SANAL ORTAMDA SİYASET HİLELERİ…
×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



SANAL ORTAMDA SİYASET HİLELERİ…

Yazan  13 Mart 2009
M.Mithat İdemen- Ortalıkta dolaşan bir çok ispatlanması zor iddialar her zaman vardır…

Akıl ve tefekkür insanı inanmaya zorlar ,hatta bazen bu iddialara somut deliller de bulunur ama eğer erk , bu hilebazlık işinin menfaat gören tarafı ise hukuken ispatı çok daha zorlaşır…Yani minareyi çalanlar kılıfını da hazırlamışlardır…Yoğun bir medya bombardımanı altında ,bu işlerin belgeleri ve ortaya çıkarmaya çalışanların sesi duyulmaz hale getirilir…

Propogandanın ne kadar güçlü ve etkili bir silah olduğunu öğrenip sistematikleştiren ilk ülke Nazi Almanya'sıdır…Fakat insan denilen varlığın bilinç altının etkilenmesi çalışmaları çok daha öncelere dayanır…Kapitalist sistem bu açıdan ,insanları bireysel ve toplumsal olarak inceleyerek bilinç altlarının zaaflarını tespit çalışmalarına en fazla bütçe ayıran bir sistemdir…Bunu da en iyi olarak reklamlarda kullanır…Pavlov diye biri çıkmış ve şartlandırmaların ilk deneme ve sonuçlarını köpekler üzerinde başarmıştır :Zil seslerinin belli sayısında köpeklere yemek vermiş ,belli sayıdaki zil sesinde de su vermiş ve belli bir süre sonunda zil seslerinin sayısına göre köpeklerin suya veya yemeğe yöneldiklerini gözlemiştir…Zil sayısına göre şartlandırılmış köpeklerin ;olağanüstü bir durum geçirdiklerinde de bu şartlanma reflekslerini unuttuklarını gözlemlemiştir…Fakat bu deneyi insanlığa ,şartlanmış olanları kastetmek amacıyla pavlov'un köpekleri denilen bir kavramı yerleştirmiştir…

Saniyede 24 poz resmin gözlerimizin önünde geçmesindeki sabit karelerin dizilişini göz ayıramaz ve bizler hareketli sahne olarak algılarız. Dünyadaki film hukukunda bu hareketsiz olan 24 film karesinin 2 tanesini ,hareketin dışından bir görüntü olarak araya sıkıştırmak suçtur …Çünkü ;bu iki kare ayrı kare fotoğrafı film oynarken göz ayırt edemez ve sanki bir fotoğraf makinesinin flaşı patladı gibi zannederiz…Ama bilincimiz ,bu 24'lük film karelerinin içindeki yabancı 2 kareyi algılar ve kaydeder…Şuurlu olarak bu bilinç altına yerleşmiş görüntüyü hissedemeyiz fakat o görüntü algımızın içine istenilen mesajı yerleştirmiştir…Farkında olmadan bilinç altına böyle bir şeyi kaydetmek ,insanları bilinçleri dışında bir şartlanmaya sevk ettiği için hukuken yasaktır…Peki böyle şeyler yapılabiliyor mu ? Özellikle büyük ,süper güç merkezlerinin kendi işlerine gelen siyasetleri ,oyun sahneleri olan ülkelerde iktidara getirmek veya iktidarlarını devam ettirmelerini sağlamak için bu ve benzeri metodları günümüz sanal dünyasında uyguladıklarından hiç şüphe yoktur ama ispatlayabilmek de hayli zordur…

22 Temmuz seçimlerinde bir çok insanın oyunu kullandıktan bir süre sonra nereye kullandığını pişmanlıkla hatırlaması olayına çok kez tanık olunmuştur…Farkında bile olmadan şuur altlarının insanları ,amblemi bilinç altına sevk ettiği düşünülebilir…Peki "FİLM KARESİ" hukuksuzluğu yapılmış mıdır, Yapılmışsa ne zaman ve nasıl yapılmış olabilir ? Diyelim ki bir tv. Kanalında çok yüksek bir izlenme oranı olacağı belirlenmiş bir proğramda…Mesela o dönemlerin en ilgi çeken bir " 32. Gün" programı olabilir…Böyle yüksek izlenme oranı yakalamış bir programın en pür dikkat " olunan bir veya iki anında yapılmış olabilir !!!...

Fakat tek başına bu yetmez ;her türlü propoganda ve reklam bombardımanı ile destekleme yapılır…Toplum ;kazandırılacak olan siyasete her yönü ile şartlandırılır ve oluşturulan sonuca itiraz edecek tüm mekanizmalar ya susturulur veya duyulamayacak kadar sesleri kısılır…SONUÇTA ;İSTENEN SİYASET İŞ BAŞINA GETİRTİLİR…Artık günümüz dünyasında askeri müdahalelere gerek yoktur :Darbeler SANAL ve TEKNOLOJİK İMKANLARLA YAPILMAKTA ;renkleri de

genellikle"TURUNCU" olarak seçilmektedir…Ayrıca "DEMOKRATİK" görüntü altında gizlenmesi de işin cabası…

Hatta bu kadar yoğun tempodaki çalışmaların yetemeyebileceği endişesiyle oyunun son perdesine geçilmesi tasarlanır :Toplumsal zemin her yönüyle artık "istenen siyasetin zaferine " hazırdır…Eh artık çabaların emin bir sonuca ulaşması için "SANAL SAYIM KAYITLARI" ile oynanarak ;daha önce "kamuoyu yoklamaları" maskesi altında toplumun şartlandırıldığı oranda ve hatta daha fazlası alınmış gibi bir sonuç ,sağlanması mümkündür…Mesela 22 Temmuz seçimlerinde seçimi kazanan AKP'nin ülke genelinde hiçbir sandıkta %25'in altına düşmediği iddiası halen yalanlanmamıştır…

Son günlerde Ş.Urfa siyasetindeki gelişmelerin de ilgi ile izlenmesi gerekmektedir :Onlarca işyerinin bulunduğu bir pasajda 2-3 esnafın işyerinde asılı bir siyasetin pankartları ,tüm o pasajın genel insiyatifi gibi lanse edilmesi , yüzlerce apartmanlardan bir kaçından sarkan pankartların çoğunluğunun belli bir siyaseti işaret etmesi,birkaç esnafın sokak başlarına astığı ve sanki caddedeki tüm esnafların duyguları imiş gibi gösterilen pankartlar…v.s…sanki sonucunun belirlendiği ve bu sonucun hazmedilmesinin sağlanması gibi bir görüntü arz etmektedir…Üstelik bu zaferi erkenden ilan edilen siyasetin,ekonomik olarak bu işleri sağlamasının zorluğu düşünülünce…

İstanbul SP Adayı sayın Bekaroğlu'nun ,son "Ergenekon operasyonları" ve gelecek devamı konusundaki ilginç açıklamaları dikkate şayandır :Mazlum rolünün insanlara ne gibi avantajlar sağladığını unutmadan ;PAVLOV'un ŞARTLANDIRILMIŞ KÖPEKLERİ pozisyonuna düşmeyerek ,akl-ı selimle ,şartlandırılmaya karşı travma sağlamayı dileyerek …

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2020

Türkiye’nin Afrika ve Libya Politikası

Türkiye’nin Afrika politikasını, daha çok Sahra Altı ülkeler ile ilişkiler açısından, Kuzey Afrika’yı ise, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikası olarak değerlendirmek bazı açılardan daha isabetli olabilir.