Rusya-Ukrayna ve “Ninja Kaplumbağalar”

Yazan  07 Mart 2014

  Kasım 2013’te başlayan Turuncu Devrimin devam eden rüzgârları son noktada Viktor Yanukoviç iktidarını sona erdirmiş, Kırım’ın ise Rusya’ya katılmasına ramak bırakacak bir noktaya gelecek süreci hazırlamıştır. Ukrayna’da yaşanan olaylar karşımıza Suriye krizinde öne çıkan ve küresel liderliğe soyunan Rusya’nın gücünü göstermesi açısından yeni bir deneme alanı oluşturmuştur. Bu noktada da en dikkat çeken konu Kırım’a giren Rus askerleridir. Bazı uzmanlar 2008 yılında Rusya’nın gerçekleştirdiği Gürcistan operasyonuna benzer bir süreçten bahsederken, kimi uzmanlarda Ukrayna’nın sonunun Yugoslavya gibi olacağını öne sürmektedir. Burada en dikkat çeken nokta ise bugün Kırım’da bulunan askerlerin durumudur. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin her ne kadar sınırdaki askerleri geri çağırma kararı almışsa da bugün Kırım’da Ağır kamuflajlar içerisinde konuşmayan ancak gazetecilere fotoğraf için poz veren silahlı askerler bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak Reuters’dan Baz Ratner kaleme  aldığı makalede bu askerlere “Ninja Kaplumbağalar” adını vermiştir. Öte yandan Baz, her ne kadar kimse bu askerlerin “nerden geldiklerini bilmiyor” olsa da askerlerin Kırım’da neden oldukları belli olduğuna dikkat çekmiştir. Bu çalışmada Ukrayna-Rusya arasında yaşanan son gelişmeler ele alınacaktır.

Kuruluşlarından Bugüne Rusya ve Ukrayna

Rusya ve Ukrayna’nın geçmişine bakarken en dikkat çeken nokta iki halkında Slav olması ve Ortodoks dinine mensup olmalarıdır. Ünlü bir Rus deyişinde  belirtildiği üzere “Moskova Rusya’nın kalbi, Petersburg beyni, Kiev ise annesidir.” Ancak tarihi sürece baktığımızda farklı bir tablo görmekteyiz.9’uncu yüzyılın sonlarında merkezi Kiev olan “Drevniy Rus” devleti kurulmuş ve bu devlet Ortodoksluğu kabul etmiştir. Kiev Knezliği 12’inci yüzyılda Moğol-Tatar istilaları sonucunda son bulmuş ve bölgede Altın Orda Devleti kurulmuştur. 13’üncü yüzyıl sonu ve 14’üncü yüzyıl başlarında, Moğol Tatar baskınlarının son bulması ile yeniden güç kazanmaya başlayan Ruslar, 14. yüzyıl’da Moskova merkezli Velikorus/Ulu Rus Devlet’ini kurmuştur. 1480’de Moskova Knezi III. İvan, Altın Orda Devletini yenerek bağımsızlığını ilan etmiştir.[1] Slavca ‘sınır toprakları’ anlamına gelen Ukrayna için, bugün bildiğimiz haline gelene dek, Tatarlar, Polonyalılar, Litvanyalılar, Ruslar, Türkler, İsveçliler ve Kazaklar sürekli olarak savaşmışsa da 17’inci yüzyılda Kiev dahil büyük bir bölümü Rusya’ya katılmıştır.[2]

19. yüzyılda Almanya’da milli birliğinin sağlanmasına giden süreç,Rus Çarlığındaki  milliyetçilerini endişelendirmiştir. Bu süreçte Mikhail Katkov gibi milli muhafazakârlar tek dil ve tek din siyasetinin benimsenmesi için hareket etmeye başladılar. Katkov, Rusya’da kuvvetli bir milli devletin, Rus milliyetçiliğinin benimsenmesi adına propagandalara başlamıştır. Bunun neticesinde Rusya’da yaşayan ve Rus olmayan milletlerin Ruslaştırılması bir program haline gelmiştir. Bu Ruslaştırma faaliyetleri aynı şekilde Ukraynalılara da uygulanmıştır.[3] 1905 yılında Japonya’ya karşı Rusya’nın yenilmesi ile Çar’ın otoritesinin güvenirliği halk nazarında bu kez derinden sarsılmıştır.[4] Çar’ın zayıflayan otoritesi ile birlikte 1860’larda hız kazanan Ruslaştırma politikası Polonyalılar, Finler, Litvanyalılar, Letonyalılar, Ukraynalılar, Beyaz Rusyalılar ve Kafkas Halklarının 1905-1906 yıllarında Rus imparatorluğunda yayılan devrimci harekete ve bu hareket içindeki devrimci liderlerle yakınlık duymaların neden olmuştur.[5]

Lenin, Mayıs 1917’de “Rusya’nın devlet sınırları içinde buluna bütün milletlere serbestçe ayrılıp bağımsız bir devlet kurma hakkı tanınmalıdır”[6] açıklaması hiç de göründüğü gibi olmamıştır. 1917 yılından itibaren Sovyet rejiminin milliyetler konusundaki politikası öncelikle iç savaş sırasında bağımsızlığını kazanan ülke topraklarını (Ukrayna, Gürcistan ve Ermenistan) geri almak olmuştur. Askeri işgal gerçekleştirildikten sonra, iki aşamalı bir operasyon ile önce ikili ittifaklar kuruldu,  ardından da bu bağımsız dış politikadan, kendi özerk askeri güçlerinden yoksun bırakılmıştır. Rosa Luksemburg, Rusya içinde “kendi yazgısını belirleme hakkını” oluşturan demokratik özgürlükler, bütününe oldukça soğuk bir hoşgörüyle yaklaşılmakta olduğunu belirtirken “ulusların kendi yazgılarını belirleme hakkının” ise sığ, burjuva bir ifade tarzından ve yalanından başka bir şey olmadığı eleştirisini getirmiştir.[7]

Boris Yeltsin, Sovyetlerin dağılma sürecinde bir taraftan Rus milliyetçiliğini ön plana çıkararak “Bağımsız Rusya” sloganıyla Rusların desteğini almış, öte yandan “Herkese istediği kadar egemenlik” sözü ile de Rusya'daki Rus olmayan milletlerin desteğini kazanma yoluna gitmiştir. Böylece etnik Ruslar, Yeltsin’in Gorbaçov’u etkisiz hale getirmesinde ve Rus milliyetçilerinin harekete geçirmesinde kolay bir hedef olmuştur. Bunun üzerine 17 Mart 1991’de seçim referandumu yapılmış ve 12 Haziran 1991’de yapılan seçimlerde Yeltsin devlet başkanı olmuştur. Yeltsin böylece seçimle is basına gelen ilk Rus lider olmuştur.  1991 ağustosunda gerçekleşen darbe girişimi sonrasında Ukraynalı komünistler milliyetçi hareketleri desteklemeye başlamışlardır. Öte yandan  24 Ağustos 1991’de  Verhovna Rada (Yüksek Kurul) Ukrayna’nın bağımsızlığını ilan etmiştir.[8]8 Aralık 1991'de Rusya, Ukrayna ve Belarus'un liderleri yaptıkları bir toplantıda “Minsk Antlaşması” ile Bağımsız Devletler Topluluğu'nu kurmuş ve RF, kendisini SSCB'nin halefi ilan etmiştir.

75 yıl süren SSCB yönetiminin sona ermesi ile Rusya’nın büyük güç statüsü de sona ermiştir ve Amerika Birleşik Devletleri kazanan olmuştur. İkinci olarak Rus milliyetçilerin karşısında mağlup bir Rus devleti vardır. SSCB’nin çöküşü ile Ruslar, sadece toprak kaybı yaşamamıştır. Rusya, bu kayıp ile Kazakistan ve Ukrayna’daki verimli tarım alanları, Özbekistan’daki pamuğu, Azerbaycan ve Orta Asya’daki petrol ve doğal gaz kaynaklarını da kaybetmiştir. Diğer taraftan bu kayıpların yanı sıra Gürcistan’ın bağımsızlığı ile Karadeniz’deki jeostratejik üstünlüğünü de kaybetmiştir. Ayrıca Çarlık Döneminden itibaren baskın güç olan Rus halkı ise kaybedilen topraklarda, ikinci sınıf bir konuma düşerek kendi topraklarında yabancı devletler ile karşı karşıya kalmıştır.[9]

 Enerji

Bilindiği gibi Ukrayna’da, SSCB döneminden miras kalan pek çok petrol işleme terminalleri bulunmakla birlikte özellikle SSCB’nin çöküşünden sonra kurulan yeni devletler arasında en gelişmiş sanayi ağına sahip ülke olduğu görülmektedir. İşte bu avantajın yanı sıra Ukrayna enerji ihtiyacı noktasında da Rusya’ya muhtaçtır. Bunun en güncel  örneği ise Yüksek Rada tarafından Başbakanlık görevine atanan Arseniy Yatsenyuk, Rusya'dan talep ettikleri 2 milyar dolarlık borcun verilip verilmeyeceğine dair net bir cevap istediklerini açıklamasıdır.  Nitekim Rusya'dan alınacak olan 2 Milyar Dolarlık borç ile Ukrayna Rusya'ya olan gaz borcunu ödemeyi planlamaktadır.[10]Diğer yandan Ukrayna'da yaşanan son olayların ardından Ukrayna ekonomisi büyük bir darbe almış durumdadır. Buna ilave olarak ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Kiev'e gerçekleştirdiği ziyaret esnasında, ABD'nin ülkede yeni kurulan hükümete 1 milyar dolarlık kredi desteğinde bulunacağını açıklamıştır.[11]Ayrıca enerji noktasında Ukrayna’nın değil Avrupa’nın da Rusya’ya ne derece ihtiyacı olduğuna dikkat etmek gerekmektedir. Bu noktada Almanya önemli bir örnek teşkil etmektedir.Çünkü özellikle Ukrayna Krizi bağlamında Almanya büyük bir ikilemde kalmıştır: bir yanda %36’lık bir oranda enerji sağlayıcısı Rusya diğer yanda ise “Demokratik Ukrayna”.

 

Kaynak:http://www.businessinsider.com/heres-one-economic-reason-russias-invasion-of-crimea-pulls-in-europe-2014-3

 

Aynı zamanda Ukrayna, Rusya açsından da büyük bir öneme sahiptir. Çünkü Rusya’nın Avrupa’ya yapmış olduğu gaz ihracatının yaklaşık %80’i Ukrayna üzerinden geçmektedir.

 

 Ukrayna’dan Geçen Boru Hatları

Kaynak:http://www.nytimes.com/interactive/2014/02/27/world/europe/ukraine-divisions-crimea.html?_r=1

 

Kırım

Ukrayna, Rusya için sadece tarihi bağlara sahip olduğu bir bölge değildir. Ukrayna Rusya için jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip bir kale olarak düşünülebilir.  Kırım ise bölge açısından önemli bir kilit noktadır. Kırım, 1996 Anayasa’sına göre Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyet statüsüne sahiptir.  Kendi parlamentosuna sahip olan Kırım’da 1995’te, Rusya yanlısı ayrılıkçı bir adayın seçimleri ezici çoğunlukla kazanması sonrası Kırım başkanlığı makamı kaldırılmıştır.[12] Öte yandan dikkat çeken en önemli yer ise Sivastopol’dur. Sivastopol 1783’ten bu yana Rusya’nın Karadeniz Donanmasının karargah noktasıdır. SSCB’nin çöküşünün arından sonra dahi Rusya burayı Ukrayna’dan kiralayarak kullanmaya devam etmiştir.[13]

 

 Sivastopol Limanı

Kaynak:http://www.nytimes.com/interactive/2014/02/27/world/europe/ukraine-divisions-crimea.html?_r=1

Kırım’a konuşlandırılan Rus askerleri noktasında Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy  Çurkin Güvenlik Konseyi’nde Rusya’nın Karadeniz Filosu anlaşması gereği Kırım’da 25 bine kadar asker yerleştirme hakkına sahip olduğunu belirtmişti.[14] Öte yandan Putin, "Ordunun Ukrayna'ya girmesine şimdilik ihtiyaç yok ama böyle bir olasılık var"[15]açıklamasında bulunmuşsa da eş zamanlı olarak Rusya'ya ait iki savaş gemisi İstanbul Boğazı'ndan geçerek Karadeniz'e yönelmesi de dikkat çekicidir.

Yard. Doç Tuğçe Varol Sevim ise Rusya'nın Kırım'a asker yerleştirme stratejisinde Ukrayna'yı Karadeniz'de kıyısız bırakma ve böylece bu senaryonun gerçekleşmesi halinde yeni Ukrayna'nın kalan kısmının NATO'ya üye olması durumunda NATO gemilerinin Karadeniz’e gelmesini engellemiş olacağına dikkat çekmiştir. Öte yandan yine Kırım politikası kapsamında önemli bir de doğalgaz boru hattı söz konusudur. Bu nedenle de Rusya'nın tüm boru hatlarını Ukrayna'nın kontrolüne bırakmak niyeti yoktur. Hemen Odesa'nın yanı başından Romanya'ya giriş yapana doğalgaz boru hattının da kontrolünü sağlamayı planlamaktadır.

 

Harita: Rusya-Ukrayna Arasında Askeri Orantısızlık

 

Kaynak:http://www.theguardian.com/world/graphic/2014/mar/03/russia-ukraine-military-imbalance-graphic

 

Rus Halkı’nın Kırım desteği ve Ukrayna’dan Göç

Rusya Federal Göç Servisi Ukrayna’da yaşana krize bağlı olarak Şubat ayı sonlarında  yaklaşık 140 bin kişinin Ukrayna’yı terk ederek Rusya geldiğini belirtmiştir. Ukrayna ise bu iddiayı reddederek kanıt olarak ise  bu olaya ilişkin video ve fotoğrafların olmadığına dikkat çekmiştir.[16] Bu iddiaların yanı sıra Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi Başkanı ValeriFedorov, Rusya’da büyük bir çoğunluğun Rus Devleti’nin Kırım’da yaşayan Rusların haklarını savunmasına destek verdiklerini açıklamıştır. Rusya’nın Sesi Radyosunda yer verilen bu haberde Kurum tarafından yapılan anketlere de yer verilmiştir.2009’da yapılan araştırmada sorulara yanıt veren katılımcıların %73’ünün Kırım’daki Rusların haklarının daha aktif bir şekilde savunulması, %15’inin ise Ukrayna ile karşı karşıya gelinmemesi yönünde görüş bildirdiği görülmektedir. Bu görüşlerin bugünde değişmediği görülmekte olup, vatandaşların %71’inin Kırım’daki Rusların haklarının daha aktif bir şekilde savunulması, %17’sinin ise Ukrayna ile karşı karşıya gelinmemesini ifade ettiği görülmektedir.[17]

 

1 Mart  2014’te  Kırım’da Gerçekleşen Rusya Yanlısı Gösteri

Kaynak:http://rt.com/politics/russian-eu-elections-ukraine-527/#.UxXXpkW33EM.twitter

 

Öte yandan Kırımda gerçekleşen Rusya yanlısı gösterilerde dikkat çeken bir diğer noktadır. Çünkü Rusya, eski SSCB ülkeleri ile ilişkilerindeki çıkarlarını koruma noktasında Rus azınlıklar üzerinden yürüttüğü politikalarını bu şekilde meşrulaştırmaktadır. İlginç bir şekilde benzer bir durumda Kırımda yaşanmaktadır.

Şüphesiz bu süreçteki en önemli gelişme ise Kırım’ın Rusya’ya katılma isteğidir. Kırım Yüksek Konseyi Başkanı Vladimir Konstantinov, yarımadanın Rusya’ya katılması kararında bölge halkının yüzde 75’inden fazlasının isteği olduğunu ifade etmiştir. En önemli nokta ise Konstantinov’un Rusya tanımlamasıdır. Konstantinov bu kararın nedenini ifade ederken “Rusya güçlü başkana, güçlü hükümete sahip. Kırımlılar, korumayı sadece Rusya’da görüyor.” açıklamasında bulunmuştur.[18]

Gelinen son noktaya baktığımız da ise Kırım  Parlamentosunun Rusya’ya katılma kararın karşılık Duma 10 Mart’ta, Kırım’ın Rusya’ya katılma olasılığına ilişkin kanun taslağını görüşmek için tarih belirleyeceği bildirilmiştir.[19]  Ayrıca Suriye krizinde uluslar arası alanda güç dengesini kendi lehine çeviren Putin Nobel Barış Ödülü için aday gösterildi.  Sonuç olarak Putin  hem Nobel’i hem e Kırım’ı kazanacak mı bilinmez ama bu gidişatın gösterdiği ABD’nin ve Batı’nın yerinin/gücünün sorgulanması olduğudur.

 


[1]Fırat Purtaş, Rusya Federasyonu Ekseninde Bağımsız Devletler Topluluğu, Platin Yayınları, Ankara, 2005,s.11,12.

[2]RodrIcBraIthwaIte, Putin 'Kırım Rusya'dır' dediğinde şaşırmayın, 04.03.2013, http://www.radikal.com.tr/yorum/putin_kirim_rusyadir_dediginde_sasirmayin-1179391

[3]Kurat, a.g.m. s.258, 266

[4]Tuminez,a.g.e. s.121,122

[5]Hayes,a.g.e. s.163,166

[6]Milli Meseleler ile ilgili karar, LKF, s.539 (Akt Wolfgang Leonhard, Bugünkü Sovyet İdeolojısı II,çev: Cemil Ziya Şanbey, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul,1976,s.99)

[7]Luxemburg, Rosa, Ulusal Sorun: Ulusların Kendi Yazgısını Tayin Hakkı ve Özerklik, Çev: Osman Akınhay, Belge Yayınları, İstanbul,2010,s.270

[8]Erhan Büyükakıncı,  “Bağımsızlık Sürecinde Ukrayna-Rusya İlişkileri”, BÜYÜKAKINCI, Erhan, (Der.), Değişen Dünyada Rusya ve Ukrayna, Phoneix Yayınları, Ankara, 2004.s.405,406

[9]Astrid Tuminez, Russian Nationalism since 1856: IdeologyandtheMaking of ForeignPolicy, Rowman&LittlefieldPublishers, USA, 2000, s.183,184, Laurelle, Marlene, Inthe Name of theNation: NationalismandPolitics               in ContemporaryRussia, New York: PalgraveMacmillan, 2009, s.120,121

[10]http://www.themoscowtimes.com/news/article/ukraine-awaits-clear-response-on-2bn-bailout-from-russia/495621.html

[12]Dokuz soruda 'Kırım' meselesi, http://www.radikal.com.tr/dunya/dokuz_soruda_kirim_meselesi-1179272,03.03.2013

[13]UkraineCrisis in Maps, http://www.nytimes.com/interactive/2014/02/27/world/europe/ukraine-divisions-crimea.html?_r=1

[14]Rusya Kırım’a 25 bine kadar asker yerleştirme hakkına sahip bulunuyor, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_03_04/rusya-kirim-25-bin-asker/,04.03.2014

[15]Putin Ukrayna sınırındaki askerleri geri çekti http://www.cnnturk.com/haber/dunya/putin-ukrayna-sinirindaki-askerleri-geri-cekti,04.03.2014

[17]Rusların büyük bir kısmı Rus Devleti’nin Kırım’daki Rusların haklarını koruması gerektiği görüşünde, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_03_06/Ruslar-Kirimdaki-Ruslarin-haklari/,06.03.2014

[18]Kırım’ın Rusya’ya katılma kararı Kırımlıların isteğine dayanıyor, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_03_06/Kirimin-Rusyaya-katilma-karari-Kirimlilarin-istegine-dayaniyor/, 06.03.2014

[19]Rusya parlamentosu Kırım’ın birleştirilmesini görüşmek için tarih belirleyecek, http://turkish.ruvr.ru/news/2014_03_06/Rusya-parlamentosu-Kirimin-birlestirilmesi-tarih/

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 08-07-2020

Kosova-Sırbistan Görüşmelerinde Liderlik Çekişmesi

Kosova-Sırbistan anlaşmazlığı, Balkanlarda sürdürülebilir istikrarın önündeki en önemli engel olarak görülüyor.