Pakistan’daki Asker-Sivil Krizi Nerede Başlar, Nerede Biter?

Yazan  13 Ocak 2012
Bağımsızlık tarihinin yaklaşık 38 yılı askeri yönetimler altında geçen Pakistan’da, ordunun siyasetteki etkisinin yadsınamaz bir ağırlığı bulunmaktadır.

1999'da Navaz Şerif Hükümeti'ni devirerek yönetime geçen Ordu Komutanı General Pervez Müşşerref'in 2008 yılında istifa etmişti.[1] Görevinden ayrılmadan önce kendisine yakın isimlerden atadığı ve halen görevlerine devam eden genelkurmay karargâhıyla Pakistan Başbakanı Gilani hükümeti arasında bugüne kadar birçok kriz yaşandı.[2] Hükümet ile ordu arasındaki yeni krizin sebebi ise Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani'nin, Savunma Bakanı emekli General Naim Halid Lodhi'yi görevden alması oldu. General Halid Lodhi, görevini kötüye kullanmakla suçlanmaktadır.[3] Pakistan'da hükümet ile ordu arasındaki gerginliğin temelinde, Mayıs 2011′de ABD'li Amiral Mike Mullen'e gönderilen ve Pakistan'da ordunun darbe hazırlığına karşı yardım isteyen bir bilgi notu yer almaktadır. Notta, Pakistan Ordusu'nun ABD'nin Usame Bin Ladin'i öldürmesinden sonra olası darbe girişimine karşı yardım istediği iddia edilmiştir.[4]

 

Ekim 2011'de, Pakistan asıllı ABD'li işadamı Mansoor Ijaz'ın Financial Times'da yazdığı bir köşe yazısında, Mayıs ayında ABD güçlerinin Usame Bin Ladin'i ülke topraklarında operasyon düzenleyerek öldürmesi sonrasında, Pakistan hükümetinin olası bir askeri darbeye karşı yardım istemek için ABD yönetimine bir mektup ilettiğini ifşa etmiştir.[5] Pakistan Hükümeti ve Washington Büyükelçisi Hüseyin Hakkani her ne kadar söz konusu iddiaları yalanlasa da süreç Büyükelçi Hüseyin Hakkani'nin istifa etmesiyle sonuçlamıştı.[6] Mektubu kimin yazdığı ya da Amerikalılara kimin ilettiği henüz anlaşılamadı. Fakat Genelkurmay Başkanı Eşfak Kayani ile İstihbarat Teşkilatı Başkanı Korgeneral Ahmed Şuca Paşa, konuyla ilgili davayı yürüten Anayasa Mahkemesi'ne verdikleri ifadede söz konusu belgenin orduyu zan altında bırakmaya yönelik bir komplo olduğunu söylemişlerdir.[7]

 

Pakistan Ordusunun Hükümet'e Yönelik Tavrı

 

Pakistan, 1947'deki bağımsızlığından bu yana dört kez askeri darbe ile demokrasiye uzunca bir süre ara vermek durumunda kalmıştır. Bu darbeler dizisi ülkenin kurucusu sayılan Muhammed Ali Cinnah'ın ölümü ardından patlak vermiştir. İlk askeri darbe, General M. Eyüb Han'ın, 1958 yılında idareye el koyması ile gerçekleşmiştir.General M. Eyüb Han'ın 1969 yılına kadar siyasi idareyi elinde bulundurmuştur. Eyüb Han'ın 1969 yılında istifa etmesi üzerine Doğu Pakistan'da ayaklanmalar baş göstermiş bunun üzerine General Ağa M.Yahya Han idareye el koyması üzerine Pakistan demokrasisi ikinci kez kesintiye uğramıştır. Seçimle işbaşına gelen Başbakan Zülfikar Ali Butto Hükümeti'ne karşı 1977 yılında General Ziya-ul Hak tarafından gerçekleştirilen askeri darbe ile Pakistan 1978-1988 yılları arasında üçüncü kez askeri idare ile yönetilmiştir. Pakistan'daki son askeri müdahale ise Nevaz Serif Hükümeti'nin Pervez Müşerref tarafından 1999 Ekim ayında devrilmesi ile yaşanmış ve Pervez Müşerref'in ülkedeki siyasi hâkimiyeti 9 yıl sürmüştür.[8]

 

Bağımsızlık tarihinin yaklaşık 38 yılı askeri yönetimler altında geçen Pakistan'da, ordunun siyasetteki etkisinin yadsınamaz bir ağırlığı bulunmaktadır. Bu bağlamda görev süreleri mevcut hükümet tarafından üç yıl daha uzatılmasına rağmen Başbakan Gilani hükümetiyle yıldızları bir türlü barışmayan generaller, hükümetin başta ABD ile ilişkileri ve icraatlarını her fırsatta eleştirmekten geri durmamaktadır. Amerikan yardımlarının ülke bağımsızlığını tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle 2009 yılının Ekim ayında hükümete ilk muhtırasını veren ordu, daha sonra Amerikan insansız uçaklarınca yapılan saldırıları, bir CIA ajanının Lahor'da iki Pakistanlıyı öldürmesinden sonra serbest bırakılmasını ve en son Usame Bin Ladin'in hükümetten habersiz Amerikan operasyonuyla öldürülmesi olaylarında Gilani yönetimini sert dille eleştirmiştir.[9] Hatta Pakistan'ın egemenlik haklarının çiğnetildiği tepkilerine yol açmıştı.

 

Gilani'nin hükümeti, Pakistan'ın ABD büyükelçisinin istifasına yol açan söz konusu mesajın ortaya çıkmasının ardından Pakistan ordusunu hedef alan açıklamaları da giderek sertleştirmişti. Her fırsatta ordunun meclise hesap vermek zorunda olması gerektiğini belirten Pakistan Başbakanı, hiçbir kurumun devlet içinde devlet gibi davranamayacağını, ülkedeki seçilmiş hükümeti devirmek için çeşitli komploların yapılmakta olduğunu ancak bunlara boyun eğmeyeceğini ifade etmişti.[10]Başbakan Gilani, aslında bu hamlesiyle halkın oylarıyla seçilmiş iktidarın ülkedeki esas meşru güç olduğunu ve silahlı kuvvetler de dahil olmak üzere diğer tüm kurumların buna saygı göstermesi gerektiğini mesajlarını vererek kamuoyunu yanına almaya çalışmıştır.

 

Pakistan Ordusu, Savunma Bakanı General Naim Halid Lodhi'nin görevden alınmasına ise Pakistan ordusu, sert tepki gösterdi. Ordu Basın Bilgilendirme Merkezi'nden (ISPR) yapılan açıklamada, Lodhi'nin söz konusu gerekçelerle görevden alınmasının ciddi sonuçlar doğuracağı ve potansiyel gelişmelere yol açacağı uyarısında bulunmuştur. Ayrıca, Ordu Komutanı General Kayhani'nin aralarında kuvvet komutanlarının da bulunduğu beş generalden oluşan genelkurmay heyeti son gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya gelmiştir. Toplantının konusunun ne olduğu ile ilgili her hangi bir açıklama yapılmazken, Pakistan ordusunun ülkedeki politik soruna yönelik bir sonraki adımı görüştüğü olasıdır. Ordu, savunma bakanının görevden alınmasını, Pakistan hükümetinin ABD'den orduya karşı yardım istediği iddialarının başlattığı mesaj skandalının bir uzantısı olduğunu düşünmektedir.

 

ABD'nin Pakistan Operasyonları Ardındaki Saklı Gerçek

 

Geçtiğimiz yılın Kasım ayında NATO helikopterlerinin, Pakistan-Afganistan sınırındaki bir kontrol noktasına düzenlediği saldırıda ölen 28 Pakistanlı askerin yaşamını yitirmiştir.[11] Pakistan ordu sözcüsü Tümgeneral Ahtar Abbas'ın verdiği rakamlara göre son üç yıldaPakistantopraklarına düzenlenenNATO saldırılarında 72 askerlerini kaybederken, 250'den fazla asker ise yaralanmıştır. Pakistanhükümeti ise olaya tepki olarak NATO'nun ana ikmal yolu üzerinde bulunun Torkham sınır kapısını kapatmış ve Afganistan'daki uluslararası kuvvetlere malzeme taşıyan konvoyları durdurmuştur. Pakistan ayrıca, Amerika'dan Belucistan eyaletinin güneybatısındaki bir hava üssünü 15 gün içinde boşaltmasını istemişti.[12] Hükümetin bu kararı vermesinde Pakistan Ordusu'nun önemli bir payı olduğu gerçeği asla unutulmamalıdır. Tüm bu gelişmeler Pakistan Ordusu'ndaki "Pakistan'ın egemenlik haklarının ABD tarafından ihlal edildiği" düşüncelerini kuvvetlendirmiştir.

 

Aslında ABD'nin, Pakistan'a yönelik planının ana hatları 2007'de belirginleşmişti. Kasım ayında The Washinton Post gazetesi yayınlanan "ABD'nin Pakistan için gizli bir planı var" başlıklı haberde, Pakistan'ın nükleer silahlarının güvende olmadığı ve ABD'nin bunları güven altına almayı planladığı belirtiliyordu. Habere göre Müşerref kontrolü kaybetmesi durumda nükleer silahlar ABD/İsrail karşıtı güçlerin eline geçebilir ya da ABD karşıtı generaller darbe yapabilirdi.[13] 2011 Kasım ayında gerçekleşen ve 26 Pakistan askerinin ölümüne neden olan saldırının, Amerikalı General John Allen'ın Pakistan Genelkurmay Başkanı Eşfak Pervez Kayani ile sınır kontrolü ve işbirliği konularını görüşmesinden bir gün sonra düzenlendiği hatırlanacak olursa ABD tarafından Pakistan Ordusu'na yönelik örtülü bir mesajın verilmek istendiği gerçeği ortaya çıkabilir.

 

Sonuç

 

Pakistan'da ordu ve hükümet arasında yaşanan siyasi kriz, 2008'den bu yana devam etmekte olan siyasi erki paylaşma mücadelesinin sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Başbakan Gilani Hükümeti, siyasi iktidarını korumak için kendisine yönelik darbe teşebbüsünde bulunduğu iddia edilen isimleri etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. ABD'li Amiral Mike Mullen'e gönderilen ve Pakistan'da ordunun darbe hazırlığına karşı yardım istediği gerçeği akıllarda tutulacak olursa Gilani Hükümeti'nin güvendiği siyasi gücün ise ABD askeri gücü olduğu düşünülebilir. Fakat Pakistan Ordusu'nun, Pakistan siyasetindeki yarım yüzyıllık etkinliği düşünüldüğünde Gilani Hükümeti'nin siyasi yaşamı da büyük risk altında gözükmektedir.

 

 


 

[1] Pervez Müşerref istifa etti, NTV-MSNBC, 19 Ağustos 2008, Çevrimiçi: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/456479.asp

[2] Pakistan'da ordu ve hükümet karşı karşıya geldi, BBCTürkçe, 11 Ocak 2012, Çevrimiçi: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/01/120111_pakistan_military.shtml

[3] Pakistan ordusundan darbe tehdidi, Hürriyet, 11 Ocak 2012, Çevrimiçi: http://www.hurriyet.com.tr/planet/19658611.asp

[4] Pakistan army chief dismisses coup rumours, BBCNews, 23 December 2011, Çevrimiçi: http://www.bbc.co.uk/news/world-asia-16315282

[5] Pakistan memo puts pressure on Zardari, Financal Times, November 17, 2011, Çevrimiçi: http://www.ft.com/intl/cms/s/0/601109bc-1139-11e1-a95c-00144feabdc0.html#axzz1jI85NfEt

[6] Pakistan'ın Washington Büyükelçisi istifa etti, Dünya Bülteni, 22 Kasım 2011, Çevrimiçi: http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=184560

[7] Pakistan'da ordu ve hükümet karşı karşıya geldi, BBCTürkçe.

[8] Ülke rehberi: Pakistan, BBCTürkçe, 15 Nisan 2009, Çevrimiçi: http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2004/01/040112_pakistan_rehber.shtml

[9] Pakistan'da hükümet ile ordu arasında yeni kriz, Akşam, 12 Ocak 2012, Çevrimiçi: http://www.aksam.com.tr/savunma-bakani-lodhi-gorevden-alindi--91799h.html

[10] Pakistan'da askeri darbenin ayak sesleri, Yeniçağ, 12 Ocak 2012, Çevrimiçi: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=61848

[11] Nato air attack on Pakistani troops was self-defence, says senior western official, The Guardian, 27 November 2011, Çevrimiçi: http://www.guardian.co.uk/world/2011/nov/26/nato-air-attack-pakistan-soldiers

[12] "NATO'nun iddiasını ve özrünü kabul etmiyoruz", Hürriyet, 28 Kasım 2011, Çevrimiçi: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19342085

[13] İbrahim Karagül, Darbe geliyor! İç savaş yetmedi mi?, Yenişafak, 12 Ocak 2012, Çevrimiçi: http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=12.01.2012&y=IbrahimKaragul

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 08-07-2020

Kosova-Sırbistan Görüşmelerinde Liderlik Çekişmesi

Kosova-Sırbistan anlaşmazlığı, Balkanlarda sürdürülebilir istikrarın önündeki en önemli engel olarak görülüyor.