×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



Talabani: “Tek Bir Sorun Haricinde Her Şey Çok Güzel”

Yazan  25 Aralık 2008
SABAHATTİN TALU* - Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, CNN TÜRK Televizyonu’na vermiş olduğu soru-cevaplı röportajında,

"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Irak ziyareti, Irak'ın çevre ülkeler ile olan ilişkileri, özellikle Barzani odaklı olmak üzere Irak-Türkiye ilişkileri, ABD'nin bölgedeki varlığı, Kerkük sorunu, PKK kaynaklı terör ve giderilmesi" gibi konularda görüş ve önerilerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Gül'ün ertelenen Irak ziyaretinden çok beklentileri bulunduğunu söyleyen Talabani, "İkili ilişkileri daha da güçlendirmek için çok iyi bir ziyaret olacağından emindim. Türkiye ve Irak arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Nuri El Maliki'nin imzaladığı stratejik anlaşma da çok daha etkin bir hale gelecekti" diyerek sözlerine başladı.

Irak'ın, bölge devletleri ile olan ilişkileri konusunda son derece pembe bir tablo çizen Talabani, "Geçmiş dönemde, Irak ile İran arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı. Ancak, Tahran ile şu anda ilişkilerimiz iyi (!!!). İttifaklık anlaşmamızın bulunduğu Amerika ile aramız iyi. Türkiye, Suriye ve bölgedeki diğer Arap ülkeleriyle de iyi ilişkilerimiz var" diye konuştu.

Ancak, Irak'ın koalisyon güçlerince (ABD) "özgürleştirilmesinin" (!!!) ardından, Kürtler ve Türkiye arasındaki var olan iyi ilişkilerin yerini soğuk ilişkilerin aldığını ifade eden Talabani, "Ama şimdi, Kürt liderlerin Türkiye ile ilişkilerini güçlendirme konusunda çok hevesli olduğuna eminim. Kürtler, Türkiye'nin ve Türkiye ile iyi ilişkiler kurmanın önemini kavrıyorlar. Bu nedenle, Türkiye ve bölgesel Kürt yönetimi arasında başlayan bu sürecin daha da geliştirilmesini bekliyorum. Biz, Bağdat Hükümeti olarak, Türkiye ile ekonomik, siyasi, petrol ya da doğal gaz, ticaret gibi bütün alanlarda stratejik ilişkilerin geliştirilmesinden yanayız" diyerek, çizdiği pembe tabloyu, küçük bir pürüz mahiyetindeki ayrıntıyı (!) ekleyerek sürdürdü.

Bölgesel Kürt yönetiminin başkanı Mesud Barzani'nin 20 yıl boyunca Türkiye'yi ziyaret (Ne sıfatla?) ettiğini söyleyen Talabani, Barzani'nin bu dönemde Türkiye'ye davet edilmesinin iyi olacağını savunarak, "Şunu da unutmayalım ki, Barzani, PKK'ya karşı Türkiye'nin yanında mücadele ederken, çok sayıda üyesini feda etmişti. Bu yüzden, Türkiye ile Barzani arasındaki rahatsızlığı şaşkınlıkla karşılıyorum. Barzani, Türkiye'nin dostudur. Türkiye ile de iyi ilişkiler kurulmasından yana. Bu nedenle Türkiye'nin, Barzani ile ilişkilerinde politikasını yenilemesini (Değiştirme anlamında) bekliyorum" açıklamasında bulundu.

Burada verilen mesaj aynen şöyle; "Barzani, Türkiye'nin, geçmişte olduğu gibi bugün de dostu. K.Irak'ta kurulan Kürdistan Bölgesel Yönetimi sonrasında nedense araları bozuldu. Bu durum, Türkiye'nin davranış değişikliğinden kaynaklandı. Türkiye, Barzani'ye olan yaklaşımını değiştirmeli". Kısaca özetlersek; Türkiye, Barzani konusunda haksız. Top; Türkiye'de.

Gelelim, Türkiye ile Irak arasında çeşitli defalar yapılan görüşmelere rağmen bir türlü çözülemeyen PKK konusuna.

PKK ile mücadele konusundaki sorulara karşılık Talabani, çözüm alternatifinin, "Türkiye'deki kardeşleriyle konuşmak" olduğunu ifade ederek, "Kardeşim Ahmet Türk'ün başkanlığındaki heyete, sorunun barışçıl ve demokratik bir şekilde çözümüne yönelik tavırlarını desteklediğimizi söyledik. Biz, her tür şiddete ve silahlı mücadeleye karşıyız. Silahlı mücadele devri geride kaldı. Artık, diyalog, siyasi bir yaklaşım ve diplomasi zamanı" dedi. Irak'taki Kürt tarafının ve birçok Kürt grubunun, PKK'dan, silahlı mücadeleyi sonlandırmasını isteyeceğini söyleyen Talabani, "Buradaki Kürt kardeşlerimiz aracılığıyla dağlardaki insanların silah bırakmaya ikna edilmesi ve siyasi sürece katılmasına imkân verilmesi konusunda elimizden geleni yapacağız. Artık parlamento içinde Türkiye'deki Kürtleri temsil eden bir Kürt partisi var. Bu sorunla baş etmenin yolu budur, şiddet değildir" diyor ve ekliyor; "Türkiye'deki Kürtler de şunu anlamalı; sorunun çözümü PKK'nın yöntemiyle değil, DTP'nin yöntemiyle olur".

Buradaki mesaj ise kısaca şu; "PKK, silah bırakmalı ve sorun, diyalog kurularak demokratik ortamda siyaseten çözülmeli. Türkiye'deki Kürtler PKK'yı değil, DTP'yi baz almalı. Çünkü DTP, sorunun barışçıl ve demokratik bir şekilde çözümünden yana". Top; bu sefer PKK ve destekçilerinde.

Engin görüşlerini dillendirmeye devam eden Talabani, terör örgütü unsurlarının, bazı talepleri karşılandıkça silah bırakacaklarını düşündüğünü ifade ederek, "Aldığım bilgilere göre, PKK'nın iki talebi var. Bunlar; Türkiye'deki Kürtlerin yaşadıkları koşulların iyileştirilmesi ve Kürt diline saygı gösterilmesi" olduğunu da kaydetti. Ayrıca Talabani, Türkiye'nin iç işine karışmam ama, "Dağlardakilerin silah bırakıp evlerine geri dönmeye ikna edilmesi için bir şeyler yapılmalı. Bu çağrı, Türkiye'deki hapishanelere değil, evlerine dönmeleri yönünde yapılmalı" diye konuştu.

Kısa mesaj; Kürtlerin koşulları iyileştirilmeli, Kürt diline saygı gösterilmeli ve genel bir afla evlerine, hiçbir şey olmamış gibi geri dönmeleri sağlanmalı. Top; yine Türkiye'de.

Talabani, röportajını, "Türkiye'ye ve Türk halkına selamlar. Türkiye, çok büyük bir ulus (Ne demekse!). Tarihte de önemli bir rol üstlenmiş bir ülke. Türkiye'nin dostu olmaktan onur duyuyorum" şeklinde saygı ve övgü sözleriyle noktaladı. Top; tiyatroda.

Derin görüşlerini Türkiye kamuoyuna bir kez daha sunan Talabani'nin verdiği mesajları, kısaca şöyle bir toparlayalım.

Bir; Irak'ın, ne kendi içinde ve ne de ABD ve komşu ülkeler ile hiçbir problemi yok. Varsa da, karşılıklı mutabakatla bunlar kısa dönem içerisinde çözülebilir sorunlar.

İki; K.Irak Kürt Yönetimi'nin kurulmasıyla bozulan Türkiye ile Kürtler arasındaki ilişki, Türkiye'nin atacağı olumlu bir adımla yeniden iyileşebilir.

Üç; PKK, silah bırakmalı. PKK'nın iki isteğine Türkiye olumlu cevap vermeli ve evlerine geri dönmelerini kabul etmeli. Mücadelelerini de siyasi anlamda sürdürmelerine olanak tanınmalı.

Dört; PKK'yı destekleyen Kürtler de artık sadece DTP paralelinde hareket etmeli. Çünkü sorunun çözümü silahta değil, siyasette.

Evet, atılan toplar ve verilmeye çalışılan mesajlar, daha çok Türkiye'ye olmak üzere, azıcık da olsa PKK destekçisi Kürtlere.

Oysa; 5 bin ile ifade edilen PKK'lı, Irak'ın kuzeyindeki dağlık bölgede, bölgedeki köylerde ve hatta Barzani'nin KDP'si ve Talabani'nin KYB'si içerisinde yıllardır barınıyor. Ve yine oysa; bölgenin, terör konusunda güvenliğinden "Türkiye-Irak ve ABD" Üç'lü ittifakının sorumlu olduğunu söyleyen Talabani'nin ta kendisi. Hal böyleyken, PKK'nın K.Irak'tan çıkartılması konusunda Üç'lü ittifakın İki'lisinin hiç mi sorumluluğu yok veya neden hiç yok (!!!).

Öyle ya; ben, Irak'ın, Barzani de Kuzey'in başı… Başımızda da büyük ABİ… Bölgede her şey yolunda… Tek sıkıntı; PKK… Ben kötü olmayayım, Türkiye sorumluluk alsın ve sorunu tek başına çözsün. Kürtler, siz de rahat durun, sadece siyaset yapın.

Dakika 90, bu sefer top nerede; TAÇTA.

_____________________________________________________________________________

[*] This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Aslan Yaman   - 29-09-2020

Karadeniz’deki Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin Bölgesel Politikalarında Kaldıraç Olarak Kullanılabilir mi?

Özet Türkiye’nin Karadenizdeki doğalgaz keşfi ve bunu kendi imkanları ile gerçekleştirmesi münhasır ekonomik bölgelere sahip olan ancak arama ve çıkarma faaliyetleri için dünya enerji devlerine ihtiyaç duyan ülkeler için heyecan yaratan bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. ...