YEŞİLDEN SONRA BİR DE MAVİ EKONOMİ

Yazan  16 Aralık 2009
2008 ekonomik kriziyle beraber gündeme gelen çözüm arayışlarında genel iktisat teorisinin yetersiz kaldığı belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Bazıları kapitalizmin sistem olarak artık yetersiz kaldığını savunurken bazıları ise sorunun kapitalizmde değil sadece devletlerin olaylara müdahale ediş şeklinde olduğunu savunmuşlardır. (Keynes'in tekrardan hatırlanması ve gündeme gelmesi) Sistemdeki yetersizlik beraberinde yeni kavramlar/yeni teoriler ortaya çıkarmaya başlamıştır. Geçen hafta bahsettiğimiz Yeşil Ekonomi gibi başka bir kavram da "Mavi Ekonomi"dir.

Aslında temel problem küresel ekonomik sistemin işleyişinden kaynaklanmaktadır. Herşey ve herkesten önce "kar" anlayışı artık işlememeye başlamıştır. Küresel sistemde ortaya çıkan sıkıntılar problemin ne kadar büyük boyutta olduğunu ve artık klasik yöntemlerle sorunlara çözüm bulunamayacağını gözler önüne sermiştir. Bu hafta da devam eden Kopenhag İklim Zirvesi ve bütün ülkelerin biraraya gelerek ortak bir çözüm arayışına girmeleri buna bir örnektir.

Bugün artık tüm insanların ihtiyaçlarını karşılamayan bir sistem ve sonucunda da çarpık bir büyüme ve gelir bölüşümü bulunmaktadır. Daha fazla kaynak ve yatırım gerektiren sürekli büyüme üzerine kurulan model artık işlememektedir. Kıtlığı büyük engel olarak gören bu sistem, daha yüksek tarımsal verim ve imalat artışı için dünya ve emeğin daha fazla üretmesini talep etmektedir.Bir tarafta çarpık ve sömürücü ekonomiler diğer bir tarafta ise tahrip edilmiş ekosistemler yeralmaktadır. Bu anlayışın değişmesi ve daha fazla malzeme ve daha fazla üretim talep etmek yerine varolan kaynaklardan nasıl daha fazla yararlanabilirize yönelik arayışlar devam etmektedir. Artık daha fazla gelir ve nakit akışı yaratırken daha fazla meslek yaratan geniş tabana yayılmış inovasyona dayalı stratejiler üzerinde durulmakta ve tartışılmaktadır. Kısaca, daha etkili ve daha fazla işbirliğine dayanan yeni bir modele ihtiyaç bulunmaktadır. "Mavi Ekonomi"[1] isimli kitapta şirketlerin çevreyi kurtarmak için ihtiyaç duydukları ve daha fazla yatırım gerektiren iş modelinin yerine daha az yatırım ile daha fazla kar getiren ve sosyal sermaye oluşturan bir çerçeve üzerinde durulmaktadır. Kitapta, 21. yüzyılın ikinci on yılındaki ekonomi için gerekli olan, "gerçekten ihtiyaç duyduğumuz iş modeli nedir?" sorusuna cevap aranmaktadır.

Mavi Ekonomi, (ölçek yerine) kapsam ekonomilerine kayarak, dünyanın ve tüm vatandaşların ihtiyaçlarını elde olanlarla, sürdürülebilir bir şekilde karşılayan yeni nesil girişimcilere olanak sağlayan bir model üzerinde durmaktadır. Toplumumuz tüketirken aynı zamanda büyük atık ve kirlilik yaratmaya alışmış durumdadır. Halbuki bu yanlışın önlenmesi ve insanların düşünce sistemlerinin değişmesi yani yeni bir paradigma gereklidir. Bunun için yeni inovasyonlara ihtiyacımız bulunmaktadır. Kitapta bu konu üzerinde yapılmış ve dört yılda tamamlanan bir araştırmadan 100 inovasyon örneği bulunmaktadır. 100 milyon meslek yaratabilme potansiyeline sahip olarak sunulan bu inovasyonlar dünyanın farklı bölgelerinde denenmiş ve ortaya çıkmış örneklerdir. "Mavi" iş çerçevesinde yerel olarak elimizde bulunan kaynaklarla nasıl birden fazla gelir elde edilir ve temel ihtiyaçları nasıl karşılarıza cevap aranmaktadır. Bu, yaratıcı girişimcilik ile inovasyonları (dünya'nın doğal sistemlerini sürdüren ve herkes için güvenli gıda ve barınak sağlayan) birleştiren bir platform oluşturmaktadır. Örnek olarak, genellikle dönüm başına daha yüksek ürün verimi arayışında tek bir hasattan sonra atılan biyokütle değeri hesap edilmez. Genetik manipülasyon gibi yöntemlerle tek başına ürünün değerini artırmanın yolları üzerinde yeni teknoloji arayışları devam etmektedir. Bu hatalı bir yaklaşımdır. Kahve ve çay tarlaları, meyve bahçeleri, üzüm bağları ve mısır ve buğday alanları "atık" olarak algılanırlar aslında bunlar boşa kaybedilmemelidir. Bu atıkların yakılması hem çevre kirliliği ve hem de iklim değişikliğine katkıda bulunan ve genellikle bir çözüm olarak başvurulan bir yöntemdir. Bunun alternatifi "posayı proteine dönüştürür" programıdır, sözde atıklar biyokütle değerli ürünlere dönüşmektedir. Döngünün içerisinde bir atık başka bir ürün için girdi haline gelmektedir. Bu doğanın evrim yolunu yansıtmaktadır. Mavi Ekonomi giderek daha az enerjiye dayanacak ve gerçek sürdürülebilirlik vizyonu olan ve risk almaya hazır girişimcilerin yarattığı inovasyonlar sayesinde farklılık yaratacaktır. Kitapta savunulan ana fikir, daha fazla oyuncunun kritik ihtiyaçlarına yanıt vermek için, inovasyon, sürdürülebilirlik ve girişimcilik üçgeninde kıtlıktan bolluğa ulaşacaklarıdır. Bu sayede borcun yerini sosyal sermaye, dış maliyetin yerini pazarda fark yaratan fırsatlar alacaktır.

Mavi ekonomi için sunulan iş modeli:

(1) yerel mevcut olanları (kaynakları) kullanır

(2) birden fazla gelir sağlar

(3) sanayiyi daha rekabetçi hale getiren inovasyonların kullanılması hem işleri (meslekleri) artırırken hem de temel ihtiyaçların karşılanmasına yaramaktadır.

Ekonomik geleceğimizi sağlam temellere oturtmak bilim, sosyal ilişkiler, çevre ve kültür alanlarında girişimciler gerektirmektedir. Bu nedenle fırsatları açığa çıkaracak ve piyasada inovasyonları artıracak bilgiler ulaşılabilir olmalıdır. Büyümenin gelecek nesillere borç yüklemek üzerine kurulmuş bir ekonomik sistemden uzaklaşması gerekmektedir. Gelecek on yılda işgücü piyasasına girecek gençlerin sayısı dikkate alındığında Mavi Ekonominin tartıştığı kaynak ve kıtlık sorunları önem kazanmaktadır. Anlaşılan sorunlara(krizlere) çözüm bulma içerisinde olan bilim adamları özellikle iktisat alanında yeni renk arayışlarına devam edeceklerdir.

*Ekin Keskin,21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörü

--------------------------------------------------------------------------------

[1] The Blue Economy: 100 innovations to generate 100 million jobs in 10 years, GUNTER PAULI http://www.worldacademy.org/forum/blue-economy ve http://www.makingitmagazine.net/pauli.html

Ekin KESKİN

1974 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Lise eğitimini ABD'de Falls Church High School ve Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. 1995 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olmuştur. 2001 yılında ODTü Bilim ve Teknoloji Politikaları çalışmaları Bölümünde  Yüksek lisans eğitimine başlayan Keskin, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Birleşmiş Milletler üniversitesi- UNU MERIT'te doktora çalışmalarına başlamıştır.

TüRKÇE MAKALELER

Irak Ekonomisinde Savaşın Etkileri ve Petrolün Rolü (Aziz Koluman ile birlikte)  Jeo Ekonomi Dergisi Sayı : 1 2000.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 24-01-2020

Asıl Tehdit İçimizde

Türkiye, Suriye ile yatıp kalkarken, 27 Kasım'da Libya ile imzalanan iki mutabakat muhtırasıyla Libya bir numaralı gündem ve tehdit konusu oldu.