Covid-19'un Ekonomik Etkileri ile Etkin Mücadele Nasıl yapılır?

Yazan  25 Mart 2020

Ekonomik Beklentiler Tüm Dünyada Çöktü. Bu Yüzyılın En Büyük Krizine Doğru İlerliyoruz.

Bu çalışma virüsün ekonomik etkileri ile mücadele kılavuzu olması dileği ile yazılmıştır.

Dünya borsalarında değer kaybı ortalama %30 düzeyine o da şimdilik.
ABD merkez bankası ekonomisti Michelle Meyer, yayınladığı notta ABD ekonomisinin resesyona girdiğini resmen ilan etti. ABD ekonomisindeki daralmanın yılın 2. çeyreğinde -%14 olması da beklentiler arasında. Diğer yandan Almanya'nın 2020 yılında %6 daralması bekleniyor. Diğer ekonomilerde de benzer bir durum var. 2020 yılında dünya ekonomisinde sert bir daralma yaşanacağı beklentisi gerçeğini hatırlattım.
Türkiye ekonomisi için de durum farklı değil.

Covid-19 krizine ekonomik krizin tam da dibinde yakalandık.
Tüm dünyada olduğu gibi bizde de vatandaşlar giderek evlerine kapanıyor ve karantinadaki insanlar ekonomik faaliyetlerini temel tüketim maddeleri ölçüsünde gerçekleştirme eğilimini taşımaktalar. Ekonomide TALEP düzeyindeki aşırı daralma ve virüsün yayılmasını önlemek için alınan kararlar doğrultusunda, hizmet sektörleri ağırlıklı yaklaşık 170-200 bin işletme faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını tahmin ediyorum.

Gelecek için olumlu beklentilerin çökmesinin nedeni bu.

Bu talep daralması her ekonomide farklı yaşanırken, aslında ARZ daralması (üretimin durması) talep daralmasından daha önce gerçekleşti.

Şimdi bütün bu özel durum alışılmış PARA politikası tedbirleri ile aşılamayacağını kabul etmemizi gerektiriyor. Aslında 2008-2009 krizinden beri açıklanmış bir büyüme veya kalkınma modelimiz de yok.

Diğer taraftan hangi ülke olursa olsun döviz kurunun değişim mekanizması, enflasyon yani fiyatların artması mekanizması ve faizlerin değişimi veya bunların birbirlerine ekonomiye olan etkileri de geçmişte kaldı. (yeni bir denge kavramı ile karşı karşıya kaldığımız kesin)

Yeni ekonomi şartları sebebiyle enflasyon olması, faizlerin artması, döviz kurunun değişimi yani paranın değerini etkileyen değişkenler de değiştiği için ekonomiyi yönetenlerin de eski hedefleri, eski kaygıları, eski hesapları ve eski mekanizmaları bir kenara bırakarak aşağıda belirttiğin 5 önceliğe göre ekonomiyi krizde yönetmeyi öğrenmeleri gerekiyor. (çok bilmiş bilmiş yazdım kusura bakmayın, ekonomi yönetimi anlayışının geliştirilip yenilenmesi zamanı gelmiş)

Bu aşağıda yazılanları yapmayı başaramazsak bu krizin ekonomik etkilerini de yaratacağı sonuçlarını da yönetemeyiz aklımızda bulunsun.

Türkiye için ekonomide yapılacaklar ve öncelikler:

Durum tespiti: TÜİK verilerine 5 milyon resmi işsiz + 800 bin iş aramaktan vazgeçmiş işsiz + 5 milyon kayıt dışı çalışan (%33 oranında kayıt dışı istihdam var) ve tabi ki bu krizde ilk işini kaybedecek grup ve 5,5 Milyon Suriyeli geçici sığınmacı.

Toplam kısa bir süre içinde açlık çekmemek için başlayacak bir yardım sistemine 15 milyon kişi ve bunların bağlı olduğu ailelerinin ihtiyacı var. Bu kitleye ev de otur diyoruz ayrıca iş potansiyelleri kalmadığı gibi iş arama imkanlarını da ortadan kaldırıyoruz ve ne yapalım bu virüsün sağlık tedbirleri diyoruz. Acil-Acil-Acil konu burası, yarın bu insanlar karnını nasıl doyuracak + bu insanlar kiralarını nasıl ödeyecek + bu insanlar temel masrafları olan su, elektrik ve doğalgaz paralarını nasıl ödeyecek?

Toplumun bu kesimi ÖZELLİKLE yaşamak ve aç kalmamak için çalışmak zorunda olan kesimini oluşturuyor.

Dikkat ettiyseniz tüm ülkeler ilk ve öncelikli bu kesimlere doğrudan parasal destek sağlıyor.

Ağırlıklı Y kuşağını oluşturan bu kesim "günlük yaşar", "tasarruf eğilimi diğer kuşaklara göre düşük", "tüketim alışkanlıkları daha yüksek" daha bireysel öncelikler ön planda olan bu kesim en büyük sıkıntıyı yaşayacak olan gruptur.

Ekonomi Yönetiminin Öncelik Planı veya Aksiyon Planı Nasıl Olmalı?

1-BU İLK YAŞAM ŞARTI-GELECEK İÇİN UMUT ŞARTI (yukarıda yazdığım kesim) bu şartları düzeltmeden diğer önlemlerin anlamı olmaz bu sebeple için önce yaşam şartı sağlanmalı yani karnımız doymalı. Bakın bu kesimin aileleri de kalabalık ve bu ailelerde bebekler, çocuklar, gençler de var ve toplumun geleceği bu nesiller üzerinden gelişecek.

Açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketindeki Durum :

  • • Bu konuda emekliler ikramiye öne almak
  • • Muhtaç bireylere 2000 TL ödeme yapmak çok ama çok kısıtlı durum.

Açıkça belirtelim yukarıda ifade ettiğimiz kesime hiçbir yardım yok, muhtaç bireyler diye geçen grup Bakanın açıklamasına göre hali hazırda 2 milyar TL nakdi yardımın gideceği bu grup "bakanlığın düzenli yardım fonundan yararlanan 2 milyon haneye 1000'er lira yardım yapılması durumu. Bu vatandaşlar zaten belli ve bir yere başvurmasına gerek yok bu ayın sonunda 1000 TL'lerini alacaklar.

Bu para yukarıda saydığım işsizlere ve ve işsiz kalacaklara dağıtılması gerekirken önceden maaşa bağlanmış kişilere dağıtılacak, bu kişilerde muhakkak yardım almalı fakat bu durum "Devletin parası ile gariban ama yandaşlara yardım programı". Bakın bu yaklaşım toplumun ihtiyacını karşılamıyor, başta ekonomi yönetiminin bunu görmesi ve tüm siyasi partilerin bu hususu düzeltmek üzere hemen ekonomi yönetimini uyarmaları gerekir.

  • Suriyelilerin bile harcama kartları var aylık onunla temel gıda maddesi alıyorlar yıllardır, bu ülke insanının Suriyeli kadar önemi yok mu?
  • Diğer siyasi partiler ve ekonomistler bu kesim için bir proje öneriyorlarsa dikkatli olmaları gerekir açlıktan bahsediyoruz.

Bu insanlara ya nakit para vereceksiniz ya da nakit para yerine geçen harcama kartı verilmesi lazım benim ilk teklifim budur. Bu kişilere BONO verelim teklifi de sakın yapmayın. Bu vatandaşların BONO'yu alıp karnını doyuracak hali veya gidip bir de bonuyu bozdurmayla uğracak hali ve psikolojisi yok.

2-İKİNCİ SIRADA EKONOMİNİN VE İŞ YERLERİNİN KORUNMASI ŞARTI VAR.

Aşamalı karantina sürecinde ikinci öncelik kapanan iş yerleri olmalı.

  1. Bu iş yerlerinin zorunlu olan mecburi masraflar ve istihdam ödemeleri var ve gelirler yani akar kazançları yok yani durdu.
  2. Aynı kategorinin bir diğer kurum ise da işleri azalıp ciroları düşenlerin sorunları ve bunların da %90 KOBİ yani aslında esnaf.

Yukarıdaki A ve B diye ayrıştırdığımız bu grup aslında Türkiye’deki istihdamın da %90 sağlıyor.

Demek ki neymiş? Tüm KOBİ lere istisnasız Nakit desteği ile başlamak lazım, daha sonra istihdam azalmasın diye çalışanların maliyetlerinin Devlet tarafından kademeli olarak karşılanması da gerekecek.

Açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketindeki Durum ise:

KOBİ'lere ve işletmelere KGF kredi desteğinden bahsediliyor. Bakın bu KGF kredisi işinin çılkı çıktı. Ne verilen kredi geri ödenir, ne verilen kredi bir işe yarar, ihtiyacı olmayan alır gidip onunla lüks tüketim yapar veya tatile çıkar. İşte bunların önüne geçmek için KGF gibi kredi yerine işletmelere doğrudan hedefi belli nakit desteği çıkılması gerekir. Bunun için harcama yeri ispatına dayalı yine harcama kartı benzeri bir nakit yöntemi ile problem pektabi çözülebilir. Ayrıca bu yöntem hızla geliştirilebilir. Kısacası bu alanda da şuanda hiçbir çözüm sunulmamış vaziyette.

YUKARIDAKİ İKİ MADDENİN gerçekleşmesi için GEREKİYORSA PARA BASIN yani TCMB Hazineyi doğrudan fonlamasını teklif ediyorum.

ENFLASYONDAN KORKMAYIN, NORMAL EKONOMİ YOK ARTIK KRİZ EKONOMİSİNDE ESKİ KISITLAR YOK, GIDA VE YAŞAM İLE İLGİLİ MALLARDA KRİZ SONUNA KADAR FİYAT KONTROLÜ VE ÜRETİCİYE ÇİFTÇİYE DESTEK SİSTEMİ KURUNUZ.

3-Üçüncü sırada önemli olan konu ise kredi borçları ve diğer borçların ödenmesi sorunu gelmekte, çünkü piyasanın bir şekilde işlemesi lazım.

Şimdi tüm bankalarda kredi ertelemesi ve tüm bankalara sermaye desteği aynı anda planlanması lazım. TCMB ve BDDK onu bunu ayarlamaktan vazgeçip doğrudan SERMAYE YETERLİLLİĞİ KISITLARINI kaldırmak gerekir.

Tekrar söyleyeyim ENFLASYONDAN KORKMAYIN vatandaşı ve firmaları yaşatın onlarda birkaç yıl içinde DEVLETİ YAŞATSIN ve ekonomiyi tekrar ayağa kaldırsın.

Böyle olağanüstü durumlarda kredilerin veya tüm borçların (vergi ve SGK dahil) ana paralarının kademeli olarak silinmesi ve kalan borçların uzun vadeye cezasız ve faizsiz yayılması da düşünülür ve emin olun eğer bu yapılırsa ticaret hayatında kaldıraç etkisi yaratır ve ekonomi krizden hızla çıkar.

4-Sırada ise daha detaylı Makro ekonomi tedbirleri ve gelecek ile ilgili alınacak önlemler gelir.

Bu sırada dış ekonomik durum, dışarıdan döviz kazandıracak ihracat ve turizm gündeme alınmalı.(Bu konu başka bir yazıda incelenebilir)

Lütfen bu krizi ticari fırsata DÖNÜŞTÜRME HESAPSIZLIĞINA DÜŞMEYİN. Hiçbir kamu görevlisi tutup da ticari fırsatlardan bahsetmesin.

5-Tarım ve Sanayi de üretim ile teknolojik değişim ile büyüme ve kalkınma tercihlerinin artık değiştirilmesi önem sırasını izlerler ve burası da son aşamadır.

Dördüncü ve beşinci aşamalar için daha sonra yazacağım ama şu kadarını söylemek isterim, bu devir artık kapandı, şimdi ÜRETİM ve TEKNOLOJİK değişim zamanı, çünkü bilinmez ama yeni bir Dünya finans sistemine Covid-19 bahanesiyle gidiliyor.

  • Bunun için;
    • Alınacak ekonomik önlemler arasında İNŞAAT SEKTÖRÜ ve EV satma projesi desteği olmasın ekonomik tercihleri doğrudan tarım ve sanayi üretimine yöneltmeyi hayal edilmesi lazım.
    • Öncelik TARIM üretimi ve doğrudan ÇİFTÇİYE destek, hatta yukarıdaki 2 nolu maddeye ÇİFTÇİLERİ ve TARIM İŞLETMELERİNİ eklemek gerekir.
    • Acilen KÖİ projelerinin müşteri garantileri ile ilgili ödemeler iptal edilmeli ve gerekiyorsa projeler doğrudan devletin üzerine alınmalı veya ödeme şartları TL olarak yeniden hesaplanarak güncellenmeli. (yapılmaz demeyin yapılır)

BONO Çıkaralım hem Devlet Borçlansın Hem Yardıma Vesile Olsun Çözüm Yaklaşımı üzerine Piyasada ekonomistler arasında bu konunun tartışıldığını ve zaman zaman dile getirildiğini görüyorum.

Konu ile ilgili yazacaklarım sadece beni bağlar bilmenizi isterim.

BONO nedir? Devletin bonosu demek ilk çıkarken iskontolu yani indirimli satılan, 1 yıl sonra (mesela) vadesi geldiğinde 100 TL (veya döviz) nominal değerden geri alınan kısa vadeli borçlanma aracı demek.

Bir örnek verelim Hazine 100 TL nominal (vadesindeki değer) olan bir menkul kıymeti bugün vatandaşa 80 TL'ye satacak. Vatandaş bunu alarak devlete 80 TL borç verecek kısaca Devlet borçlanacak ve 1 yıl sonra Devlet bu menkul kıymete 100 TL verecek ve geri alacak.

Böylece vatandaş 1 yılda %22 kazanmış olacak ve eğer vatandaş sıkışırsa bunu TL'ye istediği gün ikinci piyasada TL'ye çevirebilecek.

Diğer taraftan bakın dikkatinizi çekeyim "parası olanda bu bonoyu alıp evde saklasın yatırım yapsın demek yani hem de devlet borçlanmasını kolaylaştıracak demek ama aynı zamanda bu bonoyu yardım olarak ailelere verelim ve harcamalarında kullansın" demek güzel bir yaklaşım ve proje değil.

Yukarıda yazdım 1 nolu öncelikler ile 4 nolu önceliği birbirine karıştırmazsınız.

Büyük bir çoğunluk olarak vatandaş açlık ile mücadele ederken, öbür taraf tasarruf edecek veya para kazanmak peşinde koşacak falan, YOK öyle sosyal devlet, YOK böyle adalet, YOK böyle bir vicdan ve YOK böyle bir ahlak. (bu durum ekonomi yönetimi tarafından teklif edilmedi sadece piyasada ekonomistler arasında konuşuluyor ama bu konuda daha fazla yazmayacağım canı isteyen okur ve anlar)

Sonuç:

İstikrar kalkanı paketinde yukarıdaki 4. Madde ise hiç yok (5. Madde de yok) haber vermek istedim yani büyük eksiklik ve düzensizlik var.

Yaşlılara kolonya ve maske projesi ile THY uçuş KDV sinin %1'e indirilmesi veya inşaat destek kısmına hiç değinmeyeceğim.

Önce karnın doyacak, sonra iş bulacaksın veya işini kaybetmeyeceksin sonra kredi borcu ödenecek veya yeni kredi verilecek alınacak. Öncelik sıralaması budur, yoksa ekonomi canlanmaz. Bireyler ve kurumlar aşırı borçluysa, ek kredi alamazlar, tüketemezler ve bu yolla da ekonomi de büyümez.

Lütfen yeni ekonomik dengeyi yani arz ve talep dengesini gözeten çözümler üretiniz.

"Karnı tok olan açın halinden krizin ortasında bile anlamıyor kısacası"

Zor günlerde hepimize sağlık, sabır ve akıl sağlığı dilerim.

 

 

Kaynak: Erman Dinçel 22/Mart/2020, Karantina Zamanı Ekonomi Yazıları-1 http://yarinaovgu.blogspot.com/

Teklif : 1 ve 2. maddeyi ele almak istenirse, ilk ay elden ödeme, ikinci ay kartlar ile ödeme sadece belli marketlerde değil tüm marketlerde geçerli olan kart olmalı. Ayrıca tüm KOBİ ve esnaflara da KOBİ kart dağıtarak hem parasal hem doğrudan harcama desteği verilmesini teklif ediyorum.

Birey ve esnafı ayakta tutar ve dahi yaşatırsak krizden çıkış da hızlı olur hatırlatayım istedim.

Rifat Erman Dinçel

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Strateji Kurulu Üyesi

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Gözde Kılıç Yaşın   - 25-05-2020

Balkanlarda AB-D ile Bilek Güreşi

Pandeminin dünya ekonomisine, siyasetine, dengelerine, gidişatına ciddi etkileri olacak. Aslında zaten Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi bölgelerde belirgin bir dönüşüm süreci vardı, taşlar hareket hâlindeydi.