AFGANİSTAN HÜKÜMETİ BARIŞ SÜRECİNDEN NASIL DIŞLANDI?

Yazan  12 Şubat 2019

Afganistan’da barışın temini amacıyla, geçtiğimiz yaz ABD hükümet temsilcileri ve Taliban mensupları Katar’da görüşmelere başladı. Ocak ayında gerçekleştirilen görüşme turunda tarafların ilke olarak iki konu üzerinde anlaştığı belirtiliyor. Birincisi ABD’nin askerlerini Afganistan’dan çekmesi; ikincisi ise Taliban’ın, Afganistan topraklarının uluslararası terörist gruplar tarafından kullanılmayacağı hususunda söz vermesi.  ABD askerlerinin Afganistan’dan çekilme takvimi henüz belli değil; Taliban’ın da ABD’ye verdiği söze ne kadar bağlı kalacağı!

Ancak mevcut koşullarda belli olan iki husus var; birincisi ABD ve Taliban bir anlaşmaya varmak üzere anlaşmışlar;  taraflar arasında görüşmelerin devam edecek olması bunun somut kanıtı. İkinci husus ise ABD-Taliban görüşme masasında yer almayan Afganistan hükümetinin barış görüşmelerinden dışlanmış olduğu gerçeği.

Afganistan hükümetinin barış görüşmelerinden dışlanmış olması Taliban açısından bir başarı; zira Taliban “ABD kuklası” olarak tanımladığı Afganistan hükümeti ile görüşme masasına oturmak istemiyor ve muhatabının sadece ABD olduğunu ileri sürüyor. Afganistan hükümetinin barış görüşmelerinden dışlanması ABD açısından ise bir strateji değişikliği. Zira ABD yönetimi Afganistan’da barışın Afganistan hükümeti ve Taliban arasında gerçekleştirilecek görüşmelerle, kısaca Afganlar tarafından/Afgan sahipliğinde gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyordu.

ABD’nin Taliban ile masaya oturması Afganistan’da barışın bizzat Afganlar tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği yönündeki görüşte ısrarcı olmamasından ve müdahil olmazsa hükümet ve Taliban’ın masaya oturma ihtimalinin bulunmadığı inancından kaynaklanıyor.

Afganistan hükümetinin barış sürecinden dışlanmış olduğu gerçeği Afganistan siyasiler tarafından da açıkça kabul edilen ve eleştirilen bir husus. Mesela Parlamento alt-kanadı Wolesi Jirga sözcüsü Abdul Rauf Ibrahimi hükümetinin dışlandığını belirterek; hükümetin dışlanmış olduğu barış sürecinden sonuç çıkmayacağını belirtti.

Afganistan hükümetinin barış sürecinden dışlanıyor olmasını sadece ABD-Taliban görüşmeleri üzerinden görmüyoruz. 

Geçtiğimiz Aralık ayında Taliban heyeti İran’ı ziyaret etti; İran hükümeti Taliban ile yapılan görüşmelerinin amacının Afganistan’a barış getirmek için rakip Afgan taraflar arasında barış müzakerelerinin başlatılmasını sağlamak olduğunu açıkladı.  İran Afgan barış sürecinde tarafların bir araya gelmesi içinkolaylaştırıcı rol oynamaya çalıştığı imajı çiziyor; ancak Taliban’ın ileri sürdüğü gibi İran ile yapılan görüşmelerde ABD askerinin çekilmesi sonrası, Taliban’ın ifadesiyle “işgal sonrası” Afganistan’ın durumu görüşüldü ise masada Afganistan hükümetinin olmaması İran ve Taliban’ın Afganistan hükümetini dışlamakta olduğunu gösteriyor.

Afganistan hükümetin dışlanmakta olduğunun bir diğer örneği ise bu ay Rusya’da gerçekleştirilen Taliban mensupları ile Afgan siyasiler ve sivil toplum örgüt temsilcilerinin katılmış olduğu konferans. Konferans “Afgan-içi” barış sürecinin bir parçası olarak tanımlandı ama konferansta hükümet temsilcileri yer almıyordu. Hükümetin yer almadığı, dolayısıyla “Afgan-içi” nitelendirmesinin tartışmaya açık olduğu bu konferansta Afganistan heyetine eski devlet başkanı Hamid Karzai’nin başkanlık etmesi,

Afgan muhalefetinin Afgan hükümetine karşı Taliban’ın yanında yer aldığı izlenimine sebep oluyor ve dolayısıyla bu Afgan muhalefetinin Afgan hükümetini zayıflatma girişimi olarak da okunabilir.  Moskova’da gerçekleştirilen konferans Afgan hükümetinin- beklenebileceği üzere- tepkisini çekti; Afganistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sebghat Ahmadi konferansın Afganistan’ın barışa ulaşmasına hiçbir şekilde yardımcı olmayacağını belirterek; konferansı “politik bir drama” olarak tarif etti.  Konferansa Rusya’nın ev sahipliği yapması, üstelik Taliban’ın açıkça konferansın bizzat Rusya tarafından organize edildiği belirtmesi vekonferansa hükümetin davet edilmemesi Rusya’nın da Afganistan barış sürecinde Afgan hükümetine herhangi bir rol atfetmediği sonucunu çıkarmamıza neden oluyor.

Taliban’ın Afganistan hükümetini muhatap almama tutumunun, ABD, Rusya ve İran tarafından, Taliban ile görüşmek suretiyle dolaylı da olsa desteklenmesi, bu tutumun Afgan muhalefeti tarafından da savunulması, sahada ülkenin yarısını kontrol eden Taliban’ın  siyaset sahnesinde de Afganistan hükümetine karşı güç kazanması demek. Taliban’ın Afgan hükümetine karşı güç kazanması demek Afgan hükümetinin Taliban’a taviz vermek zorunda kalması demek. Geçtiğimiz hafta sonu Afganistan devlet başkanı Ghani’nin Taliban’a Kabil’de bir ofis açmalarına izin vermeye hazır olduğunu açıklaması buna yeni bir örnek.

Son Düzenlenme Salı, 12 Şubat 2019 14:42
Doç. Dr. Dilek Yiğit

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bircihan D. Dilek   - 20-08-2019

F35 Stealth Uçakları Coğrafyamızdaki Dengeleri Nasıl Etkileyecek?

Haziran ayında yabancı basında, İsrail ve Güney Kıbrıs Akrotiri meydanında konuşlu İngiliz F-35 Stealth (düşük görünürlüklü) uçaklarının birlikte Irak ve Suriye üzerinde tatbikat uçuşları gerçekleştirecekleri haberini okuduğumda, aklımı ülkelerin gelecekte “Egemen Hava Sahası Kontrollerini”  nasıl y...