İran Savaş Hazırlığı mı Yapıyor?

Yazan  14 Kasım 2012

Uzun süredir Suriye Krizi ve Nükleer Müzakereler konusunda ABD-AB ve İsrail'in yoğun eleştiri ve yaptırımlarıyla boğuşan İran, izlemekte olduğupolitikalardan taviz vermeyeceği ve gerekirse yürüttüğü dolaylı savaşı sıcak çatışmaya çevirebileceğinin sinyallerini vermektedir. ABD ve AB'nin kendisine yönelik aldığı ekonomik yaptırım kararları karşısında İran, döviz tasarrufu ve yerli üretimi teşvik tedbirleri kapsamında, lüks tüketim maddeleri olarak adlandırılan bazı ürünlerin ithalat ve ihracatını durdurmuştur.Ekonomik yaptırımların yanı sıra örtülü operasyonlar ve askeri kuşatmanın da hedefi olan İran, ülkenin doğu ve güney bölgelerinde 8 bini aşkın askerin katıldığı büyük bir askeri tatbikat ile olası bir saldırıya hazırlıklı olduğu mesajını vermektedir. Bununla birlikte egemenlik haklarına yönelik ihlallere ise sert yanıtlar vermekten kaçınmamaktadır. 1 Kasım 2012'de İran hava sahasını ihlal eden ABD İHA'sına ateş açılması ise bunun en açık kanıtıdır. Üstelik İran, Hürmüz boğazının denetimi açısından stratejik bir hamle yaparak Basra Körfezi'nde Devrim Muhafızları'na bağlı yeni bir donanma üssü kurmuştur. Bütün bu gelişmeler üst üste konulduğunda İran adım adım savaşa hazırlık sinyalleri veriyor.

Askeri Tedbirler

 

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, 1 Kasım 2012'de Basra Körfezi bölgesinde uluslararası hava sahasında, keşif uçuşu yapan bir Amerikan insansız hava aracının İran tarafından vurulduğunu duyurmuştur.[1] İranMeclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Muhammed Salih Cukar, konuya ilişkin, yarı resmi Genç Gazeteciler Kulübü'ne yaptığı açıklamada, "hava sahamızı ihlal ettiği için insansızABDuçağına ateş açıldı" ifadesini kullandı.[2] Uçağın, bilgi toplamak için geçtiğimiz 1 Kasım 2012'de İran hava sahasına girdiğini belirten Cukar; hava, kara ve deniz sahasını ihlal edenlerin kararlı ve sağlam bir cevapla karşılaşacağını mesajını vermiştir.

 

İran'ın önemli adımlarından bir diğeri ise Devrim Muhafızları'nın 5 Kasım 2012'de Hürmüz Körfezi'nde açtığı yeni donanma üssü olmuştur. İran askeri makamları, üssün Basra Körfezi'ndeki askeri deniz gücünü artırarak tehditlere karşı koymayı amaçladığını ifade etmektedir.[3] İran daha önce ABD ve AB'nin yaptırımları ve askeri tehditleriyle mücadele etmek amacıyla, gerekirse Hürmüz Boğazı'nı kapatabileceğini açıklamıştı. Bu durum dikkate alındığında Deniz Kuvvetleri'ne ait beşinci askeri üssün, Hürmüz Boğazı'nın savunulması, açısından son derece önemli bir görev üstlendiği görülmektedir.

 

Bu duruma paralel olarak İran'ın, 8 Kasım 2012'de duyurduğu hava, deniz ve kara kuvvetlerinin katıldığı geniş kapsamlı hava savunma tatbikatı akıllarda soru işaretleri bırakmıştır. İran'ın doğu, güney ve orta kesiminde yer alan sekiz ilde ve 850 bin kilometrekarelik genişliğinde bir alanda sekiz bini aşkın askerin görev alacağı bu tatbikat,İsrail ve ABD'ye ciddi bir mesaj vermeyi hedeflemektedir. Tatbikatın göze çarpan en önemli özelliği ise Devrim Muhafızları ve ona bağlı olan Besiç gibi paramiliter grupların da bu tatbikata katılması olmuştur.[4]

 

Ekonomik Tedbirler

 

Bir diğer önemli savunma refleksinin ise ekonomide yaşanmakta olduğu gözlemlenmektedir. Uzmanlar BM Güvenlik Konseyi'nin uyguladığı yaptırımların yanı sıra, ABD ve AB'nin yaptırım paketlerinin İran'ın ekonomisi üzerinde önemli hasar yarattığını kaydedilmektedir. Ekim 2012 başlarında İran para birimi riyalin Amerikan doları karşısında rekor düzeyde düşmesi üzerine yer yer huzursuzluklar çıkmıştır. Riyalin yılın başından bu yana yüzde 80 değer kaybettiği belirtilmektedir. [5] İran hükümeti bu değer kaybını para spekülatörlerinin bir oyunu olarak yansıtmaya çalışsa da İran Meclisi'nde önemli bir muhalif grup, Cumhurbaşkanı Ahmedinejat'ı bu işin sorumlusu olarak görmektedir.[6] Bu paralelde İran'da döviz tasarrufu ve yerli üretimi teşvik tedbirleri kapsamında, lüks tüketim maddeleri olarak adlandırılan bazı ürünlerin ithalat ve ihracatı durdurulmuştur.[7]

 

İran Bakanlar Kurulu, bu kapsamda "döviz tasarrufu, yerli üretimi artırma, tüketici ve üreticileri koruma" gerekçesiyle İran'da lüks ve temel tüketim maddesi olmayan ürünler ile inşaat malzemeleri artık ithal edilemeyecek. İhracatı yasaklanan ürünlerin başında ise gıda ve kimyasal ürünler gelmektedir. Buna göre; buğday, arpa, mısır, soya başta olmak üzere birçok tahıl ürünü ile kırmızı et, süt tozu, yağ çeşitleri, canlı hayvan, ham deri, araba lastiği, kağıt, çelik ve bazı kimyasal ürünler ikinci bir karara kadar ihraç edilemeyecek. Temel gıda ürünlerinin ihracatının yasaklanması ise İran olası bir askeri müdahaleye karşı savaş stoku mu yapıyor sorusunu akıllara getirmiştir.

 

Kasım 2012 itibariyle İran'ın savunma refleksinin giderek hassaslaşmakta olduğu görülmektedir. Özellikle ABD'deki başkanlık seçimlerini Obama'nın kazanmasının hemen ardından Netanyahu Hükümeti'nin İran'a yönelik askeri bir operasyon düzenlenmesi konusunda seçim baskısından kurtulmuş olan Obama'ya yeniden baskı yapması beklenebilir. Tahran ise bu durum karşısında muhataplarına artık daha hassas olduğunu göstermek istemektedir.

 

 

Bu açıdan Tahran'ın kritik adımlarını tekrar gözden geçirecek olursak:

 

 

1- İran Ordusu'nun 1 Kasım 2012'de Basra Körfezi'nde keşif uçuşu yapan ABD insansız hava aracına ateş açması İran'ın egemenlik haklarına asla müdahale edilemeyeceği kararlılığını göstermektedir.

2- İran, 5 Kasım 2012'de Basra Körfezi'nde kurduğu yeni donanma üssü ile Hürmüz Boğazı'ndaki üstünlüğünü perçinlenmek istemiştir.

3- İran'ın doğu ve güney bölgelerinde 850 bin kilometrekarelik genişliğinde bir alanda sekiz bini aşkın askerin görev yaptığı askeri tatbikat, daha önce yapılan askeri tatbikatlardan nitelik açısından ayrılmaktadır. Besiç milislerinin de katıldığı bu askeri tatbikat topyekûn savaş hazırlığı mesajı vermektedir.

4- İran Bakanlar kurulunun Kasım ayı başlarında açıkladığı ekonomik önlem paketinde temel gıda ürünlerinin ihracatı yasaklanmakta, İran'ın bu tedbiri savaş stoku yapıldığı görünümü vermektedir.

Sonuç

 

İran, önümüzdeki süreçte de ekonomik yaptırımların ve örtülü operasyonların hedefinde olacak. Fakat İran'ın savunma refleksinin giderek hassas bir görünüm alması uzun soluklu savaşın kısa vadede sıcak bir çatışmaya dönüşebileceği ve yakın gelecekte bir saldırı ihtimalini beklemekte olduğusinyallerini vermektedir. Bununla birlikte nükleer olma konusunu bir çıkar meselesi olarak gören İran'ın da sıcak çatışmadan kaçınacağını ve süreci kontrollü gerilim politikasıyla yöneteceği ifade etmek mümkündür. Ancak kontrollü gerilim politikalarının geçersiz hale gelmesi durumunda bölgeyi büyük bir kaosun beklediği açıktır.

 


 


 

[1] Iran warplane fired at U.S. drone in early November, The Washıngton Post, November 8, 2012, Çevrimiçi: http://www.washingtonpost.com/world/national-security/iran-warplane-fired-at-us-drone-in-early-nov/2012/11/08/f4f7587c-29e5-11e2-aaa5-ac786110c486_story.html

[2] 'ABD hava sahası ihlali yapıyordu, vurduk', Radikal, 09.11.2012, Çevrimiçi: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1107256&CategoryID=81

[3] Sipahiler donanma 5. bölge komutanlığı hizmete girdi, Fars News Agency, 04.11.2012, Çevrimiçi: http://turkish.farsnews.com/newstext.aspx?nn=9107116868

[4] Army, IRGC begin joint maneuver in eastern Iran, Press Tv, November 12, 2012, Çevrimiçi: http://presstv.com/detail/2012/11/12/271721/iran-army-irgc-begin-joint-maneuver/

[5] "Iran's rial hits an all-time-low against the US dollar", BBC News, 1 October 2012, Çevrimiçi: http://www.bbc.co.uk/news/business-19786662

[6] Ahmedinejad'a bir yılda ikinci sorgulama, NTVMSNBC, 04.11.2012, Çevrimiçi: http://www.ntvmsnbc.com/id/25394866/

[7] İran "lüks ithalatı" yasakladı, Milliyet, 08.11.2012, Çevrimiçi: http://ekonomi.milliyet.com.tr/iran-luks-ithalati-yasakladi/ekonomi/ekonomidetay/08.11.2012/1624045/default.htm

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-09-2019

IŞİD'in Tarihsel Gelişimi ve Dinamikleri

IŞİD sadece Suriyeli gruplar için değil hem bölgesel güçler hem de küresel aktörler için büyük bir tehlike olarak görülüyor.