Referandumun Ortaya Çıkardığı Tek Sonuç: “Demokrasinin Sefaleti”

Yazan  16 Eylül 2010
Demokrasi adına homojen bir siyasal söylem, dışlayıcı, itham edici, hegemonya kurucu bir dil inşa edilmiştir.

Modern ideolojilerin içinde yaşadıkları toplumda hakim duruma gelinceye kadar belirgin vasıflarından biri mevcut toplumun eleştirisi ve kendi yönünde dönüştürmeye çalışmaktır. Türkiye'de kendilerini demokrat olarak tanımlayan bazı aydınların toplumsal mühendislikten geri kalmamaları en azından ilginçtir. Bu aydınlara göre mevcut toplum ve siyasal sistem anti-demokratik bir şekilde yapılanmış ve örgütlenmiştir. Onlara göre, daha demokratik bir sistem içinde toplumun belirlenen hedefler doğrultusunda dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu aydınlar kendi tercihlerini benimsemeyen toplum kesimlerini kolaylıkla anti-demokratik olarak niteleyebilmektedir. Demokrat olarak kendi kimliklerini sabitleyen bu zihniyet sanki son referandumda olur da "hayır" çıksa idi bunu kabullenmekte zorluk çekecekler ve "millet iradesini" kolaylıkla unutabileceklerdi. Ve bunu da muhtemelen "toplumun henüz demokratikleşememiş olması" ile savunacaklardı.

İçselleştirilmiş demokratik bir kültürün temel özelliklerinden biri farklı düşünce, ideoloji, yaklaşım ve davranış biçimlerinin özgürce ifadesidir. Bireyin hiçbir düşünce ve eyleminden dolayı, evrensel insan haklarına aykırı olan terör gibi eylemlerin dışında, dışlanmaması ve baskı görmemesi gerekir. Referandum sürecinde çok güçlü "demokrat" bir söyleme rağmen eylemde tam zıddı bir görüntü ortaya çıkmıştır. Demokrasi adına homojen bir siyasal söylem, dışlayıcı, itham edici, hegemonya kurucu bir dil inşa edilmiştir. Siyasetçilerden entelektüellere, gazetecilerden sivil toplum yöneticilerine kadar toplumun önemli temsilcilerinin yer aldığı bu zihniyet sahipleri Türkiye'nin demokratikleşmesini işlevsizleştirici bir etkide bulunmaktadırlar.

Referandum sürecinde kamuoyu karşısında açıkça "evet" demedikleri için TÜSİAD "bitaraf olan bertaraf olur" şeklinde uyarılmış, TOBB yönetimi bir daha "huzura" kabul edilmemekle tehdit edilmiştir. "Evet" ilan etmediği için hükümetin STÖ gibi çalışan Hak-İş tarafından TÜSİAD vb. örgütlere "konsomatris" benzetmesi yöneltilmiştir. Bursa'dan Kars'a "hükümetin valileri" tarafından muhalefetin "hayır" pankartları zorla indirilmiştir.

"Demokrasi" söylemini referandum boyunca bir baskı unsuru olarak kullanan yayın organları aşağıda aktardığımız manşetlerde de görüldüğü gibi dışlayıcı, hoşgörüsüz ve otoriter zihniyetin bir yansıması olarak tecessüm etti. Referandum sürecinde demokrasinin algılanış ve içselleştirilmesinde ciddi sorunlar olduğu görülmüştür. Seçim sonrasında Zaman gazetesi "Demokrasinin Zaferi" olarak verirken Yeni Şafak gazetesi, "Millet Kazandı", Taraf Gazetesi "Halk Yönetime El Koydu", Bugün Gazetesi, "Milletin Darbesi" manşetiyle çıktı. Referandum sonucunun basına bu yansıyış biçimi "demokrasinin kazandığı" kabulü üzerine kurulmuştu. Sonuçlarının "Evet" çıkmaması durumunda "millet" kazanmamış, "demokrasi" kaybetmiş olacaktı. Sanki, "Hayır" diyenler "millet" değildi!

Başbakan referandum sürecinde CHP için 'kumsallar partisi' benzetmesi yaparak kıyıda oturan vatandaşları "aşağılayıcı" bir dil kullanmıştır. Referandum sonuçlandığında yaptığı konuşmada ise, "kazanan millet iradesi ve demokrasi olmuştur. Her vesayetçi anlayış ve darbeci anlayış referandum sonucuyla kaybetmiştir," diyerek kendileri gibi düşünmeyen "millet"in kalan kısmını "vesayetçi ve darbeci" olarak dışlamıştır. Aynı şekilde Ertuğrul Günay, referanduma hayır demenin "darbeci zihniyetle işbirliği" demek olacağını belirterek "hayır çıkmasını çok ürkütücü buluyorum. Kabus gibi. Rüyada bile böyle bir şey görmek istemem" demiştir. Bunun yanında Günay, "yetmez ama evet diyenleri çok anlayışlı karşılıyorum," sözleriyle bir zihniyetin ifşasında önemli katkılarda bulunmuştur. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Referandumda hayır çıkarsa bunu Avrupa'ya nasıl anlatacağı" sorusuyla içselleştirilemeyen demokrasinin dışa vurumunu gösterdi. Oysa, Murat Yetkin'in dediği gibi, "Referandumdan evet çıkması ne kadar meşru ise, hayır çıkması da o kadar meşrudur ve Dışişleri Bakanımız sorulduğunda 'Halkın tercihi' diyebilmelidir; hükümetlerin seçmenlerinin tercihlerinden utanmak gibi bir sorunu olmamalı. Fransız ve Hollandalı bakanlar, seçmenleri AB Anayasası'nı reddettiğine açıklamakta bir sıkıntıya düşmediler örneğin."[1] Avrupa Birliğinden sorumlu bakanımız Egemen Bağış'ın, " 'hayır' vereceklerin aklına şaştığını" söylemesi sözün bittiği noktadır.

Demokrasinin işlerlik kazanmasında önemli işlevler yürüten aktörler olması gereken gazeteci-aydınlarda demokrasi söylemine rağmen anti-demokratik bir dilin sahibi olmuşlardır. Hüseyin Gülerce, "Halkımızın demokratikleşmedeki kararlılığını gösteriyor bu sonuç. Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü açacak. 'Evet' çıktıktan sonra çok şey değişecektir. Halk demokratikleşme konusunda sivil iradeye destek vermiştir. Bu demokrasi isteyenlerin bir araya gelmesidir. Bu sonucu 'halkın demokrasi talebinin sandığa yansıması' olarak değerlendirebiliriz," diye yorumlarken Baskın Oran, "'Evet'lerin kazanması normaldir. 'Hayır'ların bir anlamı yoktu. 'Hayır'ın, kötü adamdan iyi bir şey çıkmaz dışında bir mantığı yoktu"[2] demektedir.

Markar Esayan, " 'Hayır' veren 'vatandaşların' hepsi de korkutma kampanyasından etkilenmiyor şüphesiz. Bu, 'halk' ile 'vatandaş', 'siyah' ile 'beyazlar' arasında bir sınıf çatışması aynı zamanda. Tuzu kuru olanlar, zenginliklerini, imtiyazlarını kaybetmek istemiyorlar. O imtiyaz ve ayrıcalığa henüz sahip olmasalar bile, yarışa milyonlarca siyah daha katılsın istemiyorlar en azından."[3] Bu yaklaşımda anti-demokratik zihniyet "sınıf çatışması" temelinde "halk-vatandaş" gibi sorunlu kategorileştirmelerde kendini göstermektedir. Hayırcıların hepsinin ya da çoğunun "tuzu kuru" olduğunu düşünmek zordur. Müsiad'ın da "ne tür bir zenci" olduğu tartışmalıdır. Tunceli'nin eğer bir imtiyazı varsa da bunu oldukça iyi gizlemektedir.

Yazılarında banal bir ak-kara yaklaşımı sahibi olan Mehmet Altan'ın içselleştiremediği demokratlığı referandum yazılarında da yer aldı:, " 'Devletin' değil, 'toplumun' değişime öncülük ettiği... 'İnsan odaklı' ve yönetilenin asıl egemen olduğu... Saray'ın yıkılmasını ilk hedef yapacak yenilenmiş bir zihniyete, demokratik bir Türkiye'ye ihtiyaç var. 'Evet'ler bu beklentinin 'öncü öncüleri'dir."[4] Halkın iradesinin yansıması olan seçim-referandumda "evet" demokrasi olarak olumlanırken "hayır" olumsuzlanmaktadır. Çünkü "hayır" "millet"in iradesini yansıtmamaktadır. Demokrasilerde hep "evet" çıkmalıdır. Kendini "özgürlükçü demokrat" olarak tanımlayan bir başka yazar Rasim Ozan Kütahyalı ise, "Ya EVET ya Barbarlık", başlıklı yazısıyla özgürlükçü demokratlığını tek başlıkta göstermiştir.[5] Cengiz Çandar, 'hayır' diyenleri ve 'boykot' edenleri dört kategoride topluyor: 1- Vicdansızlar, 2- 'Tayyip'e takıklar', 3- Ruh sağlığını yitirmişler, 4- Kafası fosilleşmeye başlamış bağnazlar.[6]

Bu tartışmaların neşet ettiği zihniyet demokratik bir zemine dayanmadığı gibi mevcut demokratik kazanımların yok edilmesi riskini de beraberinde getirmektedir. Bu zihniyetin egemenliğini sürdürmesi demokratikleşmeyi değil totaliterliğin ortaya çıkışını ve tahkimini beraberinde getirebilir. "Demokratikleşme" ne zaman ki bir kesimin başka bir kesime karşı kullandığı bir hegemonya aracı olmaktan çıkar, ne zaman her eylem ve düşünce demokrasi ile gerekçelendirilmezse, ne zaman demokrasi bir din gibi iman objesi haline getirilmezse o zaman bir umut var demektir. Referandumun kendisi değilse bu tür yorumları "demokrasinin sefaleti" olmuştur.



[1] Murat Yetkin, "Erdoğan, 'darbeci', Çandar 'deli' diyor", Radikal, 09/09/2010.

[2] Taraf, 13.09.2010.

[3] Markar Esayan, "Halk Yönetime El Koydu", Taraf, 13.09.2010.

[4] Mehmet ALTAN, "Yeni Dönemin İlk Analizi", Star Gazetesi, 13 Eylül 2010.

[5] 11 Eylül 2010 Taraf Gazetesi.

[6] Cengiz Çandar, "Kim 'evet'çi, kim 'hayır'cı?", Radikal Gazetesi, 08.09.2010.

İkbal Vurucu

Eğitim

2006 -2009 Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans Mezunu.

2000-2005 Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, Hukuk-Felsefe Fakültesi, Sosyoloji Bölümü.

 

 İş Deneyimi

- Türk Dünyası Sosyologlar Birliği I. Kurultayı Bildirilerinin Yardımcı Editörü.

- Dünya Gençleri Dostluk ve Dayanışma Derneği (Türk Dünyası Gençlik Topluluğu) Danışmanı.

- 2006-2009 arasında Serhat Kitapevi Yayın Editörü.

-01.09. 2010-15.06.2011 arasında 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Sosyal ve Politik Araştırmalar Merkezi Koordinatörü

- 01.10.2012- … 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Sosyal Bilimler Dergisi Yardımcı Editörü

 

Yabancı Dil

İngilizce,

Kazakça, Özbekçe, Kırgızca gibi Türk lehçeleri

 

Aldığı Ödüller

- Hoca Ahmet Yesevi Uluslar Arası Türk-Kazak Üniversitesi Rektörlüğünce Türk Dünyası Öğrencileri ile ilişkilerindeki başarıları ve kütüphane çalışmaları sebebiyle “Teşekkür Belgesi”.

- Türk Ocakları Genel Merkezi’nin düzenlemiş olduğu "Ekonomik, Siyasi ve Kültürel Alanların Türk Dünyasında Yakınlaşmayı Artırma Bakımından Önem ve Öncelik Sıraları" konulu makale yarışmasında “Türk Dünyasında Ortak Tarihin Tasarımında Bazı Zihinsel Perspektifler Üzerine”, isimli çalışma ile üçüncülük. 15.5.2008.

 

YAYINLAR

1. Kitaplar

1. A- Basılanlar

Çokluktan Birliğe: Türk Kimliğinin Yeni Boyutları,  Serhat Kitapevi, Konya, 2010.

Nominalist Aydınların Soykütüğü1: Terörizm Üzerine Bir Analiz, Gençlik Kitapevi, Konya, 2011.

Nominalist Aydınların Soykütüğü 2: Türk Kimliği Üzerine Bir Analiz, Gençlik Kitapevi, Konya, 2011.

Kamu Ruhu: Post-modern Kimliksizliğe Karşı Duruş, Ed: İkbal VURUCU-Mustafa YİĞİT, Palet Yayınları, Konya, 2011.

Doğu Raporu: Bölgede Türk Kimliği ve Türklük Algısı, Ümit Özdağ/ İkbal Vurucu/ Ali Aydın Akbaş, Kripto, Ankara, 2011.

Faili Meçhuller Dosyası, Ümit Özdağ/ İkbal Vurucu, Kripto, Ankara, 2011.

Sona Doğru Kürt Açılımı, Sarkaç Yayınları, Ankara, 2012.

Türkiye’de PKK Terörü Neden Bitmez?: Kan ve Kalem İlişkisi Üzerine Araştırmalar, Altınpost Yayınları, Ankara, 2013.

 

1. B- Basım Aşamasında ve Basıma Hazırlananlar

Türk Milliyetçilerinde Turancılık Algısı, (Yayına Hazır).

Arafta Bir Kimlik Türklük: Milli Kimlik ve Çokkültürcülük Üzerine, 2 Cilt, (Yayına Hazır).

Yurttaşlık ve Kimlik: Doğudan Batıya Örneklerle, (Ed. Gürsoy Akça-İkbal Vurucu), (Basım Aşamasında)

Türk Milliyetçiliği’nin 100 Yılı: Tarih, Hal, Gelecek, 2 Cilt, (Basım Aşamasında)

Çeviriler

- Ahmet DOĞAN, Bulgaristan: Soya Dönüş ,(Çev: Akif ŞABAN-İkbal VURUCU), [Yayına Hazır].

- Sabit ŞİLDEBAY, Kazak Bağımsızlık Hareketi, (Kazak Türkçesinden), 210 s. [Yayına Hazır]. 

- Ordalı KONIRATBAYEV, Turar Rıskılov, (Kazak Türkçesinden), 472 s. [Yayına Hazır].

- M. S. AJENOV- D. E. BEYSENBAYEV, Sotsialnaya Stratifikatsiya v Respublike Kazahstan, (Rusçadan) 160 s. [Yayına Hazır].

 Kitap İçinde Makaleler

- “Bir Bilinç Kırılması: Milli Tarih’ten Yerel Tarih’e”, Prof. Dr. Nimetullah HAFIZOĞLU’na Armağan içinde. BAL-TAM, Prizren-KOSOVA, 2012.

- “Türk Birliği Perspektifinden Kaşgarlı Mahmud’u Yeni Bir Okuma Denemesi”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Uluslar arası II. Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu “Kaşgarlı Mahmut ve Dönemi”, 28-30 Mayıs 2008, Ankara-TÜRKİYE. Türk Dil Kurumu Yayınları, 2009, Ankara, s.717-761.

- Prof. Dr. Dr. Kâzım Yaşar Kopraman Armağanı içinde “Milli-Tarih, Çok-Kültürcülük ve Endoktrinasyon Üzerine”, (Ed. Doç. Dr. Altan Çetin), Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 2012.

 

Uluslararası Hakemli Dergilerde Yayımlanan Makaleler

- “Türkoloji Üzerine Düşünceler”, BAL-TAM Türklük Bilgisi Dergisi, sayı: 2, Mart 2005, Prizren-KOSOVA, s. 248-252.

- “Sovyetlerden Kazakistan’a Etnik İlişkiler Sistemi”, BAL-TAM Türklük Bilgisi Dergisi, sayı: 7, Eylül 2007, Prizren-KOSOVA, s. 36-54.

- “Türk Dünyasında Kimlik ve Kavramlaştırma Sorunları”, BAL-TAM Türklük Bilgisi Dergisi, sayı: 9, Eylül 2008, Prizren-KOSOVA, s. 12-22.

-“Türk Dünyasında Demokrasiyi Anlamaya Giriş, Kazakistan Merkezli Bir Çözümleme”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türkiyat Araştırmaları, Sayı: 8, BAHAR 2008, Prof. Dr. Cihat Özender Özel Armağanı.

- “Kaşgarlı Mahmud ve Türk Birliği”, Felsefe ve Sosial-Siyasi Elmler Jurnal, Sayı: 4 (21), Bakı 2008, s. 2-10.

“Selahaddin Halilov, Türk Birliği, Felsefe”, Felsefe ve Sosial-Siyasi Elmler Jurnal, Sayı: 5 (22), Bakı 2009.

- “Prof. Dr. Hüseyin Ayan: Türklük Bilimine Adanmış 60 Yıl”, BAL-TAM Türklük Bilgisi Dergisi, sayı: 10, Mayıs 2009, Prizren-KOSOVA, s. 120-125.

- “Türk Dünyasında Ortak Tarih Tasarımı ve Bazı Zihinsel Perspektifler”, TURAN Dergisi, 2010, Sayı: 9, s. 7-15.

- “Çok Kültürlülük Tartışmaları, Toplumsal Bütünlük Kaygısı ve Yeniden Milletleşme (Kazakistan Halkı Asamblesi Örneği”), Gürsoy Akça-İkbal Vurucu, Manas Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 12, Sayı 24 (2012)

- “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tevarüs Edemeyen Bir Düşünce: Turancılık”, BAL-TAM Türklük Bilgisi Dergisi, Sayı: 17, Prizren, Eylül-2012, s. 105-131

- “Kimliklerin Çatıştığı Bir Alan: Ulus-Devlet ve Vatandaşlık”, Yeni Türkiye Dergisi, [Yeni Anayasa Tartışmaları Özel Sayısı], Sayı:50, Ocak-Şubat, 2013, s. 444-478.

- “Başkanlık Sistemi ve Kürt Sorunu Tartışmaları”, Yeni Türkiye Dergisi, [Başkanlık Sistemi Özel Sayısı], Sayı: 51, Mart-Nisan, 2013, s. 886-897.

- “ ‘Ulus-Devlet’ Polemiği: İbretlik Bir Panorama”, 21. Yüzyıl Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan-Mayıs-Haziran 2013, Sayı: 3, s. 1-17. 

 

 Ulusal Dergilerde Yayımlanan Makalelerden Seçkiler

- “Sosyolojik Bir Olgu Olarak Çok Kültürlülük”, 2023 Dergisi, 15 Kasım 2007, sayı:79

- “Bir Ortaçağa Dönüş Projesi: Anayasal Vatandaşlık”, 2023 Dergisi, 15 Kasım 2008, Sayı: 91

-“Türk Dünyasında Sivil Toplum Üzerine Düşünmek ve Bir Sosyoloji Kurultayı”, Jeopolitik Dergisi, Temmuz 2008, sayı: 56

-“SovyetlerdenKazakistan’a Etnik İlişkiler Sistemi”, AsyaAvrupa, AYSAM, Temmuz 2005, sayı: 3

- “Türk Kimliği Karşısında Aydınların Bilişsel ve Sosyolojik Dünyası”, 2023 Dergisi, 15 Ocak 2009, Sayı: 93

- “Turancılık ve Türk Milliyetçiliği Arasındaki Bağ Üzerine Mülahazalar”, 2023 Dergisi, Sayı: 95.

- “Bir Orta Çağa Dönüş Projesi Olarak Anayasal Vatandaşlığı Anlamaya Giriş”, 2023 Dergisi, 15 Temmuz 2009, Sayı: 99

- “Küreselleşen Dünyada Kimliğin Yükselişi”, Konya Ticaret Odası İpek Yolu Dergisi, Şubat 2010, Sayı: 264.

- “Türkiye’de Etnik Çatışmayı Kitleselleştiren Dinamikler”, 2023 Dergisi, Kasım 2009, Sayı: 103

-  “Türk Aydını ve Kendinin Ötekileştirilmesi”, 2023 Dergisi, Aralık 2009, Sayı: 104, s. 58-69.

-  “Türk Kimliği ve Nominalist Aydınlar”, 2023 Dergisi, Şubat 2010, Sayı: 106, s. 38-47.

- “Nevruz ve Ergenekon Üzerine Düşünceler”, 2023 Dergisi, Nisan 2010, Sayı: 108, s. 76-79.

-  “Terörün Gözardı Edilen Boyutu: Aydınlar”,  2023 Dergisi 2010, Sayı: 111, s. 32-41.

- “Etnik ve Tek Tipleştirici Suçlamaları Karşısında Türk Milliyetçiliğinin Doğuşunu Yeniden Düşünmek”, 2023 Dergisi, 2011, Sayı: 122

-  “İlk Türk Milliyetçilerinde “Türk” Algısı”, Türk Yurdu, Şubat 2011, Cilt: 31, Sayı: 282

- “Anadolucu Türk Milliyetçilerinde Turancılık”, Türk Yurdu, Eylül 2011 Cilt: 31, Sayı: 289

- “Türk Milliyetçiliğinin Güncel Sorunları Üzerine”,Türk Yurdu, Mart 2012, cilt 32, sayı: 295.

- “Türk Sorununa Giriş: Ayrılmanın Psikolojik Temelleri”, 2023 Dergisi, Kasım 2011, Sayı: 121.

- “Tarihin Kötüye Kullanımına Örnek: ‘Dersim Katliamı’ ”, 2023 Dergisi, Aralık 2011, Sayı: 128.

- “Türklük”ten “Türkiyeli”liğe Bireyin Temsil İmkânı”, 21. Yüzyıl Türkiye Dergisi, 01.07.2011, Sayı: 31

 

Uluslararası Bilimsel Toplantılarda Sunulan ve Bildiri Kitabında Basılan Bildiriler

- “Sivil Toplum ve Devletin İdeolojik Bir Aygıtı Olarak Kazakistan Halkları Asamblesi”, Türk Dünyası Sosyologları Birliği’nin düzenlediği II. Türk Dünyası Sosyologları Kurultayı, 23-25 Nisan 2008, Almatı-Kazakistan.

- “Türk Birliği Perspektifinden Kaşgarlı Mahmud’u Yeni Bir Okuma Denemesi”, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Uluslar arası II. Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu “Kaşgarlı Mahmut ve Dönemi”, 28-30 Mayıs 2008, Ankara-TÜRKİYE.

- “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tevarüs Edemeyen Bir Düşünce: Turancılık”,Türk Ocakları Genel Merkezi, "Gençlerin Gözüyle Türkiye"Sempozyumunda, 28 Mart 2009, Ankara- TÜRKİYE.

- “Türkiye’de Anayasal Vatandaşlık Tartışmaları”, Türk Ocakları Konya Şubesi, “Türk Ocakları’nın 100. Yılında Türk Milliyetçiliği ve Çok-kültürcülük” Sempozyumu, 17-20 Kasım 2012, Konya-TÜRKİYE

- “1991-2013 Yılları Arasında Balkanlar ve Ortadoğu Türklüğü Üzerine Türkiye’de Yapılmış Sosyolojik Çalışmalar”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü “1991’den 2013 Türkiye’de Türk Dünyası Araştırmalarının Durumu Sempozyumu”, 24-26 Mayıs 2013, Manisa-TÜRKİYE

 

Kendisiyle Yapılan Söyleşiler

- “Türk Dünyası ve Türkiye-Ermenistan İlişkileri”, Söyleşiyi Gerçekleştiren: Bekir FUAT, GERÇEK HAYAT Dergisi, 9.3.2008.

- KANAL 24, “Keşke Olmasaydı Belgeseli”, “1944 Turancılık-Irkçılık Davası”, 16. 05.2010.

-KANAL 24, “Unutulan Manşetler” 08.12 2011.

- “Türk Kimliği, Aydınlar ve Milliyetçilik”, Söyleşiyi Gerçekleştiren: Afşin Selim, www.haberiniz.com, 15.12.2010.

- “Kavramlar ve Türk Milliyetçiliği Üzerine”,Nisan-2012 Gencay Dergisi, Sayı: 5

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2020

Türkiye’nin Afrika ve Libya Politikası

Türkiye’nin Afrika politikasını, daha çok Sahra Altı ülkeler ile ilişkiler açısından, Kuzey Afrika’yı ise, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikası olarak değerlendirmek bazı açılardan daha isabetli olabilir.