İran-PKK Gizli Anlaşması

Yazan  20 Kasım 2018

Terör örgütü PKK’nın İran kolu olan PJAK(Kürdistan Özgür Yaşam Partisi)[[i]] ile İran Ordusu arasında; bir birlerine karşı silahlı mukabelede bulunmayacaklarına dair aşağıda sunulan gizli bir anlaşma belgesi ortaya çıkmıştır.[[ii]]

İran-PKK Arasında ‘Gizli Anlaşma’ Olduğu Ortaya Çıkmıştır

Söz konusu belge; Türk medyasında çok fazla yer almamış ve kamuoyunda pek gündem oluşturmamış ve gözden kaçırılmıştır. Esasen terörle mücadelede, İran ve Irak’ın bugüne kadar Türkiye ile iş birliğinde isteksiz davranmasının, bir türlü arzu edilen mücadele birliğinin sağlanamamasının arka planında bu mutabakatın yattığı düşünülmektedir.

Çok gizli ibareli bu belgede, İran-PKK arasında;

  • Kendi kuvvetleri için engel olunmamasını ve sorun çıkarılmamasını,
  • Talebin ihlali halinde, PKK’ya lojistik destek ve radar yardımının (Muhtemelen burada kastedilen iletişim, dinleme) gözden geçirileceği,
  • Çatışmaya girilmemesi koşuluyla destek sağlanacağı,
  • PKK’nın sınırda kontrol ettiği bölgelerde güvenliğin sağlamasını içeren şartlar yer almaktadır.[[iii]],[[iv]]

 

 

Bu mutabakat metninden anlaşılacağı üzere; PKK ve İran arasında bu anlaşmanın öncesinde, ‘lojistik destek ve iletişim desteği’ alanında da bir anlaşmanın daha olduğu, ayrıca bu anlaşma metnine göre, kapalı bir üslupla da ‘Şii milislerin Irak’tan geçiş güvenliklerini’ içeren bir talebin olduğu görülmektedir. Dolayısıyla İran’ın PKK ile Şii hattı üzerindeki anlaşmasının yanı sıra, diğer taraftan PJAK’la da ‘İran’da eylemsizlik’ karşılığında destek anlaşmasına vardıklarını ortaya koymaktadır.

İran’ın geçici de olsa muhatap aldığı PJAK/PKK; kuruluşu 2007 yılı olarak görülmekle birlikte, esas teşkili 1990’lı yıllara dayanan ve 2003 yılından itibaren de İran’da aktif olarak faaliyette bulunan bir terör örgütüdür.

Örgüt özellikle, 2003-2011 yılları arasında İran topraklarında etkili eylemlerde bulunmuş, 2011 yılında ise sözde tek taraflı ateşkes ilan etmek suretiyle İran’da eylemlerine ara vermiştir.[[v]] Söz konusu terör örgütü, 2011 yılından beri tek taraflı ateşkese bir taraftan devam ederken, diğer taraftan uzun aralıklarla da olsa eylemlerini sürdürmüştür.

Gizli anlaşmanın ayak sesleri, aslında yıllar öncesinden beri görülmekteydi, nitekim örgüt 2011 yılına gelindiğinde İran’da eylemlerini bıçak gibi kesmiştir. Eylemlerine son verdiği dönemin Suriye iç savaşının başladığı sürece denk gelmesi, eylemsizliğin arka planında İran ile PKK’nın muhtemel bir işbirliğinin olduğu yönünde kuşkular yaratmıştı.

Çünkü, Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşla birlikte, PJAK’ın eylemlerine ara vermesi bir tesadüf veya sıradan bir durum değildi ve bu durum dikkat çekici bir konu olarak hafızalarda tazeliğini korumaktaydı.

Nitekim, İran-PKK arasındaki bu gizli anlaşma ortaya çıkmadan önce, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü internet sayfasında, 06 Ekim 2018 tarihinde; “Sıra Irak’ta. İran, Irak Üzerinden Kuşatılacak” başlıklı makalede, ‘Şii militanlarının Suriye’ye erişimlerinin kolaylaştırılması için, İran ile PKK arasında örtülü (Gizli) bir mutabakatın olduğu’ şeklinde bir ön görüde bulunulmuş ve bundan yaklaşık bir ay sonra İran-PKK gizli mutabakat belgesi[[vi]] internet medyasında ortaya çıkmıştır.

İran-PKK Niçin Anlaşmış Olabilir?

İran, 2011 yılında Suriye iç savaşının başlaması ile birlikte, benzer bir iç karışıklığın kendi ülkesine de sıçrayabileceği endişesini taşıdığından, tehlikeyi kendi sınırlarının ötesinden, diğer bir ifadeyle tehdidin uzaktan karşılanması konsepti çerçevesinde;

  • Suriye sahasına aktaracağı Şii milisleriyle rejime destek vermek,
  • Böylece ezeli düşmanı İsrail’i yakın alandan sınırlamak,
  • Benzer bir karışıklığın ülkesi topraklarına sıçramasının önüne geçmek için PKK ile iş birliğine ihtiyaç duymuş olabilir.

İran’ın, yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda; Irak toprakları üzerinden Suriye’ye karadan bir bağlantı oluşturması, buna bağlı olarak Irak topraklarından geçişte destek görebileceği bazı unsurlara ihtiyacının olması gibi nedenlerle, Irak’ta ki PKK gücünden istifade isteği öne çıkmış olabilir.    

Öte yandan, İran’ın PKK’dan beklentisi kadar PKK’nın da Suriye sahasında bulunma arzusu birlikte mütalaa edildiğinde, tarafların ortak menfaat çerçevesinde buluştukları değerlendirilmektedir.

Söz konusu çerçevede İran-PKK ikilisi karşılıklı menfaatlerde buluşunca, aralarında gizli bir mutabakata doğru giden yolun oluştuğu, İran’dan Lübnan’a kadar uzanan Şii hattının Irak toprakları üzerindeki güvenliğinin sağlanması karşılığında, İran topraklarında terör örgütü PJAK/PKK eylemlerinin dondurulması kararının alındığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, İran Şii milis güçleri; PJAK/PKK’nın İran topraklarında ilan ettiği tek taraflı sözde ateşkes sonrasında Suriye sahasına süratli bir şekilde ve rahatlıkla yerleşmişler, Irak üzerinden PKK desteğinde lojistik hat tesis ederek milislerini destekleme kabiliyetine ulaşmışlardır.

İran-PKK anlaşmasının etkilerine geçmeden önce, bu anlaşmanın temelini oluşturan Şii hattından burada kısaca da olsa bahsetmek yerinde olacaktır.

PKK Destekli Irak Topraklarındaki Şii Hattı

İran Şii hattının Irak’ta ki bölümü; Irak’ın işgali sonrasında, ABD’nin inisiyatifi ile hazırlanan Irak Anayasası gereği, statüsü bilahare belirlenecek bölgeler olarak anılan coğrafi alanlarla hemen hemen çakışmaktadır. Yani Irak’ın bugünkü federal yapısı içerisinde, gerek Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) veya Irak merkezi yönetimine idari olarak net bağlantıları bulunmayan bir güzergâhı içeren coğrafi bir uzantıdır.

Söz konusu bölgeler, İran’ın Kirmanşah-Hewraman bölgesi sınırından başlayarak, bir yay şeklinde Suriye sınırındaki Sincar bölgesine kadar uzanan bir hattı içermektedir. Buradan da Suriye içerisinden Lübnan’a kadar devam etmektedir.

Bahse konu bölgenin Irak ayağında, kısmen Irak güvenlik güçlerinin denetimi var olmakla birlikte, aynı hattın belirli kesimlerinde terör örgütü PKK’nın unsurları bulunmakta ve İran’dan Suriye sınırına kadar olan güzergâhın denetimine PKK’da bir şekilde müdahil olabilmektedir.[[vii]]

PKK, bu hat üzerinde; Hanekin, Kifri, Mahmur, Kerkük ve Sincar bölgesi olmak üzere bir çok noktada değişik maskeler altında terör üsleri bulundurarak, İran-Suriye hattı üzerinde hem kendisine hem de İran’ın Şii milislerine Suriye’ye ulaşmalarında stratejik bir derinlik sağlamaktaydı.

Gizli Anlaşmanın Ne Gibi Etkileri Olmuştur?

İran ile PKK’nın, Şii hattının güvenliği noktasında anlaşmaları, İran’nın olduğu kadar Irak’ın da işine geldiği bir gerçektir. Çünkü Irak, Suriye iç savaşı sonrasında sırada kendisinin de olduğunu gayet iyi bildiği için, PKK’nın Şii hattındaki korumacılığına göz yumarak Suriye rejimini dolaylı da olsa desteklediği bir vakıadır.

Hatırlanacağı üzere; Sincar bölgesinde PKK’nın hakimiyet kurmak istemesinin, İran güdümündeki “Haşdi Şabi Güçleri”nin burada varlık göstermeye çalışmasının, diğer taraftan IKBY destekli “Ezidi Peşmerge Güçleri”nin Sincar’da kontrolü ele almak istemesinin ve Suriye KDP’si olarak adlandırılan sözde “Roj Peşmergesi” ile PKK arasında Sincar’da yaşanan güç mücadelesinin arka planında hep, İran Şii milislerinin Suriye’ye geçişleriyle ilgili kavgası yatmaktadır.

İran, PKK/PJAK ile yaptığı gizli anlaşmayla; kendi Şii hattının güvenliğini sağlarken, Irak yönetimini de mutlu ederek yanına almayı başarmış, IKBY’ni yalnızlaştırarak Irak toprakları üzerinden Şii milislerinin Suriye sahasına aktarılmasına engel olunmasının önüne geçmiştir.

Nitekim Irak, Sincar bölgesinde PKK faaliyetlerine karşı lokal bir tavırla karşı çıkış sergilediyse de, Şii hattı üzerindeki bir çok noktada bulunan PKK faaliyetlerine karşı kayıtsız kalmıştır. Bununla birlikte Irak; Haşdi Şabi Güçleri ve Ezidiler’den oluşan Sincar/Şengal bölgesindeki PKK iltisaklı YBŞ(Şengal Direniş Birlikleri)[[viii]]unsurlarının Şii hattının güvenliğinde kullanılmasına göz yummuştur.

İran’da, PKK ile iş birliği sayesinde, Şii milisleriyle Suriye rejimine destek sağlarken en azından Irak’ın kayıtsız kalmasını sağlamış ve bunun sonucunda; PKK’ya karşı öteden beri oluşturulmak istenilen Türkiye-İran-Irak iş birliğine karşı, İran ve Irak’ın isteksiz davranmaları ve Türkiye’nin temaslarını sürüncemede bırakmaları gibi süreçler yaşanmıştır.

İran ve Irak üzerinden yaratılan bu etkilerin yanı sıra, PKK’da; Şii milislere verdiği destek sayesinde Suriye sahasındaki PYD/PKK ile olan ilişkilerinde daha rahat hareket etme imkanı bulmuştur.

İran’ın yıllardır koruyup beslediği PKK uzantısı PJAK, terörün karakteristiği gereği kendi kalbine vurucu etkiyle dönecektir.

Önümüzdeki Dönemde İran’da, PJAK ve KDP-İ’nin Eylemleri Etkinleşecek

PJAK/PKK’nın, 2011 yılından beri İran’da eylemsizlik sonucunda yarattığı Kürt muhalif boşluğunu, ABD’nin; bölgede 1946 yılından beri var olan ancak yirmi yıldır eylemde bulunmayan KDP-İ (Kürdistan Demokrat Partisi-İran) örgütünü yeniden silahlandırarak İran sahasına sürmek suretiyle etkinleştireceği düşünülmektedir.

KDP-İ son iki yıldır, gittikçe artan bir eylem sistematiği içerisinde İran ordusu ile ciddi çatışmalara girmiş ve bunun sonucunda IKBY bölgesinde bulunan KDP-İ karargâhı Eylül 2018’de İran ordusunca füzelerle vurulmuş ve yirmi bir üst düzey yöneticisi hayatını kaybetmiş ve yaklaşık kırk kişi de yaralanmıştır.[[ix]]

Barzani yanlısı ve desteklisi olan KDP-İ’nin, İran topraklarında Kürtler üzerinde etkin konuma geleceği endişesiyle, PJAK’ın; kendi kontrolündeki alanları kaybetmemek adına KDP-İ ile de zaman zaman çatışmaktadırlar.

PJAK’ın; gerek KDP-İ faaliyetlerinden endişelenmesi, gerekse Şii hattının güvenliğinde PKK unsurlarına ihtiyaç kalmaması gibi nedenlerle, İran ile var olan gizli anlaşmasının artık iptalini arzuladıkları ve bu kapsamda tekrar İran ile çatışmaların yaşanabileceği değerlendirilmektedir.

Kuzey Irak bölgesinde KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ve KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) şeklinde iki ayrı coğrafi sahada iki ayrı ana grup nasıl varsa, İran’da da benzer şekilde PJAK ve KDP-İ için ayrı ayrı hakimiyet alanlarının oluşturulacağı, böylece İran sahasında Kürtler arasında rekabet yaratılarak bir taraftan aralarında denge sağlanacağı, bu denge mekanizması içerisinde her iki örgütünde İran’a karşı kullanılacağı değerlendirilmektedir.

Nitekim, gizli anlaşma metninin; basına sızdırılmasının zamanlaması, başlayan İran ambargosu, PKK liderlerinin yakalanması isteği ve Şii hattının korunmasında artık PKK’nın Irak’ta ki korumacılığına ihtiyaç kalmadığı ve/veya istenmediği bir dönemde ortaya çıkması gibi gelişmeler bu durumu doğrular niteliktedir.

İran, tüm bu maruz kalacağı dış etkilere ve olumsuzluklara rağmen tehdidi uzaktan karşılama konsepti gereği, Suriye üzerindeki Şii etkinliğini bir şekilde sürdürmek isteyeceği şüphesizdir.

İran Şii Milisleri, Suriye’ye Ulaşım Güzergâhını Değiştirecektir

ABD’nin; PKK’nın Şii hattındaki desteğini çekmesini ve sonrasında PJAK/PKK’yı İran sahasında kullanmak istemesi nedeniyle, İran-PKK gizli anlaşmasını açığa çıkartarak birlikteliği bozmak istediği düşünülmektedir.

Diğer yandan, İran’ın bu destekten mahrum olması halinde Şii güzergâhında ve güvenliğinin sağlanması noktasında, alternatif tedbirlere ihtiyaç duyacağı muhakkaktır.

Öte yandan, ABD’nin Suriye’nin Kuzey şeridine ciddi anlamda iyice yerleşmesi ve Sincar üzerinden Suriye’ye geçişleri kontrol edebilecek duruma gelmesi nedeniyle; Şii hattının Kuzey Suriye şeridindeki geçiş güzergâhının da önü kesilmiş görünmektedir.

İran Şii unsurlarının büyük bir kısmı Suriye’de halen Fırat vadisi ve güneyinde bulunmaktadır. İran bu bölgelerde yüzden fazla noktada bulunarak faaliyet yürütmektedir. İran’ın Suriye topraklarındaki mevcut tertiplenmeleri dikkate alındığında, Şii milis güçlerinin Suriye sahasına geçişleri, bundan böyle Fırat vadisinden (Deyrizor hattından) ve Fırat’ın güneyinden gerçekleşeceğine işaret etmektedir.

Nitekim, Fırat vadisinin Irak topraklarına giriş yaptığı Irak-Suriye sınır bölgesinde ve derinliğinde Haşdi Şabi Şii milis güçlerinin etkinliği göze çarpmaktadır. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda; artık İran’ın Şii milislerini Suriye’ye aktarmasında PKK’ya olan ihtiyacının kalmadığı, aksine bu ihtiyacını Haşdi Şabi güçleriyle karşılayabileceği noktasına geldiği düşünülmektedir.

Sonuç olarak;

İran; PJAK ve KDP-İ örgütlerine karşı yıkıcı ve bölücü olarak bakmasına mukabil, bir taraftan PJAK’ı kontrol etmek adına bu örgütle iş birliğine gitmiş, bunun karşılığında terör örgütü PKK’da, terörle mücadelede İran-Türkiye iş birliğinin önünü kesmiştir.

Irak, İran’ın Şii milisleri desteği sayesinde Suriye iç savaşının etkilerinden kısmen de olsa şimdilik korunmuş, diğer taraftan PKK’nın gerek Şii hattındaki desteğine gerekse kendi topraklarındaki faaliyetlerine göz yummak suretiyle IŞİD ile mücadelede Haşdi Şabi milis gücüne kavuşmuş, bunun sonucunda ise PKK bu defa, terörle mücadelede Türkiye-Irak iş birliğinin önüne geçilmesini sağlamıştır.

Gelinen noktada, İran’ın şimdilik PKK’ya ihtiyacı kalmamıştır. ABD’de bu ilişki ağının bozulması yönünde PKK’ya baskısını da sürdürmektedir.

Bundan sonra, Şii milislerinin Suriye’ye ulaşım güzergâhını ve bu güzergâhın koruyuculuğunu, PKK yerine Haşdi Şabi milisleri vasıtasıyla yürüteceği mütalaa edilmektedir.

Ayrıca, bu gizli anlaşmadan ders çıkararak, bundan böyle İran ve Irak ile ilişkilerde özellikle PKK faaliyetlerinde, arka plandaki niyet ve arzularının tespiti önem kazanmaktadır.

 

 

[[i]]  PJAK (Partiya Jiyana Azad’a Kürdistanê).

[[ii]]  İran ve PKK Arasında ‘Gizli Anlaşmanın’ Belgesi, www.peyamakurd.com/tr.,11 Kasım 2018.

[[iii]] a.g.m.

[[iv]] PKK İran Pasdarları Arasındaki Gizli Anlaşma Ortaya Çıktı, www.basnews.com/479383., 11 Kasım 2018.

[[v]] PJAK’tan Ateşkes Çağrısı, İran’dan Cevap, www.ydh.com.tr/HD9264., 04 Eylül 2011.

[[vi]] Ünal Atabay, “Sıra Irak’ta. İran, Irak Üzerinden Kuşatılacak”, https://21yyte.org/tr., 08 Ekim 2018.

[[vii]] a.g.y.

[[viii]]YBŞ (Yekîneyên Berxwedana Şingal).

[[ix]] İran’dan KDP-İ’ye Bağlı Karargâhlara Saldırı, https://tr.sputniknews.com., 08 Eylül 2018.

Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 14-12-2018

Türkiye’yi Yönetenler Bunlara Niye Sessiz?

Kendimi tekrar etme pahasına yazmaya ve uyarmaya devam edeceğim. Çünkü geri dönülemez bir noktaya çok yaklaştık. Nedir bu? Türkiye’nin dört bir tarafının farklı düzlemlerde değişik mekanizmalarla kuşatılması. ...