Gündem ve Teröre Karşı Ne Yapılacak?

Yazan  10 Mayıs 2007
Gün geçmiyor ki güneydoğudan bir şehit haberi gelmesin. Son hafta bu şehit sayısı ikişer ikişer gelmeye başladı.

Ancak Türkiye içinde bulunduğu politik çalkantı nedeniyle ne yönetenlerin, ne basının, ne de siyasi partilerin gündemine gelmedi. Oysa güneydoğuda büyük bir oyun oynanıyor. Bu oyunun ikinci perdesi yeni seçimle Türkiye Büyük Meclisinde açılacak. O meclis bağımsızlık savaşını yürüten, Atatürk'ün en büyük eserimdir dediği Gazi Meclis.

Daha iki gün önce, Danimarka mahkemesi tarafından Türkiye'nin Roj Tv.yi kapatması talebi reddedildi. Terörle mücadele açısından çok önem arz eden bu konu basında yer almadığı gibi, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerimizin de hiç gündemine gelmedi. Danimarka mahkemesinin Türkiye'nin söz konusu televizyonun terörü teşvik ettiği iddialarına verilen cevap Güneydoğuda şiddet zaten hayatın bir parçası.

Değerli okuyucular hatırlayacaklardır, AB yıllarca PKK'yı terör örgütü listesine almadığı gibi AB Parlamentosu aldığı birçok kararla siyasi açıdan terör örgütüne sahip çıktı, destek verdi. Şimdi PKK, AB'nin terör örgütleri listesinde ama terör örgütünün yayın organı Danimarka'dan yayın yapıyor. Normal şartlarda bir örgüt terör listesine alındıysa, onun bütün unsurları yasa dışıdır ve faaliyet göstermesine müsaade edilmez. Ama söz konusu Türkiye olunca bu kural işlemez Avrupalı'nın ikiyüzlülüğünün somut bir göstergesi ile daha karşı karşıyayız.

Seçim nedeniyle göz gözü görmezken,Cumhuriyet değerlerinin korunması noktasında ayağa kalkan toplumun, terörle ilgili bir talepleri yokmuş gibi gözükse de seçimlerden hemen sonra bu sorunlarla çok daha büyük boyutlarda karşı karşıya kalacağımızı, yürekleri yanan analar babalar adına, dul kalan kadınlarımız adına, yetim kalan yavrularımız adına bir kere daha hatırlatacağım.

Ey iktidardaki ve muhalefetteki partiler, ey kendilerini iktidar adayı olarak gören küçük büyük ittifak yapmış veya yapmamış partiler, terör örgütünün siyasi kanadı meclise geliyor ne yapacaksınız? Etnik temelde, bölücü ve terör örgütünün dağdaki silahlı militanların sözcüsü gibi politikaları, o kurtuluş savaşını yürüten Gazi Mecliste yaptıkları zaman ne yapacaksınız? Sakın ola memleketin kanunları savcıları var demeyin. Zira onlar şimdi de var ama resmen bölücülük üzerine politikalar yapılıyor ve bunlar açıkça medya da dillendiriliyor. Savcıların yaptıkları soruşturmalar, mahkemelerin verdikleri cezalar yetersiz kalıyor. Zira hakim ve savcılar mevcut kanunları uygular, kendiliklerinden kanun yapacak halleri de yoktur.

Terörün silahlı faaliyetleri minimize olmuşken tekrar tırmanmaya başlamasının yanında siyasallaşmasının önlenmesi konusunda da fazla bir şey yapılmamıştır. Yapıldıysa da bu güne ulaştıklarına göre alınan tedbirler başarılı olamamıştır. Yeni önlemlerin alınması gerekmektedir. Hiç bir devlet, hiçbir demokrasi, hiç kimseye kendi kendisini yıkma özgürlüğü vermez.

Mevcut hükümetin sağlanan sükunetten istifade ile dört yıl idare etmiş olması ve kendi bünyesi ve seçimde o bölgeden oy almak maksadıyla durumu geleceğe aktaracak şekilde politikalar üretmesi, konuyu koordinatöre havale etmek suretiyle zaman kazanmasının da artık sonuna gelinmiştir. Artık vatandaşın tahammülü kalmamasının yanında, konu daha acil olarak Irak ve Kerkük sorunları ile birlikte yeni meclisin dolayısı ile yeni kurulan hükümetin önüne gelecektir.

Vatandaş seçim meydanlarında vatandaş adına gazeteciler açık oturumlarda bu konuda ki politikalarınızı size soracaktır. Bu sorulardan kaçış olmadığı gibi artık yurttaşlarımızı geçiştirme olanağınızda olmayacaktır. Sizler bir şekilde atlattığınızı sanarak inandırıcı politikalar ortaya koymazsanız, onlarda sandıkta sizler için bir oy ortaya koymayacaktır. Unutmayın AKP karşıtlığı ve AKP politikaları her partiden ve her düşünceden vatandaşları meydanlara çekmiştir. Ortak noktaları Cumhuriyet değerlerine sahip çıkılmasıydı. Unutmayın halk kimi seçerse seçsin, yeni meclisin ve yeni hükümetin önünde dış sorunlar için çok zamanı olmayacaktır. Bu nedenle plan programlarınızı şimdiden yapın, aksi takdirde meydanlarda toplanan halk bu konu için de meydanlarda sizlerin karşısına çıkacaktır. Sizlerin işi daha zordur, zira bu hükümet zamanında birçok kale fethedildi ve sizlerin çok zamanı olmayacak.

Alaettin Parmaksız

1951 yılında Karaman Ermenek kazasında doğdu. İlk ve orta öğrenimi orada tamamladıktan sonra o dönemde Ermenek kazasında lise olmadığı için Liseyi EDİRNE'de okudu. 1970 ylında Kara Harp Okulu'na girerek, 1973 yılında Kara Harp Okulu'ndan, 1974 yılında Piyade Okulu'ndan mezun oldu. 1975 yılında Komando İhtisas Kursu'nu bitirdikten sonra tayin olduğu Erzurum'da 1980 yılında Kara Harp Akademisi'ni kazanarak, 1982 yılında Kara Harp Akademisi'ni bitirdi. 1992–1993 yılında NATO Savunma Koleji'ni, 1996 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi'ni bitirdi.

Kara Harp Akademisini bitirdikten sonra1982–1984 yıllarında KIBRIS'ta, 1984–1990 yıllarında Genelkurmay Karargâhı Harekât Başkanlığı'nda görev yaptı 1990–1992 Yıllarında HAKKARİ'de Dağ ve Komando Tabur Komutanlığı, 1992–1993 Yıllarında Genelkurmay Karargâhı Anlaşmaları İzleme Şubesi'nde proje subaylığı, 1993–1995 yıllarında Güney Kore Askeri ataşeliği, 1995–1996 Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı Kurmay Başkanı ve AZERBAYCAN 887 Tugay Eğitim Komutanlığı, 1996–1997 Kara Kuvvetleri Psikolojik Harekat Şube Müdürlüğü, 1997–1999 Gökçeada 5. Komando Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu.

1999'da Tuğgeneralliğe terfi ederek Dağ ve Komanda Tugay Komutanlığına atandı. Hakkâri'de iki yıl tugay komutanlığını müteakip, 2001 yılında Edremit'te bulunan 19. Piyade Tugay Komutanlığı'na atanarak, iki yıl bu görevi yaptı. 2003'te Tümgeneralliğe terfi eden ve Genelkurmay İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma Daire Başkanlığı görevine atanan Emekli Tümgeneral Parmaksız, 2004 yılında Tümgeneral rütbesindeyken istifa ederek emekli oldu. 

4 yıl boyunca görev yaptığı Hakkari anıları ile bitirilemeyen terörün nedenleri, çözüm için uygulama modelleri ve terörle mücadelenin analizinin yapıldığı “BURASI HAKKARİ ANKARADAN GöRüNDüĞü GİBİ DEĞİL” adlı kitabı yayınlanmıştır. Parmaksız, evli ve iki erkek çocuk babasıdır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...