AKP'nin hukuka ihtiyacı var!

Yazan  28 Temmuz 2009
Ana Muhalefet Partisi, 6 yıl içerisinde iktidarın çıkardığı 143 yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürmüştür. Bunlardan 37’si Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

İktidar partisi yetkilileri Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hemen her iptal kararı için "siyasi karar" değerlendirmesini yapmışlardır. Bu söylem, iktidarın her çıkardığı yasanın anayasaya ve hukuka uygun olduğu, ancak yüce mahkeme "siyasi karar" vermesi dolaysıyla bu yasaları iptal etmektedir. Bu konuda Ana muhalefet ile Anayasa Mahkemesi'nin iktidara karşı işbirliği yaptığı vurgusu iktidar tarafından hep yapılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi artı Ana Muhalefet

İktidar ve yanlılarına göre, her yasayı halk için çıkarmaya çalışan meşru iktidar, her çıkan yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyan muhalefet yüzünden icraat yapamaz hale gelmiştir.

O halde AB'ye tam üyelik (!) sürecindeki Türkiye'de siyaset üzerindeki vesayet sorununun halledilmesi gerekir. Bunun için geçmişte YÖK'ün vesayetinden iktidar nasıl kurtulmuşsa yargının ve askerinkinden de benzer yöntemlerle kurtulması gerekir. Son zamanlarda bütün senaryolar bu minvalde uygulamaya sokulmaktadır.

İktidarın icraatlarına eleştiri getiren bir kısım medyanın, araştırma merkezlerinin, siyaset adamlarının, asker ve yargı mensuplarının suç örgütleriyle ya da yasa dışı oluşumlarla ilişkilendirilerek adeta yok edilmesi böyle bir senaryonun ürünüdür. Böylece Türkiye'de demokrasi ve hukuk iktidarın fobilerinin tehdidi altına girmiştir. Böyle bir fobi olmasaydı iktidarı eleştiren her siyasetçi, akademisyen ya da medya mensubu potansiyel suçlu muamelesine tabi tutulur muydu?

Baskı, tehdit ve sindirme!

İktidara teslim olmayarak eleştirel ve özgür yayın yapan televizyonların birer birer basılması, muhalif görülen gazeteler için "satın almayın" kampanyalarının düzenlenmesi, bazı televizyon ve gazetelerin iktidara yakın kimseler tarafından satın alınması rutin gelişme olarak görülemez. İktidar yandaşı yayın organlarının sistemli bir biçimde asker ve yargı mensuplarıyla ilgili olarak asılsız iddia, tehdit, suçlama ve yakıştırmalarda bulunmaları da özgür eleştiri değil organize saldırı olduğu açıktır. Baskı ve tehdit ile özgür Türkiye'de malum bir kesim için iktidar olmak yasalar üstü bir konuma sahip olmak demektir. Bu nedenle de bu kesim, iktidarın yasalara değil de yasaların iktidara uygun hale getirilmesini savunmaktadır. İşin tehdit boyutundan bile söz etmek mümkündür. Örneğin, Anayasa Mahkemesi'nde görülen parti kapatma davası sırasında iktidar, Anayasayı değiştirerek Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini kısıtlamakla tehdit etmiştir. Bugünlerde de HSYK'da yaşanan krizle ilgili olarak sorunu temelinden çözmenin yolunun yargıda reform yapmaktan yani HSYK üzerinde iktidarın egemenliğini kurmaktan geçtiği seslendirilmeye başlanmıştır.

Bu nedenle olacak Genelkurmay Başkanı "TSK'nın üzerinden elinizi çekiniz!", HSYK'nın başkanı da "Yargıyı yargıya bırakın. Siyasiler ağır ithamlarda bulunmasınlar" demek zorunda kalmıştır. Dünyanın her yerinde iktidar ya da muhalefet meşruiyetini hukuktan alır. Yasalar herkesi bağlar. Kimsenin özellikle de İktidarın yasaları hafife alma ya da "Anayasayı bir kez delsek ne olur" demeye hakkı yoktur. Kaldı ki, hukuk yalnız muhalefete değil daha çok da iktidara lazımdır. Bugünkü AKP iktidarı, daha önce hiçbir iktidarın ihtiyaç duymadığı kadar yüce mahkemelerin ve yargının adaletine şimdiden muhtaçtır.

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.