faydalanmak istemiştir. Bu yönüyle Ahmedinejad'ın Erivan gezisinde iki ülke arasındaki sınırın İran'a yönelik olası bir askeri operasyonda batılı müttefiklerin kullanımına açılmayacağı sonucu ortaya çıkabilir. Diğer taraftan ise Güney Kafkasya'daki bölgesel değişimlerin önemli belirleyicisi konumunda olan Azerbaycan, şimdilik bu konuda tarafsız gibi görünse de İran'a yönelik örtülü operasyonlarda Azerbaycan hava sahasının kullanılmasına el altından müsaade etmektedir. Hatırlatacak olursak, Mossad'a yakınlığıyla bilinen Debka isimli internet sayfasında Azerbaycan-İsrail askeri ortaklığı konusu edilmiş, yayınlanan makaleye göre,İran'ın nükleer faaliyetlerini izlemek için Karabağ'da keşif yapan insansız uçağın, Rusya tarafından vurulduğu iddia edilmişti.[10] Dolayısıyla Bakü, böyle bir askeri müdahalenin içinde doğrudan yer almasa bile İran'ın Azerbaycan'a karşı yürüttüğü kontrollü gerilim politikalarının kontrolden çıkması durumunda hava sahasının kullanılmasına izin verebilir.

 

Diğer yandan İran'a yönelik olası bir askeri operasyonun izlerini yalnızca Güney Kafkasya'da değil Körfez ülkelerinde de görmek mümkündür. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki askerî tatbikatının yankıları devam ederken ABD, Suudi Arabistan'a 30 milyar dolar tutarında 84 adet F-15 savaş uçağı satmayı kararlaştırmıştır. Washington, ayrıca Suudi Arabistan hava kuvvetlerinin kullandığı 70 savaş uçağı modernize etmeyi, eş zamanlı olarak Birleşik Arap Emirlikleri'ne de 3,48 milyar dolarlık iki adet Yüksek İrtifa Alan Savunma Sistemi satmayı planlamaktadır. [11] Güney Kafkasya'daki askeri hareketlilik, bu bağlamda ele alındığında ABD'nin, Basra Körfezi'ndeki Arap müttefiklerini İran'a karşı silahlandırdığı görülmektedir.

 

Suriye cephesinde de durum giderek şiddetlenmektedir.ABD ve NATO uçakları 2011'in Aralık ayı ortalarında Adana'daki İncirlik Üssü üzerinden Suriye hava sahasına girerek, ağırlıklı olarak Kürtlerin meskûn bulunduğu Afrin çevresi yakınlarındaki elektronik casus sistemlerini devre dışı bırakmıştı. Bu adım aslında Lübnan ve İran'a yönelik yürütülen daha geniş bir istihbarat operasyonunun parçası olma özelliği taşımaktadır.[12]Böylece İran'ın direnci, Suriye cephesi üzerinde yürütülen örtülü operasyonlarla kırılmaya çalışılmaktadır. Suriye'de yürütülen örtülü operasyonlarda Kürtlerin yoğun olduğu bölgenin seçilmesi de oldukça düşündürücüdür. Hatırlayacak olursak ABD, I. Körfez Harekâtı'nda Irak'a yaptığı askeri operasyonlarda da Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları Kuzey Irak'ta bir tampon bölge oluşturmuş, daha sonraları Kuzey Irak, Irak'ın kaderinde belirleyici bir konuma sahip olmuştu.

 

Sonuç

 

Tahran ve Washington arasındaki soğuk savaş, tüm şiddetiyle devam etmektedir. Casuslar uçaklar, ajanlar, suikastlar ve Tahran aleyhinde yürütülen suçlamalar İslam Devrimi'nden bu yana devam eden soğuk savaşın önemli argümanlarını oluşturmaktadır. ABD, BM gibi bütün uluslararası organizasyonları da bu amaç doğrultusunda kullanmakta, İran'a yönelik uzun soluklu savaşın bir cephesi Irak, Lübnan ve Suriye'den, diğer cephesi ise Körfez'den yürütülmektedir.[13] Buna karşılık olarak Tahran ise bir taraftan Güney Kafkasya'da yeni ittifak arayışlarına girerken diğer taraftan ise Basra Körfezi'nde gerçekleştirdiği askeri tatbikatla -Hürmüz Boğazı'nı kapatırım- mesajı vermektedir.Stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'ndan günde 15 milyon varillik bir petrol akışı olduğu düşünüldüğünde bunun ciddi bir tehdit olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle İran'ın Güney Kafkasya'daki ittifak arayışları ve Basra Körfezi'nde yapmış olduğu 2011 yılının son askeri tatbikatı, 2012 yılı içerisinde gerçekleşebilecek yoğun askeri hazırlıkların habercisi olma niteliği taşımaktadır.

 

 


 

*Hakan BOZ, 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Masası Araştırma[1] 'Mossad, MKO killed Iranian scientist', PressTV, 11.01.2012, Çevrimiçi: http://www.presstv.ir/detail/220485.html

[2] Iran's Ahmadinejad to visit Armenia on December 23, News.am, 23.12.2011, Çevrimiçi: http://news.am/eng/news/86859.html

[3] Ahmedinejad Ermenistan'da, Sabah Gazetesi, 24.12.2011, Çevrimiçi: http://www.sabah.com.tr/Dunya/2011/12/23/ahmedinejad-ermenistanda

[4] Rusya'da İran hazırlığı, Hürriyet Gazetesi, 17.12.2011, Çevrimiçi: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19486722

[5] Iranian President M. Ahmadinejad is in Armenia, Times.am, 23.12.2011, Çevrimiçi: http://times.am/?l=en&p=3227

[6] RUSİYANIN İRANI ERMƏNİSTAN ÜZƏRİNDƏN SİLAHLANDIRMAQ PLANLARI, Yeni Musavat, 27.12.2011, Çevrimiçi: http://www.musavat.com/new/G%C3%BCnd%C9%99m/114906-RUS%C4%B0YANIN_%C4%B0RANI_ERM%C6%8FN%C4%B0STAN_%C3%9CZ%C6%8FR%C4%B0ND%C6%8FN_S%C4%B0LAHLANDIRMAQ_PLANLARI

[7] ERMƏNİSTANIN HHM SİSTEMLƏRİ İRANA DAŞINIR, Yeni Musavat, 27.12.2011, Çevrimiçi: http://www.musavat.com/new/G%C3%BCnd%C9%99m/114669-ERM%C6%8FN%C4%B0STANIN_HHM_S%C4%B0STEML%C6%8FR%C4%B0_%C4%B0RANA_DA%C5%9EINIR

[8] İsrailin Azərbaycanla Sensasion Hərbi Tərəfdaşlığı, Yeni Müsavat, 27.10.2011, Çevrimiçi: Http://Www.Musavat.Com/New/G%C3%Bcnd%C9%99m/110997-%C4%B0SRA%C4%B0L%C4%B0N_AZ%C6%8FRBAYCANLA_SENSAS%C4%B0ON_H%C6%8FRB%C4%B0_T%C6%8FR%C6%8FFDA%C5%9ELI%C4%9EI

[9] Arif Keskin, Güney Azerbaycan Milli Hareketine Tarihsel Kısa Bir Bakış, Türksam, 22.06.2004, Çevrimiçi: Http://Www.Turksam.Org/Tr/A195.Html

[10] İsrailin Azərbaycanla Sensasion Hərbi Tərəfdaşlığı, Yeni Müsavat, 27.10.2011

[11] Çağrı Erhan, Basra Körfezi'nde Tehlikeli Silahlanma, 03.01.2011, USAK, Çevrimiçi: Http://Www.Usakgundem.Com/Yazar/2335/Basra-K%C3%B6rfezi%E2%80%99nde-Tehlikeli-Silahlanma.Html

[12] Mahdi Darius Nazemroaya, The American-Iranian Cold War in the Middle East and the Threat of A Broader War, Global Research, January 1, 2012, Çevrimiçi: http://www.globalresearch.ca/index.php?context=va&aid=28439

[13] Mahdi Darius Nazemroaya, a.g.m.

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 21-09-2019

1. Ermenek Tarih-Toplum-Devlet Çalıştayı İcra Edildi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ve Ermenek Belediyesi’nin işbirliği ile Prof. Dr. Mustafa Kafalı anısına Ermenek’te düzenlenen “Türklerde Devlet Felsefesi ve Yönetimi” konulu I. Ermenek Tarih-Toplum-Devlet Çalıştayı’na Ermenek halkı yoğun ilgi gösterdi.