Demokrasi Adası

Yazan  20 Mayıs 2010
Kırgızistan’daki olaylar az da olsa devam ediyor. Olaylarla birlikte tabii ki söylentiler de.

Geçici hükümet kontrolü sağlamak için son derece dikkatli davranıyor. Ortamı germeden olayların biran önce sona ermesine çaba gösteriyor. Bu amaçla halkın elindeki ruhsatsız silahları satın almaya karar verdi. Fakat bugüne kadar silahların ancak % 30'u teslim edildi. Nisan ayındaki olaylarda İçişleri Bakanlığı hariç Devlet Koruma Müdürlüğünün 207 silahını, gizli servis Milli Devlet Güvenlik Komitesi'nin ise 100 silahını kaybettiği biliniyordu.

Geçici hükümet çatışmalara meydan vermeden yapılan zamları geri çekip özelleştirmelere müdahale ederek tansiyonu oldukça düşürdü. Ancak az da olsa devam eden olaylardan anlaşılıyor ki Kırgızistan'daki olayların durmasını istemeyenler var.

Ülkenin kuzey ve güney olarak bölünmesi çağrısını yapan bildiriler sokaklarda dolaşıyor. Geçici hükümet bildirilerin Kurmanbek Bakiyev tarafından yapıldığını savunuyor. Rus gazetesi Kommersant Kırgızistan İçişleri Bakanına dayanarak verdiği haberde bölünme çağrılarının "radikal dini örgütler" tarafından desteklendiğini iddia etti. İddiaya göre, bu tür teşkilatlar Orta Asya'da hilafet kurulması yönünde ilk adımın bölünme yoluyla atılabileceğine inanıyor.

Çalışmalarını sürdüren Anayasa komisyonu herkesin önerisini almak için telefon hattı kurdu. Tartışılan konulardan bir tanesi de laiklikti. Radikal dini örgütler faaliyet gösterse de "laik ülke" terimi anayasada yer aldı.

Kırgızistan'ı bu olaylar kadar sıkıntıya sokan önemli bir husus da Özbekistan ve Kazakistan'ın Nisan olaylarının ardından sınırlarını hemen kapamasıdır. Kırgızistan bu nedenle adeta abluka altında bulunuyor. Bu durum dışarıdan hiçbir mal getirilemediği için ekonomik sıkıntıların yeni olaylara neden olabileceği şeklinde yorumlanıyor. Sınırların kapalı kalması bir transit ülke olan Kırgızistan bütçesinin önemli bir kısmını oluşturan gümrük vergilerinin kesilmesine neden oldu. Özellikle Çin mallarını Kazakistan ve Rusya'ya taşınmasından elde edilen gelirin kesildiğine ve birçok tarım ürünün ülke de bulunmadığına dikkat çekiliyor. Bu sorunlardan doğacak sıkıntılarda doğal olarak geçici hükümeti hedef alacak. Bu sorunların boyutu olumsuz gelişmelere neden olabilir. Kırgızistan'ın en azından insani haklar açısından bu ablukadan kurtulması gerekir.

Kırgızistan'ın içinden geçtiği zor durumda komşuları, özellikle Türk Cumhuriyetleri gereken desteği vermelidir. Bu Türk Cumhuriyetlerinin başında tabii ki Türkiye Cumhuriyeti gelmelidir. Kırgızistan'da bu sancılı dönemi nispeten rahat atlatmalıdır.

Kırgızistan doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle bir bütündür. Birlikte hareket ettiği sürece daha da güçlenecektir. Cumhurbaşkanları, başkanları ülkenin her tarafından olabilir. Kırgızların hepsi bir millettir.

Dileğimiz bu olayların ve sıkıntıların biran önce sona ermesi, Kırgızistan'ın tekrar Orta Asya'nın demokrasi adası konumunu sürdürmesidir.

Doç. Dr. Meşküre Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Aslan Yaman   - 29-09-2020

Karadeniz’deki Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin Bölgesel Politikalarında Kaldıraç Olarak Kullanılabilir mi?

Özet Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. ...