< < Saakaşvili Gürcistan'ın Putin'i mi Olmak İstiyor?


Saakaşvili Gürcistan'ın Putin'i mi Olmak İstiyor?

Yazan  19 Ekim 2010

Gürcistan Parlamentosu 15 Ekim oturumunda Anayasa'da bazı değişiklikler yaptı. Değişiklikler lehine 112 milletvekili, aleyhine ise 5 milletvekili oy kullandı. Değişikliklerin bır kısmı 1 Ocak 2011 yılından, önemli kısmı ise 2013 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yürürlüğe girecektir.

Yeni değişikliklere göre, Gürcistan siyasi sistemi değiştirilecek, cumhurbaşkanının yetkileri azaltılacak, parlamento ve hükümetin yetkileri ise artırılacaktır. Aynı zamanda hükümetin oluşturulmasında Parlamentonun rolü artacaktır.

Muhalefet yeni değişiklikleri eleştirerek, Anayasanın Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili`nin isteği ve şahsiyeti üzerine değiştirildiğini iddia etmektedir. Bu iddiaya göre, Saakaşvili Anayasa gereği üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılamayacağından 2013 yılından sonra kendisini hızla Başbakan görevine hazırlamaktadır. Bu sürece kadar da Başbakan görevindeki yetkilerinin artırılmasını hedeflemektedir.

Mihail Saakaşvili yeni değişikliklerin Gürcistan`ı daha ileri götüreceğine olan inancını dile getirdi: "Değişiklikler uluslararası standartlara uygun. Anayasanın Cumhurbaşkanın istekleri doğrultusunda değiştirildiği iddialarını kabul etmiyorum". Saakaşvili kendisini Rusya Başbakanı Vladimir Putin`le kıyaslayan muhalefeti de bu sözlerle eleştirdi: "Rusya Anayasasına göre, Cumhurbaşkanının yetkileri Başbakanın yetkilerinden daha fazla. Buna rağmen, Putin`in halen Rusya`da sözünün daha geçerli olduğunu söylemek mümkün".

Gürcü muhalefeti Saakaşvili`nin Başbakan olacağını ve daha kaç yıl Gürcistan`ı yöneteceğini kafasına yerleştirmiş bile. Muhalefet bu senaryoya karşılık Anayasa değişikliklerinde eski cumhurbaşkanlarının başbakan seçilmesini yasaklayan maddenin eklenmesine gayret gösterdi. Ancak muhalefetin bu çabaları bir sonuç getirmedi. İktidar partisi bu maddeyi görüşmeden reddetti.

Gürcistan`ın Rusya ile iki yıl önceki savaşta topraklarını kaybetmesine, Güney Osetya ve Abhazya`nın geri dönüşünü zorlamasına rağmen, Saakaşvili`nin reytingi ülkesinde halen yüksek. Saakaşvili`nin bu yıllardaki siyasi ve ekonomik reformları halkın büyük kısmının desteğini kazanmış, Gürcistan`da eski yıllarda mevcut olan yolsuzluk büyük oranda ortadan kaldırılmış, yeni yollar yapılmış, maaşlar artırılmıştır. Buna göre de, Saakaşvili`nin lideri olduğu Ulusal Harekat-Demokratik Cephesi`nin yöneticilerinden Avtandil Demetraşvili Cumhurbaşkanının gelecek yıllarda Başbakan olacağının altını çizmektedir.

Gürcistan`da 2013 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir yıl önce Parlamento seçimleri yapılacak. Bu seçimlerde ise Ulusal Harekat-Demokratik Cephesi`nin yeniden zafer kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Gürcistan`ın yeni Cumhurbaşkanı kim olacak sorusuna da Saakaşvili ve iktidar partisi yanıt bulmuş gibi. Saakaşvili`nin yerine Mayıs ayında Tiflis belediye seçimlerinde yeniden zafer kazanmış Gigi Ulugava`nın ileri sürülmesi beklenmektedir. Zaten, Saakaşvili de Cumhurbaşkanlığı yarışına zamanında Tiflis belediye başkanlığı görevinden başlamıştı.

Böylece, Gürcistan`da her şey Saakaşvili`nin istediği şekilde yürüyor. Muhalefet liderlerinden Nino Burcanadze, İrakli Okruaşvili ve Levan Qaçeçiladze`nin öteden beri yeni bir siyasi oluşum faaliyetleri bir sonuç getirmiyor. Muhalefetin Saakaşvili'yi Cumhurbaşkanı görevini tamamlamadan istifaya zorlama planları da küme düştü.

Normalde Anayasa değişiklikleri muhalefetin işine yaramalı idi. Çünkü, Başbakan ile Parlamentonun yetkilerinin artırılması Parlamento seçimlerinin cazibesinin artırılması anlamına geliyor. Ancak muhalefet gelecek Parlamento seçimlerinde iktidar partisinin yeniden zafer kazanacağı ve böylece Saakaşvili`nin ülkeyi yönetmekte devam edeceği ihtimalleri üzerinden hesaplar yaptığından değişiklikler aleyhine çıkıyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...