İran'da Seçim

Yazan  17 Haziran 2009
İran’da geçtiğimiz Cuma günü cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Seçim Ahmedinecad ve Musavi arasında geçti.Musavi İran’daki değişim ve reform temsilcisi olarak görülüyordu.

Son otuz yıl içinde seçim kampanyasına ilk kez eşiyle elele katılarak "kadınlar daha fazla özgürlüğü hak ediyor" diyerek kadınların oylarına talip oldu.Bu durum yalnızca İran'da değil bütün dünyada kadınlara hak ettiklerinin verilmesi yerine kadınların propaganda aracı olarak görülmesinin de bir sonucudur.

Her ülkede seçim öncesi yapılan karşılıklı suçlamalar İran'da da yaşandı. Demokrasinin yerleşemediği ülkelerde seçim sonrası "seçime hile karıştı" iddiaları İran'da da yaşandı. Bütün bunlar geride kaldı ve seçim muhafazakâr Ahmedinecad'ın zaferiyle sonuçlandı.

1979 yılındaki devrimden bugüne halkın beklentisi gerçekleşmedi. Humeyni'nin son derece mütevazı yaşamının aksine, birçok Ayetullah'ın ekonomik anlamda tekelleşmesi, halk fakirlikle uğraşırken, birçok Ayetullah'ın lüks bir hayat sürmesi imajlarına son derece zarar veriyor. Bu durum açıkça gösteriyor ki Şah Döneminden İslam Devrimi Dönemine geçilmiş olmasına rağmen toplumda rahatsızlık oluşturan en önemli sorun ekonomik sorun olarak ortaya çıkıyor.Yaşam standartları ve refah seviyesinin otuz yılda fazla değişmediği anlaşılıyor.Batının ve ABD' nin uyguladığı ambargolar ülkede yeterli yatırımların yapılmasını engelliyor.Irakla yaptığı uzun süren savaşın etkilerinin tam olarak ortadan kalktığını da söylememiz mümkün değil.Ayrıca savaşın devrimi içe kapanmaya ve yer yer de insan haklarını ihlale kadar gittiği şeklinde görüşler de mevcut.

Bütün bu sorunlar Ahmedinecad'ı çok kolay bir gündemin beklemediğini açıkça gösteriyor. İlk ve en önemli sorun İran'ın nükleer programını nasıl sürdüreceği ve buna dünyanın yani ABD'nin nasıl tepki vereceği değil, küresel krize hazırlıksız yakalanan büyük bütçe açığını nasıl kapatacağı oluşturuyor. Her ne kadar Ahmedinecad ilk açıklamasını nükleer programın devam edeceği şeklinde yapsa da en önemli sorun ekonomik sorundur.Petrolün varili yüz elli dolara ulaşmasına rağmen halkın refah seviyesinde değişen bir şey olmadığı görülüyor.Nükleer program ancak ikinci sırayı alabilir.İsrail'in tehditlerinin ne kadar ciddiye alınacağı yeni dönemin merak edilen gündem konuları olmaya devam edecek.

Türkiye ile ilgili ilişkiler konusunda bir sorun yaşanmayacak gibi görünüyor. Ekonomik ilişkiler hızla gelişiyor. Ancak en önemli mal olan doğalgaz konusunda geçen kış yaşanan sıkıntıların tekrarlanmaması gerekiyor.Tabii ki İran Türkiye'nin Türkistan'a giden yolu üzerindedir.Ama unutulmamalıdır ki Türkiye de İran'ın Avrupa'ya açılan kapısıdır.

Doç. Dr. Meşküre Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?