IMF’den ABD ve Avrupa’ya Uyarı

Yazan  20 Eylül 2010
Dünya genelinde finansal düzenleyici kurumlar bankaların ellerinde tutması gereken rezerv oranları konusunda anlaşmaya vardılar. IMF ise işsizlik sorunu nedeniyle Avrupa ve ABD’yi ciddi bir şekilde uyardı.

13-17 Eylül haftasında dikkat çeken diğer bir başlık ise ABD ve Türkiye'de açıklanan veriler oldu. 'İşsizlik Sorununa Çözüm Bulunmazsa Sosyal Huzursuzluk Baş Gösterecek'

Avrupalı bankaların tabi tutulduğu, 2010 temmuz ayı sonunda yapılan stres testleri piyasalarda olumlu bir hava yaratmıştı. Ancak uzmanlar, stres testlerinin sermaye yeterlilik seviyesinin düşük olması nedeniyle test sonucunun doğruyu yansıtmadığı kanısındaydılar. Bu sebepten dolayı bankacılık hisselerinde düşüşler gözlenmişti. Başta Avrupa olmak üzere bankacılık sisteminin daha güvenilir hale getirilmesi için ise Basel III kriterleri gündemdeydi ancak kesin bir karar alınmamıştı. 13- 17 Eylül haftasında ise Basel III kriterleri üzerinde mütabakata varıldı. Buna göre bankaların ellerinde tutması istenen sermayenin risk taşıyan varlıklara oranı yüzde 7 olacak. Yani bankalar her 100 dolarlık riskli yatırım için 7 dolarlık bir karşılık ayıracak. Bu oran yüzde 4,5'in altına düşerse devreye ülkenin bankacılık kuruluşları girecek.[[1]] Böylece bankacılık sektörü için daha az karlı ancak daha güvenli bir dönem başlayacak. Bazı bankalar ise ekonominin bu durumdan olumsuz etkileneceği kanısında. Şöyle ki; bankaların karlarındaki düşüş riskli yatırım ve kredilerden elde edilen karın azalmasıyla cazibesini kaybedecek bu durumda ise ekonomik büyümenin olumsuz etkilenmesi söz konusu olacak. Alınan yeni kararlar doğrultusunda bankaların 2013 yılından itibaren yüzde 7 koşulunu yerine getirebilmeleri için 6 yıl süreleri olacak.

IMF, 'ABD ve Avrupa 1930'lardan beri yaşanan en kötü işsizlik kriziyle karşı karşıya. Eğer düzgün idare edilmezse, çok büyük bir sosyal huzursuzluk baş gösterecek' sözleriyle ABD ve Avrupa'yı ciddi bir şekilde uyardı. IMF ve Uluslar arası Çalışma Örgütü(ILO) tarafından düzenlenen konferansta IMF Başkanı Strauss-Kahn çift dipli bir daralma beklemediğini, ekonomik toparlanma için ise önemli olanın istihdam yaratan güçlü bir toparlanma olduğunu yalnızca güçlü bir toparlanmanın yeterli olmayacağını ifade etti.[2]

Dolar Yen Karşısında Düşüşte

Dolar, yen karşısında 2010 Haziran ayından itibaren değer kaybediyordu. 13-17 eylül 2010 haftasında ise dolar yen karşısında son 15 yılın en düşük seviyesine 82,87'ye indi. Japonya Merkez Bankasından ise hemen müdahale geldi ve piyasaya yen sürerek dolar/yen paritesini 84,99'a kadar çıkardı. Japonya Merkez Bankası son 6 yıldır ilk kez döviz piyasasına müdahale etti. Japonya Merkez Bankası Başkanı Masaaki Shirakawa; döviz fiyatlarındaki hareketliliğin ülke ekonomisi için tehlikeler oluşturduğunu belirterek döviz piyasasını yakından takip etmeye devam edeceklerini açıkladı.[3] Dolar karşısında değer kazanan yen, deniz aşırı ülkelere ticaret yapan ihracatçı firmaların karını olumsuz yönde etkilemekte. Bu firmaların içinde Hondo Motor Co. ve Panasonic Corp. gibi dev Japon ihracatçı firmaları da yer almakta.

13- 17 Eylül haftası ABD'de üç önemli veri açıklandı. İlki işsizlik maaşı başvuruları oldu. 460 bin çıkması beklenen işsizlik maaşı başvuruları 450 binle beklentilerin altında gerçekleşerek son iki ayın en düşük seviyesine ulaştı. Açıklanan bir diğer veri ise üretici fiyat endeksi oldu. ABD'de ağustos ayı ÜFE 0,4 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Ülkede temmuz ayına ait ÜFE'de 0,2 artış gözlenmişti. Açıklanan son veri ise cari işlemler açığı oldu. ABD'de Nisan- Haziran dönemine ait ilk çeyrek cari işler açığı bir önceki çeyreğe göre yüzde 12,9 oranında artış göstererek 123,3 milyar dolara yükseldi. Bu rakam 2008 yılı sonundan bu yana gözlenen en yüksek rakam oldu.[4]

Üst Üste Çift Haneli İkinci Büyüme Rakamı

Türkiye İstatistik Kurumu 2010 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamını açıkladı. Yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre gayri safi yurt içi hasılanın sabit fiyatlarla yüzde 10,3 cari fiyatlarla yüzde 17,1 oranında arttığı açıklandı. Türkiye hatırlanacağı üzere yılın ilk çeyreğinde 11,7 oranında büyüme kaydetmişti. Böylece üst üste ilk kez çift haneli rakamlarla büyümü kaydedildi. Yılın ikinci çeyreğine büyüme beklentisi ise yüzde 8,5 seviyelerinde idi.[5]

TÜİK tarafından açıklanan bir diğer veri ise işsizlik oranı oldu. Haziran ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13 seviyesine geriledi.[6] Ama halen son bir yılda her 100 kişiden 36'sına istihdam yaratıldığı göz önünde bulundurulursa gözlemlenen bu düşüş ne yazık ki yeterli değil. Cari açığımızda ise artış gözlendi. Ocak-Temmuz 2009 dönemine ilişkin cari açık 7 milyar 854 milyon dolar düzeyindeyken, Ocak-Temmuz 2010 dönemine ilişkin cari açık 24 milyar 230 milyon dolara çıktı.



· 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ekonomik Araştırmalar Merkezi asistanı



[[1] ] 'Stres testinin ateşini Basel düşürdü ', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723354

[2] 'IMF, ABD ve Avrupa`yı uyardı', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723394

[3] 'Japonya döviz piyasasına müdahale etti ', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723473

[4] 'ABD`de üç önemli data açıklandı ', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723609

[5] 'Büyüme rakamları şaşırttı', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723367

[6] 'İşsizlik rakamları açıklandı', http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=723474

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR