DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDA NELER OLUYOR: APEC 2012 VLADİVOSTOK

Yazan  11 Eylül 2012
Rusya’nın Vladivostok şehri Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesine geçtiğimiz hafta ev sahipliği yaptı.

21 üye ülkesi olan APEC topluluğunun üyeleri arasında Çin, Japonya, Güney Kore, Endonezya, Rusya ve ABD gibi büyük ekonomiler yer almaktadır. Rusya'nın Vladivostok kenti, meşhur Sibirya Ekspresi treninin Moskova'dan hareket ettikten sonra günümüzde 7 ila 9 gün içerisinde ulaşılan Çin ve Japonya'ya karşı bir konumdadır. Türkiye'ye oldukça uzak olan bu uzak Rus şehrinde bugün Türk firmaları ve Türk şirketlerine de rastlanmaktadır. Özellikle son 10 yıldır Türk inşaat şirketlerinin de faaliyet de bulunduğu Vladivostok şehri, Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından yatırımlar açısından desteklenmektedir. Nüfusu 600 binden biraz fazla olan Vladivostok'ta tam altı üniversite bulunmakta ve Rusya'nın uzak doğu bölgesinin gelişimi için kale görevi görmektedir. Bu nedenle Rusya, APEC zirvesi için Vladivostok kentini seçmiştir.

Vladivostok'ta gerçekleştirilen APEC zirvesi için Rusya'nın yaklaşıl 21 milyar dolar yatırım yapması nedeni ile zirve, tarihin en pahalı uluslararası zirvesi olarak adlandırılmıştır. Zirve için yeni bir havaalanı, üç köprü ve yeni bir üniversite kampüsü inşa edilmiştir. Oysaki APEC zirvesi, olimpiyatlar gibi bir organizasyon olmadığı için yapılan bu harcamaların Rusya'ya zirve sırasında bir dönüşü de olmamıştır. Rusya'nın Vladivostok için bu kadar para harcamasındaki esas amacı ise Vladivostok'u Rusya'nın büyüyen pasifik kapısı yapmak ve böylece ülke ticaretinin yarısını APEC ülkeleri ile gerçekleştirmektir. Günümüzde halen Rusya'nın en büyük ticari partnerliğini 200 milyar dolar ile AB (%50) sürdürmektedir. Buna mukabil APEC ülkeleri ile olan ticari miktar ise 96 milyar dolar civarındadır. APEC ise dev bir Pazar olarak Rusya'nın önünde durmaktadır. Çin, Güney Kore, Japonya ve ABD dörtlüsünün toplam GSMH'sı dünya genelinin %55'ini kapsamaktadır.

Rusya ise öncelikli olarak bu ülkelerle enerji ticaretini geliştirmek ve Avrupa haricinde kendisine yeni enerji müşterileri kazanmak istemektedir. Bu bağlamda Moskova, Vladivostok şehrini yeni "San Francisco" olarak tanımlamaktadır. Rusya, Vladivostok'u merkez alarak doğu Sibirya bölgesini geliştirmek ve güçlendirmek istemektedir. Moskova'nın amacı hem bölge enerji kaynaklarını çıkartıp ihraç etmek ve böylece zenginleştirmek hem de Çin nüfus baskısı karşısında Sibirya nüfusunun çoğalmasını ve kentleşmesini sağlamaktır. Bunun içinde bu zor coğrafyanın yeni yatırımlara ve enerji kaynaklarının üretimine ihtiyaç bulunmaktadır. APEC vasıtasıyla Rusya, Vladivostok için adeta büyük bir "halkla ilişkiler ve reklam" kampanyası düzenleyerek hiçbir masraftan kaçınmamıştır. Kısaca dışarıya verilmek istenen mesaj yatırım yapmak istediğiniz takdir de size her türlü kolaylık gösterilecektir demektir. Hâlbuki bu durum yabancı şirketler tarafından kolay inanılacak bir durum değildir. Çünkü Rusya'nın Sibirya'ya yatırım yapmış bazı büyük şirketlerin imtiyazlı hisse haklarına el koyduğu veya anlaşmayı iptal ettiği birkaç örnek geçmişte yaşanmıştır. Bununla birlikte Rusya'nın Sibirya bölgesi için mutlak surette yatırıma ihtiyaç duyduğu çeşitli raporlarda da belirtilmektedir.

Moskova ilk öncelikli hedefi olarak Çin ile olan doğalgaz fiyat anlaşmasını bitirmeye çalışmaktadır. İki ülke arasında Güney Kore'ye kadar ulaşacak boru hattı hakkında ön anlaşmalar imzalanmış olmasına rağmen halen fiyat üzerinde bir mutabakata varılamamıştır. Fakat Çin'in büyüyen ekonomisi ve doğalgaz ihtiyacı nedeniyle iki ülkenin mutlaka kısa bir süre içerisinde anlaşmaya varması ve Rusya'nın Batı'dan sonra gazı için Doğu yolunu da açması beklenmektedir. Rusya'nın Çin'e doğal gaz satması, Sibirya açısından bir kırılma noktası olacağı gibi diğer başka projeleri de tetikleyecektir. Son olarak APEC zirvesi sırasında Rusya ve Japonya arasında imzalanan 7 milyar dolarlık (LNG) likit doğal gaz terminali için karşılıklı iyi niyet anlaşması ile Çin ve Güney Kore'ye gidecek olan boru hattının bekletilme ihtimali ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Rusya, Çin, Güney Kore ve Japonya'yı Rus gazı için birbirine rakip duruma getirmiştir. Muhtemeldir ki, Rus doğal gazına büyük ölçüde bağımlı olan AB'nin AB Komisyonu aracılığı ile Rus gaz şirketi Gazprom hakkında açtığı soruşturma sırasında, Rusya'nın gazını Çin ve Japonya'ya gönderme ihtimalini de düşünecektir.

Dr. Tuğçe Varol

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Amerika Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 21-07-2019

ABD Tehditlerine Direnen İran

Basra Körfezinde yaşanan son gelişmeler medyada ABD-İran gerginliği veya krizi olarak verilse de aslında bu iki ülkeyi de aşan küresel bir krize dönüşmüş durumda.