< < Orta Doğu İçin “Putin Planı”


Orta Doğu İçin “Putin Planı”

Yazan  28 Ağustos 2015

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın kimyasal silahlardan arınması için ikna etmeyi başaran Rusya, ABD ve müttefiklerinin Suriye müdahalesini önlenmesinde önemli rol oynamıştı. İran nükleer anlaşmasını sağlanmasında da Rusya’nın kilit rol oynamış olması, Moskova’nın barış süreçlerinde vazgeçilmez aktör olarak algılanmasına neden oldu. IŞİD ve Suriye sorunlarının çözümüne yönelik “Putin Planı” olarak bilinen diplomatik çıkışlarıyla Orta Doğu’da etkinliğini sürdürmek istemiştir. Ancak bölgede yaşanan siyasi gelişmelerin, Türkiye ve ABD’nin strateji değişikliğini hesaba katmayan  “Putin Planı”, baştan itibaren başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Orta Doğu için “Putin Planı”

Mısır Devlet Başkanı es-Sisi’nin beklenilen Moskova ziyaretini ertelemesinin ardından 25 Ağustos’ta Moskova’yı ziyaret eden Ürdün Kralı II. Abdullah ve Birleşik Arap Emirlikleri Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutan yardımcısı Abu-Dabi prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan Putin’le görüşmeler gerçekleştirmiştir.  14 Eylülde Katar lideri, daha sonraki günlerde ise, Kuveyt Emiri ve Suudi Prensi Salman’da Putin’le görüşmeler gerçekleştireceği bekleniyor. Ağustos’un son haftasından itibaren Eylülün sonuna kadar Moskova’da sürecek olan diplomasi görüşmelerde “Putin Planı” önemli gündem maddesini teşkil etmektedir.

3 Ağustos 2015’te Katar’da ABD ve Körfez ülkeleri Dışişleri Bakanlarıyla bir araya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Irak-Şam İslam Devlet (IŞİD)’le mücadele için daha geniş bir “yeni koalisyon yapılmasını”öngören ve “Putin Planı”olarak adlandırılan birplan öne sürdü. Lavrov, IŞİD’e karşı sadece havadan yapılan operasyonların yetersiz olduğunu, aynı zamanda Irak, Suriye ordusunun, Kürtlerin ve bölge güçlerinin de dâhil olduğu kara gücünün oluşturulması gerektiğini ve böyle bir koalisyonun uluslararası hukuka dayanması gerektiğini belirtti.[1]

Rusya bu diplomatik manevra üzerinden, Esad güçlerini koalisyona dâhil etmeye çalışmaktadır. BM Güvenlik Konseyi kararına da bağlanması öngörülen bu planla Esad yönetiminin meşruiyetinin tekrar sağlamanın yanında, Rusya’nın uluslararası güvenlik sorunlarında İran nükleer anlaşmasında olduğu gibi,vazgeçilmez aktör”  statüsünü kazandırmaya çalışmaktadır. Rusya, “Putin Planı”yla birlikte, Kürtleri de tanımış olacak. Kürtleri buna dâhil etmesi ABD’nin projeye daha sıcak bakmasını sağlamaktır. “Putin Planı” aynı zamanda, Irak, Suriye ve Kürtlerin olmak üzere, Türkiye, Ürdün ve Suudi Arabistan’ın IŞİD’e karşı kara operasyonu başlanmalarını öngörmektedir. Ancak bunu yaparken Rusya, teklif ettiği “yeni geniş koalisyona” ne karadan ne de havadan destek vermeyi öngörmemektedir.

Esad rejimine en büyük ekonomik ve siyasi destek vermenin yanında, Esad güçleriyle birlikte hem IŞİD’e hem de muhalif güçlerine karşı savaşan İran, “Putin Planı”nı en olumlu karşılayan ülke olmuştur. İran yönetimi, 5 Ağustos 2015 tarihinde yaptığı açıklamada, Rusya’yla birlikte IŞİD’e karşı mücadele temelinde “Suriye barış planını” hazırladıklarını ve en kısa zamanda İran ve Suriye hükümetlerinin onaylanmasından sonra BM’ye sunacaklarını belirtti.[2]

“Putin Planı”nın Başarısızlığı

Rusya öne sürdüğü “Putin Planı”nın bölgesel ve küresel güçler tarafından kolayca kabul edilemeyeceğinin farkında. 5 Ağustos 2015’te Kuala-Lumpur’da gerçekleşen Doğu-Asya Zirvesi sırasında ABD’li mevkidaşıyla bir araya gelen Lavrov, herkesin IŞİD’in ortak tehdit olduğunu ve bununla mücadele için ortak hareket edilmesi gerektiğinde hemfikir olduklarını, ancak bunun gerçekleştirilmesi için ortak yaklaşımın olmadığını belirtmiştir.[3]

Çünkü ABD ve Türkiye’nin Orta Doğu politikalarında değişikliğe gidildi. 3 Ağustos’ta ABD Başkanı Barak Obama, ABD’li askeri danışmanlar tarafından eğitilen ve örgütlenen ılımlı Suriye muhaliflerinin bulunduğu kampların Esad güçleri tarafından saldırıya uğraması durumunda, Esad güçlerine karşı hava kuvvetlerinin kullanılmasına izin verdi.[4]  ABD’nin yeni Suriye planına karşı çıkan Kremlin, Suriye muhaliflerine sağlanan finansal ve teknik desteğin, IŞİD’i güçlendireceğine ve ülkedeki istikrarsızlığın daha da derinleştireceğine inanmaktadır.[5]

Türkiye’nin de bölgeye yönelik politika değişikliği, Orta Doğu dengelerine “Putin Planı”na ters düşen yeni boyut kazandırmıştır.  Daha önce IŞİD’le karşı karşıya gelmek istemeyen ve bölgedeki PKK/PYD’ye karşı cephe açmayan Türkiye, ABD’yle yapılan mutabakatla koalisyon güçlerine katıldığını ve Irak ve Suriye’deki PKK/PYD’ye karşı da operasyonlar başlattığını duyurmuştur. Dışişleri Müsteşarı Sinirlioğlu’nun 12 Ağustos 2015’te yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ABD uçaklarına İncirlik üssünün kullanılmasına izin vermiş, bunun karşılığında ise, Türkiye’nin talebi üzerine ABD, Suriye’nin kuzeyinde güvenlik bölgesi oluşturulmasına ve PKK/PYD unsurlarına yönelik operasyonlara rıza göstermiştir.[6] Dolayısıyla “Putin Planı”nda öngörülenin tersine, Türkiye IŞİD’e karşı operasyonlarda katılmanın yanında, PKK/PYD’nin koalisyonlara meşru katılımını da kabul etmemektedir.

Bununla beraber, “Putin Planı”nda belirtilen karadan müdahale yapabilecek Suudi Arabistan, Türkiye ve Ürdün gibi bölge ülkeleri zaten IŞİD’e karşı ABD’nin oluşturduğu koalisyona dâhildirler. 60 ülkenin doğrudan ya da dolaylı olmak üzere koalisyonda yer alan ülkeler söz konusuyken, Rusya’nın teklifi üzerine ve Rusya’nın aktif rol almayacağı bir koalisyonu ciddi görmeyecekler. ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında, IŞİD’e karşı mücadelede görüş farklılıkları ve uzlaşmazlıklar olsa bile, Esad’ın gitmesi gerektiği konusunda ortak bir görüşe sahipler. Rusya’nın Esad’ın tekrar güçlendirmek ve meşruiyetini sağlama politikası söz konusu ülkelerin beklentilerine ters düşmektedir.

Esad rejimini kurtarma amaçlı öne sürülen “Putin Planı”nın İran dışında bölge güçlerinin kabul edilmeyeceğini bilen Rusya, Esad rejimini silahlandırmaya de devam etmektedir.  Kommersant gazetesinin haberine göre,Rusya 2007’de imzalanan anlaşma çerçevesinde 16 Ağustosta (2015) Suriye’ye altı MiG-31 savaş uçağını teslim etti.[7] Yine Military-information.com askeri haber sitesinin haberine göre, Suriye Silahlı Kuvvetleri 24 Ağustos2015 tarihide 6 ve 8 tane olmak üzere iki parti Rus yapımı BRT-82A modeli savaş aralarını elde etti. Haberde, bu günlerde (Ağustosun son haftası) içinde savaş araçlar bulunan Rus savaş gemisi Suriye’ye doğru ilerlemektedir.[8] Rusya-Suriye Ortak Komisyonu çerçevesinde Moskova, Suriye’ye silah ve istihbarat sağlamakta, askeri danışmanlar göndermektedir. Suriye krizinin başlamasından beş sene sonra ilk defa Rusya ordusu Suriye’ye uzay istihbaratı sağlamaya başladığı belirtilmektedir.[9]

Sonuç

Bölge güçleri eliyle IŞİD’in bitirilmesi ve Esad rejimini güçlendirilmesi sonucu Orta Doğu’da Moskova’nın etkisini tekrar artırmayı amaçlayan “Putin Planı”, ABD ve Türkiye’nin bölge politikaları ve bölgede yaşanan güç mücadelesi nedeniyle başarısız olmuştur. Suriye kriziyle birlikte, Esad rejimine destek vererek bölgede etkisini artıran Rusya, bunu devam ettirebilmesi için Esad rejiminin ayakta kalması gerekir. Esad’a alternatif bir yönetimin olmadığına inanan Rusya, Esad’a silah yardımı olmak üzere tüm diplomatik desteğini sürdürecektir. IŞİD’in en büyük tehdit olduğu sürece, uluslararası topumu Esad rejimiyle işbirliğine gidilmesi için ikna etme çabasını da sürdürecektir.



[1]“U Rossii Est Svoy Plan Na İG”, Kommersant, 2 Ağustos 2015, http://www.kommersant.ru/doc/2781653

[2]“İran i Rossiya Gotovyat Mirnıy Plan Po Sirii Na Osnove Obşego Podhoda k Borbe s İGİL”, < http://mixednews.ru/archives/85135> (25 Ağustos 2015).

[3]“Moskva i Vaşington Poka ne Dogovorilis po Borbe s “Obşim Zlom””, < http://www.vesti.ru/doc.html?id=2649270> (26 Ağustos 2015).

[4]Vzglyad, 3 Ağustos 2015, http://vz.ru/news/2015/8/3/759167.html

[6]“Sinirlioğlu Muamması”, http://www.aljazeera.com.tr/haber/sinirlioglu-muammasi, 12 Ağustos 2015.

[7]Kommersant,16 Ağustos 2015, http://www.kommersant.ru/doc/2790185

[8]“Rossiya Postavila v Siriyu Bronitransportyorı BTR-82A”, < http://military-informant.com/army/rossiya-postavila-v-siriyu-bronetransporteryi-btr-82a.html> 25 Ağustos 2015).

[9]“Rossiyskaya Armiya Prihodit Na Pomoş Sirii”, < http://cont.ws/post/114093> (25 Ağustos 2015).

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 08-07-2020

Kosova-Sırbistan Görüşmelerinde Liderlik Çekişmesi

Kosova-Sırbistan anlaşmazlığı, Balkanlarda sürdürülebilir istikrarın önündeki en önemli engel olarak görülüyor.