Putin Dönemi Rus Milliyetçiliği

Yazan  20 Şubat 2013

 

Milliyetçilik seferberlik çağrısı yaparken bir tehdide yaslanır; ideolojik düşman, değerleri çürüyen ve dejenere olan dünya, tahammül edilemez baskılar ya da hiçe sayıldığı, hakarete uğradığı için aidiyetin acilen ifade edilmesi ihtiyacı.[1] Rusya Federasyonu'nda da Vladimir Putin'in nerede ise bugüne kadarki yapmış olduğu bütün konuşmalar ve yayınlanmış olan makalelerinde ortak nokta budur. Bu nedenle Rusya'da var olan etnik temelli milliyetçi yaklaşımları ve tüm etnik grupları içine alan bir Rus Kimliği oluşturma hedefini bu ifadeler ekseninde yeniden okumak gerekmektedir. Nitekim 1991 den bu yana pek çok aydın farklı zaman ve ideolojiler ile Rusya Federasyonu'nda yeni bir Rus kimliği yaratmaya çalışmaktadır. [2]

Sovyet Dönemi Milliyetçilik

Avrupa'da 1848 devrimi ve bunun Doğu Avrupa'daki etkileri söz konusu iken Marks ve Engels Avrupa'da geriliğin ve karşı devrimciliğin en önemli desteği olarak gördükleri Çarlık Rusya'sından nefret etmekteydiler. Bunun dışında Marks ve Engels'in Rusya'yı ırkçı olarak nitelendirdikleri de olmuştur.[3] Nitekim tarih bu görüşün doğruluğunu göstermiştir. Böylece 19. yüzyılda Panslavizm'i, Ruslaştırma politikasına dönüştüren Ruslar, yayıldıkları alanlarda yeni milletleri de kendilerin benzetme çabasına girişmişler ve böylece Panslavizm kavramını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden yorumlamışlardır.

Rus Çarlığı'nda Japon-Rus Savaşı sonrasında gerçekleşen 1905 Ayaklanması, sosyalist ve milliyetçilerin birleşmesinin ne denli güçlü olabileceğini göstermiştir. Bu ayaklanmada en önemli noktalardan biri devrimci hareketin gelişmesinin milliyetçi hareketi kamçılamış olmasıdır.[4] 1905 Ayaklanması sonrasında Lenin'in milliyetçilik anlayışı kitleleri harekete geçirmeye odaklanmıştır. Lenin'in bu hedef doğrultusunda milliyetçiliği kullanması ile Çarlık Rusya'sı milliyetçiliğin ne derece istikrar bozucu olduğunu ve de ne derece güçlü bir şekilde ihtilal hareketini beslediğini görmüştür. Sovyetlerin ilanı sonrasında halkların kendi dillerini kullanma, bilim ve kültür enstitülerine sahip olma hakları söz konusudur. SSCB ruhunun formüle edildiği bu süreçte halklar daha önce olmadıkları kadar özgürdürler. Elbette bu bahsedilen durum pratikten çok teoride mevcut olmuştur.[5] Nitekim milliyetçilik faaliyetlerinin bir süre sonra ayrılık isteklerini de beraberinde getirmesi Sovyet Rusya'da milliyetçilik karşıtı bir süreci başlatmıştır. Böylece Bolşevikler ayrılma eğilimi gösteren milliyetçi hareketleri ezmeye başlamışlardır. Milliyetçi hareketler öndersiz bırakılarak ve tasfiye edilmiştir. Böylece bütün milletler Sovyet Federasyonu'na dâhil olmuş ve prensip olarak bu birleşme proletaryanın iradesinde su götürmez bir eşitliğe dayanmıştır.[6]

 

Sovyet Sonrası Süreç

Sovyet Döneminde tıpkı Rus bebekleri gibi birbirinin içine geçen (federe cumhuriyetler, özerk cumhuriyetler, bölgeler, yöreler) bütün bu ulusal federal ya da devlet şeklindeki yapıları düzenleyen anayasa, Rus olmayan bir entelijansıyanın oluşmasına imkan vermiştir. Fakat zamanla bu entelijansıyanın sayısı artmış ve perestroyka(Yeniden yapılandırma) zamanında etkisini güçlü bir şekilde hissettirmiştir.[7] Diğer taraftan Sovyetler Birliği ulusları, glasnost (Seffaflık)'u, ulusal meseleleriyle ilgili yakınmaları ve ayrılıkçı istekleri açığa vurma ve yayma çağrısı olarak yorumladırlar. Etnik ve dinsel şikâyetleri gidermeye yönelik gösterilen arkasında yatan sebepler yeni olmamakla birlikte, 1980'lerin ikinci yarısında beklentiler daha önce olmadığı kadar yükselmiştir. Açıklık devrinde göstericilerin giderek artan bir ajitasyonla dile getirdikleri talepler, öyle kolayca giderilecek türden olmamıştır.[8] Sovyetler rejiminin yıkılmasının arifesinde Sovyetler Birliği halkları arasındaki milli ve etnik kimlik söylemi, neredeyse tamamen- tümüyle bağımsız ya da cumhuriyetlerden oluşan yapının bir parçası olarak- ulus devlet anlayışı temelinde biçimlenmeye başlamıştır.[9]

Diğer taraftan Rus milliyetçilerinin oluşturduğu Pamyat da 1987'den itibaren ülkede hızla büyümeye başlamıştır. Pamyat üç ideal ekseninde şekillenmiştir: Ortodoksluk, ulusal karakter ve milli ruh. Fran Markowitz, Pamyat için Rusya'nın Slav köklerine dönüş çığlığı ifadelerini kullanmaktadır.[10]

Boris Yeltsin dağılma sürecinde bir taraftan Rus milliyetçiliğini ön plana çıkararak "Bağımsız Rusya" sloganıyla Rusların desteğini almış, "Herkese istediği kadar egemenlik" sözü ile de Rusya'daki Rus olmayan milletlerin desteğini kazanma yolun gitmiştir. Böylece etnik Ruslar Yeltsin'in Gorbaçov'u etkisiz hale getirmesinde ve Rus milliyetçilerinin harekete geçirmesinde kolay bir hedef olmuştur. Bunun üzerine 17 Mart 1991'de seçim referandumu yapılmış ve 12 Haziran 1991'de yapılan seçimlerde Yeltsin devlet başkanı olmuştur. Yeltsin böylece seçimle is basına gelen ilk Rus lider olmuştur. 1992'ye kadar Yeltsin Rus Halkı'nın tanımlanmasında büyük bir dikkat göstermiştir. Bu çerçevede Rusya Halkı (Rossiyani) kavramını kullanmıştır, Rus etnik grubuna aidiyeti gösteren (Russkie) kavramını değil. Böylece Yeltsin bu politikası ile desteğini arttırmış ve "yakın çevre" doktrininin önü açılmıştır. [11]

Putin Dönemi Milliyetçilik Algısı

Rusya 100'den fazla etnik unsuru içerisinde barındıran bir kıta ülkesidir. Tarihsel anlamda pek çok farklı etnik unsurların yer aldığı ülkede toplumsal bütünleşmenin tam olarak sağlanamaması nedeni ile milliyetçi söylemler ve eylemlerin arttığı görülmektedir. Nitekim Rus milliyetçileri başta olmak üzere 1990 sonrasında Büyük Vatan'ın kaybolması pek çok Rus'un psikolojisinde derin bir etki yaratmıştır. Vladimir Putin, 2000 seçimlerinde, Yeltsin'in aksine gücünü milliyetçi söylemler ya da bölgesel bazdaki politikalardan değil güçlü Rusya ve güçlü bir devlet sistemi isteğini dile getirerek elde etmiştir.[12] Putin Dönemi milliyetçi söylem ve milliyetçi grupların durumunu iç ve dış (Orta Asya) olarak ayırarak ele almak yararlı olacaktır:

1.Dış Politikada Milliyetçi Yaklaşımlar ve Orta Asya: Rus milliyetçi anlayışı çerçevesinde Orta Asya'ya bakış incelendiğinde üç gruba ayrılmış bir yapı karşımıza çıkmaktadır. İlki Orta Asya coğrafyasına pek fazla önem vermeyen izolasyonizmi savunan milliyetçi gruptur. İkinci grup ise Yakın Çevre'de Rus haklarının korunması gerektiğini savunan ve RF Duma'sında da lobiye sahip olan milliyetçilerdir. Bu noktada önemli olan ise üçüncü gruptur. Bu grupta yer alan milliyetçiler RF'nun eski Sovyet coğrafyasında etkisini arttırmasını savunmaktadırlar. Onlar için eski Sovyet coğrafyası özellikle de orta Asya büyük bir öneme sahiptir. Fakat üçüncü grupta yer alan milliyetçililer Orta Asya'ya karşı "yumuşak güç" mü yoksa " sert güç" mü uygulanacağı konusunda fikir birliğine sahip değillerdir. Bu fikir ayrılığına karşın bu grup gerek Duma gerekse de Federasyonun diğer idari organlarında güçlü bir yere sahiptir.[13] Marlene Laurelle bugün Rus milliyetçi ideolojisinde hiyerarşik olarak en üstte yer alan tek adamın gücüne dikkat çeker ki bu da RF devlet başkanı Vladimir Putin'dir. Nitekim Laurelle, Rus dış politikasındaki milliyetçi yansımaların her ne kadar Putin ve "tekno-politik uzmanlar" tarafından büyük oranda şekillendirildiğini ifade etmişse de Putin'in iktidar gücü ve ihtirasları göz ardı edilmemelidir.

 

2.Ülkede var olan Milliyetçi Tutum: Hatırlanacağı gibi 2011 Duma seçimleri esnasında Rusya Federasyonu'nda ırkçı ve milliyetçi söylemler artmıştır. Milliyetçi gruplar, Kremlin'in Kafkasya'ya yapmış olduğu yatırımlara karşı: "Çeçenistan'a bakın lüks ve para içinde yüzüyorlar… Putin'in memleketine, Tver, Smolensk, Ryazan, Tula ve Voronezh bölgelerine bakın. Asıl para bu bölgelere harcanmalı, Kafkaslara değil." çağrısında bulunmuşlardır.[14] Vladimir Putin ise Kafkasları geri plana atmanın çağrısının yanlış bir tutum olduğunu belirterek, bu durumun Rusya'nın farklı bölgelerinde ayrılık bekleyen belirli insanları harekete geçireceğini ve bunun da Rusya'nın sonu anlamına geleceğini belirterek bu durumun da her bir Rus vatandaşını etkileyecek büyük bir trajedi olacağına dikkat çekmiştir. [15]

Diğer taraftan Putin'i de fikri olarak etkileyen Neo-Avrasyacılığın önemli isimlerinden Aleksandr Dugin'de bu dönemde yaşanan milliyetçi hareketlerin artışı ile ilgili olarak "Rusları, kendilerini korumak isteyenlere karşı korumak lazım! Rusları, ırkçı sloganlardan, ABD hegemonyasından ve küreselleşme tehditlerinden korumak gerekiyor. İnsan kendi milliyetini kendi seçmeli. Etnik kökene göre milliyet seçilmesini dayatanlar, Rusların düşmanıdır. Etnik kökene dayanan sorunlar, milliyetçilerin ve ırkçıların önerdikleri yöntemlerle çözülemez."[16] ifadesinde bulunmuştur.

Artan Milliyetçi Eylemler: 2012'de Der Spiegel'de yer alan bir haberde Rusya'da 9 milyon kaçak göçmene karşı devletin hiçbir adım atmadığına dikkat çekilmiştir. Bu açıdan Rusya vatandaşlarının %60'ının "Rusya Ruslarındır" (Rossiya dlya russkikh) sloganını desteklendiği ileri sürülmektedir.[17] Özellikle 2000'lerin başlarından itibaren milliyetçilik, dazlaklar ile özdeşleşmeye başlamıştır.[18] Yabancı düşmanlıklarını açık şekilde ifade eden dazlaklar ile ilgili olarak 2008'de İnsan Hakları Moskova Bürosu Başkanı Aleksandr Brod dazlakların, Rusya vatandaşlarının güvenliği açısından da tehlike oluşturmak olduğunu ifade etmiştir. Dazlaklar yabancı düşmanlığının yanı sıra ırkçılık karşıtı Rus soydaşlarına karşı da kanlı eylemler düzenlemektedirler.[19] Diğer taraftan Milliyetçi Vladimir Jirinovski'nin liderliğini yapmış olduğu Liberal Demokratik Parti gibi bir oluşum içerisinde yer alan bireyler de ulusal cumhuriyetlere dayanamayan bir imparatorluk söylemi dile getirilmekte ve bu fikri desteklenmektedirler.[20]

 

Diğer bir önemli noktada ülkede kutlanan 4 Kasım Ulusal Birlik Günüdür. 2005 yılında kutlanmaya başlanan ulusal birlik günü adeta milliyetçi grupların gövde gösterisi yaptığı bir gün olmaktadır. 4 Kasım 2005'te 3000'in üzerinde milliyetçi örgüt üyesi aktivistin katıldığı Ulusal Birlik Gününde marşlar eşliğinde Nazi selamlaması yapan gruplar Moskova'da Slavianskaia Meydanında toplanmıştır. Gösteride genç milliyetçi Ruslar " Rusya Ruslarındır" "Hail Rusya", gibi sloganlar atmışlardır. Gösteri yapmalarına izin verilen bu grupların arasında ırkçı milliyetçi gruplar, faşist organizasyonların yanı sıra kafa tasçı(dazlaklar) gruplar da yer almıştır.[21] Nitekim 4 Kasım 2012'de aynı gösteriler düzenlenmiştir.

 

Milliyetçi grupların faaliyetlerinin artması Putin dönemi ile birlikte gelen bir desteği olarak görülmektedir. Rusya'da nefret suçları hakkında araştırma yapan Sova Center, 2007-2009 yılları arasında her yıl ülkede 100'den fazla göçmen ve yabancının öldürüldüğünü belirtmektedir.[22] Özellikle Dazlak konusu ülkede endişe yaratmaktadır. Sova Center'dan Natalia Yudina bu grupların ülkede gün geçtikçe daha aktif olduklarını belirtirken, Nazi selamı gibi sembolik şeylerin ülkede engellenmesinin siyasiler açısından bu gruplar içerisinde popülerliğinin kaybolmasına neden olacağını belirtmiştir.[23] Son olarak Sova Center'in Ocak 2013 nefret suçları kapsamında yayınladığı raporda 13ten fazla kişinin ırkçı ve neo- Nazi örgütlerinin saldırısına uğrayarak ağır şekilde yaralandıkları, Özbek ve Kırgızlarında aralarında bulunduğu 11 kişinin ise Moskova'da öldürüldüğü yer almaktadır. [24]

 

Sonuç olarak, Rusya'da Putin yönetimi ile birlikte ister istemez milliyetçi grupların desteği artmıştır. Fakat Putin bu süreçte ülkeyi bir arada tutmak için sürekli olarak güçlü devlet söylemleri ve Rus kimliği oluşturma çabasındadır. Bu nedenle iktidarı Yeltsin'den devraldığı günden bu yana milliyetçilerin desteğini almak için kırmızı Sovyet Bayrağını askeri kuvvetlerin flaması haline getirmiş ki bu milliyetçilerin oldukça sempatisini çekmiştir ayrıca iki başlı kartal amblemini de ulusal amblem olarak kabul etmiştir.[25] Diğer taraftan özellikle Kuzey Kafkasya bölgesine büyük yatırımlar yapılmasına özen gösterilmekte ve bölgede ekonomik ve sosyal alanda önemli adımlar atılarak ayrılıkçı milliyetçi faaliyetler engellenmeye çalışılmaktadır. [26],[27]

 

 


 

[1] Gil Delannoi, Milliyetçilik ve İdeolojik Kataliz, Jean Leca (haz.), Uluslar ve Milliyetçilik, Metis yayınları,1. Basım , İstanbul,1998 s.33

[2] Rhianon J.Price, Russian nationalism: Creating a Civic İdentitiy, ,2007,s. 2

[3] H.C. D'encausse-S.R.Schram, Marksizm ve milliyetçilik,Yol Yayınları,1976, s.22

[4] H.C. D'encausse-S.R.Schram, a.g.e.s.39

[5] Rhianon J.Price,a.g.m.s.3

[6] . D'encausse,a.g.e.s.60

[7] Marc Ferro, Sovyet Rejiminin Milliyetler Politikası, s.142

[8] Özcan Özen ve Osman Akınhay " Çeçenistan Yok Sayılan Ülke " Everest Yay. 2002 İstanbul s. 8 Bülent Gökay " Şeyh Şamil Bir Kahraman mı Yoksa bir Yobaz mı?" s.42-43

[9] A.g. e s.45

[10] Fran Markowitz, "Not Nationalists, Russian Teenagers' Soulful A-politics" in Europe-Asia Studies Vol:51 no:7 (1999). 1183

[11] Fırat PURTAŞ, "Rusya Federasyonu Ekseninde Bağımsız Devletler Topluluğu", Platin Yayınları, Ankara, 2005,s.42, Price,a.g.m.ss.6,8

[12] Price,a.g.m.s.9

[13] Marlene Laurelle, Russia's Central Asia Policy and the Role of Russian Nationalism, Silk Road Papaer,2008, s.42

[14] "Rusya'da artan milliyetçilik"http://tr.euronews.com/2011/11/29/rusya-da-artan-milliyetcilik/,29.11.2011

[15]"Putin:Kafkaslar ayrılırsa bu Rusya'nın sonu olur"http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1217739,21.12.2011

[16]"Rusya'da seçim öncesi milliyetçilik tonu arttı: İktidar Rusları korumalı mı?"http://www.turkrus.com/haber-hatti/24362-qrusyada-secim-oncesi-milliyetcilik-tonu-artti,01.11.2011

[17]"Rusya'da Milliyetçilik Akımı Artıyor"http://www.gazetem.ru/yerel/12281/rusyada-milliyetcilik-akimi-artiyor.html,04.01.2012

[18]Leokadia Drobizheva,Most Russians won't support nationalists,http://rbth.ru/articles/2012/02/21/most_russians_wont_support_nationalists_14893.html21.02.2012,

[19]"Rus dazlaklar, ırkçılık karşıtı Rusları da öldürüyor"http://arsiv.sabah.com.tr/2008/11/18/haber,4B115CE89F7F43C7A2946EB2E84EA3B9.html,"Rus dazlaklar mahkemeye çıkartıldı; tamamı üniversite öğrencisi ırkçı grup 11 cinayetle suçlanıyor"http://haberrus.com/yasam/2051-Rus-dazlaklar-mahkemeye-cikartildi-tamami-universite-ogrencisi-irkci-grup-11-cinayetle-suclaniyor.html,"Rus dazlaklar 20 cinayetten suçlu",http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/12/081203_russia_skinheads.shtml

[20]Drobizheva,ag.m.

[21] Oleg Panfilov, rebirth of Russian NAtionalism, İndex of Censorship, The Big Chill, pub. Routledge,s.142, Russia: New Russian Holiday Has More Behind It Than National Unity, http://www.rferl.org/content/article/1062670.html, 4.11.2005

[22] Russian nationalists protest Putin in Moscow, http://www.cbsnews.com/8301-202_162-57544860/russian-nationalists-protest-putin-in-moscow/, 4.11.2012, http://www.sova-center.ru

[23] Russian nationalists protest Putin in Moscow, http://www.cbsnews.com/8301-202_162-57544860/russian-nationalists-protest-putin-in-moscow/, 4.11.2012

[24] Racism and Xenophobia in January 2013, http://www.sova-center.ru/en/xenophobia/news-releases/2013/02/d26380/,05.02.2013

[25] Price,a.g.m.s.10

[26] Mikhail Alexseev, "Rubles Against the Insurgency:Paradoxes From The North Caucasus Countıes",PONARS Eurasia Policy Memo No. 157, May 2011, s.1

[27] "Putin outlines new strategy for North Caucasus", http://en.rian.ru/russia/20100706/159712764.html,06.07.2010

 

 

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...