Farklı Boyutlarıyla İran İslami Devrim Muhafızları Ordusu (2)


Farklı Boyutlarıyla İran İslami Devrim Muhafızları Ordusu (2)

Yazan  19 Mart 2010
Yazının ilk bölümünde İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun (İDMO) kuruluşu esnasında öngörülmüş olan gerilla tipi bir yapılanmadan; nasıl düzenli, klasik ve ayrıcalıklı bir ordu yapısına geçtiği süreç ortaya konuldu.

Bu bölümde ise İDMO'nun askeri alan dışına yayılma sürecinde gerçekleştirdiği kültürel, ekonomik ve politik faaliyetlerle ilgili, ana hatlarıyla bazı bilgiler verilecektir..DMO İslam rejiminin süreğenliğini güvenceye alan en başta gelen kurumlardan biri olduğu itibariyle, rejimin en çok güvendiği çok işlevli bir kurum özelliğine sahiptir. Rejimi iç ve dış tehditlere karşı korumaktan yükümlü olan İDMO, sistem içinde sahip olduğu nüfuz ve elde ettiği bazı ayrıcalıklardan dolayı askeri etkinlikler alanının sınırlarını aşan girişim ve etkinliklerde bulunması anormal bir olgu olarak görünmemelidir. Neden? Çünkü klasik bir ordunun görev ve özelliklerini aşan yetkilerle donatılmış bir yapıya sahip olduğu için. Bu nedenle İDMO sahip olduğu birçok alt birimleri aracılığıyla ekonomik, politik ve kültürel etkinlik alanlarında kendi varlığını hissettirmektedir.

İDMO'nun başkomutanı; başkanı olarak cumhurbaşkanı, savunma bakanı, dışişleri bakanı ve Devrim Lideri'nin temsilcilerinin yanı sıra Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin etkin üyelerinden biri olmaktadır. İDMO; askeri etkinlik alanında ordu, politik etkinlik alanında parti, ekonomik etkinlik alanında tekelci tröst veya kartel, kültürel etkinlik alanında kitle iletişim ve eğitim olanakları aracılığı ile duygu ve düşünce mühendisliği ile uğraşan karmaşık yapısal özelliklere sahip bir kurum niteliğindedir. Kurumun eski üyesi olan Ahmedinejad'ın cumhurbaşkanlığı konumuna gelmesinden sonra, İDMO; Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde, iç ve dışişleri bakanlıklarında, parlamentoda, yargıda ve devletin denetiminde olan kitle iletişim araçlarının yönetiminde etkin bir konuma sahip olmuştur.


Aslında İDMO'nun askeri etkinlikler alanı dışına yayılma sürecinin başlangıç noktası 1988'de İran-Irak savaşının bitmesi ile başlamıştır. Geniş kitleleri bünyesine katarak ülkeyi iç ve dış tehditlere karşı korumuş ve devrimin en değerli sermayelerinden biri olan büyük çaplı bir askeri kuruluşun mensupları olarak gösterdikleri fedakarlıkların karşılığını, sistemin diğer alanlarına yayılarak almayı hedeflemişlerdi. Savaşın geride bıraktığı yıkıntıları onarma ve toplumsal refahın yükseltilmesi hedefini güden kalkınma projeleri, dönemin cumhurbaşkanı Rafsancani hükümetinin temel uğraşı konusuydu. Kalkınma sürecinin başlatılmasıyla birlikte İDMO; kültürel, ekonomik ve politik alanlarda etkinliğini arttırabilmek için hedef ve işlev değişikliğini amaçlayan yapısal değişim sürecine girdi. Totaliter anlayış temelinde büyümeyi hedefleyen süreçlerin seyri, İDMO'nun ülkenin en kapsamlı ve etkin kurumu haline gelebileceğinin belirtilerini vermekteydi.

Politik Etkinlikleri

1990'lardan sonra İDMO, ülkenin değişen iç ve dış koşullarını neden göstererek kuruluşun temel ilkelerinin yeniden gözden geçirilip değiştirilmesini onayladıktan sonra, kuruluşun alt birimlerinin yapısını değiştirerek statülerini güçlendirip yetkilerini arttırmıştır. Bu bağlamda, örneğin kendi bünyesindeki istihbarat idaresini, istihbarat teşkilatına Besic unvanını ise Besic Örgütü statüsüne yükselterek resmi ilişkiler kapsamında yetki alanını genişleterek etki gücünü arttırmıştır.

Diğer yandan aynı politik duruş ve tutum doğrultusunda, dönemin Cumhurbaşkanı Hatemi'nin başını çektiği reformcu hareketin etki ve hareket alanlarını daraltmak için, hem dönemin 5. parlamento seçimleri, hem de yerel kent ve köy konseyleri seçimlerinde kendine yakın gördüğü adaylara -ki çoğu İDMO bünyesinden ayrılıp siyasete atılmış kişilerdi- açık destek vererek çok etkin ve kapsamlı bir biçimde İran siyaset sahnesinin güçlü bir aktörü konumuna gelmiştir. Reformcuların iktidarda oldukları 1997-2005 yılları arasında yasama ve yürütme erklerinde istedikleri ölçüde serbest hareket edemeyen radikal muhafazakar kesim, toplumsal-kültürel ilişkiler ağına bağlı birçok alanda yeni yapılanmalara giderek neredeyse paralel devlet konumunda çalışan bir sistem oluşturmuşlardı.

2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra eski bir İDMO mensubu olan Ahmedinejad'ın cumhurbaşkanlığına seçildiğinin açıklanmasından sonra, devletin temel iktidar ilişkileri ağının neredeyse tüm alanlarını yani yasama, yürütme ve yargıyı ele geçirmiş olan radikal muhafazakar kesimin lokomotifi olan İDMO, bakanlar kurulunda, valiliklerde, idari birimlerde önemli ve hassas konumları işgal ederek yasama erkinin ardından yürütme erkinde de nüfuzunu en üst düzeye çıkarmış oldu. Artık paralel devlet konumundan gerçek devlet konumuna geçiş süreci bitmiş sayılırdı.

Bugün eski İDMO mensubu olan generaller, sistemin en hassas birimleri olan istihbarat bakanlığı, iç ve dışişleri bakanlıkları -valilik ve büyük elçilikler-, refah, ticaret, petrol, kültür ve İslami rehberlik, sanayi, bayındırlık ve kooperatifler gibi bakanlıklarda belirleyici konumlara getirilerek bürokratik ilişkilerde başat unsur olmayı sürdürmektedirler.

Ekonomik Etkinlikleri

İDMO'nun ekonomik etkinlik alanına ilk temelli girişimleri 1988'de savaşın sona erdirilmesinden sonra Rafsancani hükümetinin sağladığı bazı yasal düzenlemeler sonucunda kalkınma planları kapsamında uygulanan projelere katılımıyla başlatılmıştır. Bu süreç İDMO için büyük ekonomik getirim/rant fırsatları kazandırmıştır. "Kalkınma Çalışmaları" araştırma merkezinin raporuna göre, o dönemden günümüze İDMO'nun sahip olduğu şirketlerden sadece biri olan Hatemül Enbiya holdingi sanayi ve kalkınma projelerinin icraatında ülkenin en büyük müteahhitlerinden biri konumuna gelmiştir. Hidroelektrik barajlar, hava ve kıyı limanları, demir ve kara yolları, petrol-gaz ve petro-kimya sanayi ve Tahran'ın metrosu gibi dev projeler İDMO'ya bağlı şirketlerce uygulanmaktadır (1).

Reformcuların iktidarda oldukları 1997-2005 yılları arasında çıkar çatışmalarından dolayı, İDMO ile hükümet arasında çıkan bazı sürtüşmeler iki kurum, daha doğrusu iki cephe arasında ciddi tartışmalara yol açmıştır. Söz konusu dönemde İDMO, sistem içi diğer güç odaklarının -Devrim Lideri, din adamı büyük Ayetullahlar, istihbarat birimleri vb. gibi- yardımıyla hükümetin etki ve yetkisi dışında kalan alanlarda yoğun ve kapsamlı bir biçimde şirketleşme sürecini sürdürmekteydi. İDMO'ya bağlı, sonraları Mehr Finans Grubu olarak şekillenen Besiciyan ve Ansarul Mücahidin para fonlarının çekirdeği, bu dönemde yapılanmaya başlamıştır. 1993'te Devrim Lideri'nin mali desteğiyle kurulan Mehr Finans Grubu, bugün 50 milyar ABD Doları maddi kaynağı, ülke çapında 700 şubesi ve 8 milyon hesap sahibiyle ülkenin en büyük özel banka ağına sahiptir. Aynı zamanda İDMO, Tahran borsasının en büyük hissedarlar ve yatırımcılarından biri, İran Telekom'un %51 ortağı ve birçok ağır, orta ve küçük sanayi ve üretim birimlerinin sahibi olmaktadır.

Ahmedinejad hükümeti ile birlikte İDMO generalleri stratejik konuma sahip birçok kuruluşun, örneğin otomotiv, demir-çelik, çimento, nükleer enerji, kara, hava ve deniz ulaşımındaki terminallerin yönetiminin başına getirildiler. Peyam Hava Alanı'nın tamamı, Mehrabad ve Humeyni hava alanlarının da bir kısmı İDMO'nun denetimi altındadır. Gözlemcilere göre, İDMO Basra Körfezi ve Amman Denizinde birçok gizli ve açık limanın yapım ve işletmesini kendi denetiminde tutmaktadır. Bugün önde gelen muhalif liderlerden biri olan Kerrubi, 6. parlamento seçimlerinden sonra İslami Şura Meclisinde yaptığı konuşmasında İDMO'nun güney kıyılarında 60 tane yasa ve denetim dışı limana sahip olduğundan söz eder. İDMO son 10 yılda elde ettiği belediye başkanlıklarının sağladığı kolaylıklar sayesinde, inşaat sektöründe büyük getirimler/rantlar elde ederek söz konusu alanda ülkenin en büyük holdingi olmayı başarmıştır (2).

İddialara göre Irak'a karşı ambargoların uygulandığı 90'lı yıllarda İDMO, Irak petrolünü ucuzuna satın alarak sahibi olduğu limanlar aracılığı ile uluslararası piyasalarda pazarlayarak büyük miktarda maddi kaynak elde etmiştir. İDMO ticari ve ekonomik etkinliklerini dış ticaret alanına yayarak BAE, Çin, Sudan ve Namibya gibi ülkelerle ilişkiler kurmuştur. Bu bağlamda İDMO'ya bağlı Ramazan Karargahı'nın denetimi altında Irak'ın kuzeyinde özellikle de bugün Irak'ın Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Celal Talabani grubu ile yaptığı kaçak mal ticareti ilgili mahfillerce bilinmektedir.

Kültürel Etkinlikleri

İDMO'nun kültürel etkinlikler alanında benimsenmiş resmi ideolojik görüşlerle donatılmış 23 bin aktif kadrosu vardır. Bu durum, İDMO'yu ülkenin diğer kurumlarından ayıran başlıca özelliklerden biri sayılmaktadır. Bu alanda çalışan Besic kadroları kültür savaşı askerleri olarak görev üstlenmektedirler. Yumuşak savaşa karşı yetiştirilmiş bu kadrolar, yoğun ideolojik ve teknik eğitimden geçirilmiş ve silahlı savaş eğitimi almış kadrolardan ayrı bir yapılanma içinde yer almaktadırlar. Siber savaş ordusu, üniversiteler, fabrikalar, mahalle camileri, köyler, okullar, devlet daireleri vb. gibi yerlerde rejim yanlısı Besic ve İslami Encümenlerin üyeleri bu yapılanmanın içinde yer almaktadırlar. İşleri devrim ve rejimin değerler sistemini toplumsal çevreye yaymak ve beyinleri düşünsel saldırılara karşı korumaktır (3).

İnternet, uydu, kitap, dergi ve diğer kitle iletişim araçları aracılığıyla halkı hedef alan istenmedik zehirleyici bilgilere karşı önleyici, çürütücü ve ikna edici eylemsel (düşünsel ve davranışsal) etkinlikler yürüten kültür savaşı güçleri; resmi devlet organları ve sivil toplum örgütleri biçiminde, neredeyse tüm toplumsal yaşam alanlarına yayılmış durumdadırlar. Bu süreç, Devrim Lideri Hamaneyi'nin verdiği ferman ve destekle, rejimi çağdaş koşullarda algılanan iç ve dış tehditlere karşı koruma amacıyla İDMO'nun etkinlik alanlarını genişletme projeleri kapsamında hızlandırılmıştır (4).

Uydu alıcılarının kullanımını yasaklayan, bazı devlet daireleri hariç yurttaşların kullanımına verilen internet hizmetinin hızının düşük olmasını sağlayan ve yayın organlarının sıkı denetimini gerektiren yasaların hazırlanıp uygulanması, ağırlıklı olarak bu güçler tarafından işlenip denetlenmektedir. Buna karşın, Batının İslami Devrim'in değerler sistemine karşı düzenlediği kültür saldırıları algısına karşı iç savunma mekanizmalarını uygulamanın yanı sıra, karşı saldırıya geçen İran Rejimi, ülke içinde kullanımını yasakladığı ya da sınırlandırdığı tüm kitle iletişim teknolojilerini yurtdışında belirlediği hedef kitlelere yönelik kullanmayı kendisi için mübah görmektedir.

Reformist güçlerin biçimsel olarak iktidarda oldukları 1997-2005 yılları arasında Kültür ve İslami Rehberlik Bakanlığı ve İslam Cumhuriyeti adlı yayın organında önemli ölçülerde nüfuzunu yitiren İDMO, kendi bünyesine bağlı Fars haber ajansını kurup kendi politik görüşlerini yansıtan Suphi Sadık ve Gençlik adlı günlük gazeteleri yayına çıkarıp radikal muhafazakar kesimlerin görüşlerini yansıtan Keyhan medya grubunu koruyup güçlendirmiş ve reform karşıtı diğer yayın ve basın organlarını desteklemiştir. 2005'de Ahmedinejad'la birlikte İDMO, hem kültür bakanlığı hem de devlet adına çalışan radyo ve televizyon kurumlarına hakim olup karşıt görüşe sahip yazar, düşünür ve sanatçıların tutuklanarak cezalandırılmalarında önemli ölçülerde rol üstlenmiştir. İDMO'nun tamamıyla kendine bağlı okulları ve İmam Hüseyin adında bir üniversitesi bulunmaktadır.

Dış Güvenlik ve Diplomatik İlişkiler Alanındaki Etkinlikleri

Güvenlik konularıyla ilgili kurulması öngörülen İDMO'nun Kudüs Ordusu, VAVAK'ın yurtdışı etkinliklerinin bir kısmını yerine getirmektedir. Bölge çapındaki hedef siyasi birimlerde, özellikle de Şii nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde -Lübnan, Afganistan, Irak, Arabistan, Pakistan, Bahreyn, Yemen, Sudan, Türkiye vs.- odaklanarak kendi gücünü bölgesel çapta arttırma ve hissettirmeye çalışmaktadır. Kudüs Ordusu'nun Komutanlık merkezi, Tahran'da Sadabad Sarayı'nın kuzey cephesinde bulunan İmam Ali Kışlasındadır.

Kudüs Ordusu, görev alanı gereği yurtdışı etkinliklerde bulunduğundan dolayı, [gizli] diplomatik etkinlikler alanına girmiş bulunmaktadır. Bu durum eşzamanlı olarak İDMO'ya bağlı kişilerin dışişleri bakanlığında diplomat sıfatı ile çalışmalarını ve İDMO'yu dışişleri bakanlığında etki ve yetki sahibi kılmıştır. Kudüs Ordusu'nun temel amacı, ABD emperyalizmi ve İsrail zorbalığına karşı mücadele veren güçleri desteklemek ve gerekirse onlara doğrudan katılmak olsa da; bazı gözlemcilere göre, var olduğu süre boyunca üstlendiği görevler içinde, iç ve dış muhalif güçlere bağlı etkili kişileri belirlemek ve gerektiğinde onları düzenlenen operasyonlar aracılığı ile öngörülmüş biçimde cezalandırmak olmuştur. Söz konusu gözlemciler; Avusturya'da Kasımlu, İsviçre'de Kazım Recevi, Almanya'da Şerefkendi, Fransa'da Bahtiyar ve Banisadr gibi rejim muhalifi olan kişilere karşı düzenlenen suikastların bu örgüt tarafından düzenlendiğini savunmaktadırlar. Ayrıca reformcuların biçimsel olarak iktidarda oldukları dönemlerde yurt içinde bazı aydın ve yazarlara karşı düzenlenmiş olan zincirleme suikastların da bu örgüt tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Konu ile ilgili açılmış olan davalar, tutuklanmış sanıklardan biri olan Said İmami'nin tutuklu tutulduğu yerde gerçekleştirdiği intihar eylemi sonucu, sonuçsuz kalmıştır.

Kaynakça:

1) http://www.shahrzadnews.org/index.php?page=2&articleId=1744

2) http://www.persianhub.org/political-discussions/184195-a.html

3) http://www.javanonline.ir/Nsite/FullStory/?id=114307

4) http://www.mardomsalari.com/TEMPLATE1/News.aspx?NID=53734
Artum DİNC

1972 yılında İran'ın Doğu Azerbaycan Eyaleti'nin merkezi Tebriz'de doğmuştur. Lise eğitimini Tebriz'de bitirmiştir. 2000-2004'te Hacettepe üniversitesi Sosyoloji Bölümünü bitirmiş, 2006-2009'da Hacettepe üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalında yüksek lisans mezunudur.

Makaleleri:
· Kimlik Kavramı üzerine, Azerbaycan Türk Kültür Dergisi, Ocak 2009, Sayı 375, Yıl: 57, Ankara.
· Millet ve Milliyetçiliğin Doğuşu üzerine Kuramsal Yaklaşımlar, Güney Azerbaycan Milli Hareketi, Bahar 2007, Sayı 5, Ankara.
· İran'ın Irak'ın Kuzeyindeki Oluşum ve Gelişimlere Yaklaşımı, 21. Yüzyıl, Nisan/Mayıs/Haziran 2008, Cilt 2, Sayı 5, Ankara.
· İran'ın Uzay Teknolojisinde Ulaştığı Aşamanın Uluslararası Yankıları, 21. Yüzyıl, Ekim/Kasım/Aralık 2008, Cilt 2, Sayı 7, Ankara.
· İran'ın Bölgesel Gücü Artıyor Mu? 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, http://www.21yyte.org/tr/ara.aspx?ara=artum%20din%C3%A7
· Güney Azerbaycan Türk Kültürünün Makro Sosyolojik Analizi, GüNAZKAM. http://www.gunaskam.com/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=73&Itemid=41

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...