5 Aralık Bir Şey İfade Ediyor mu?

Yazan  09 Aralık 2007
Türkiye’deki kadın profili köyden şehire, eğitimsiz kadından eğitimli kadına değişmekle birlikte beklentileri aynıdır. İnsanca yaşamak… Ancak ne kadar gerçekleşmektedir? Bunda kimlerin gayreti gereklidir? Bu soruların ışığında Türk kadınının sorunlar

Kadının başta eğitim sorunu çözülememiştir. Karşılaştığı güçlük en başta babalardır. Babanın üzerinde özellikle dar çevrelerde sosyal baskıdır. Baba çevrenin baskısından çekindiği için kızını okula gönderememektedir. Ayrıca kız çocukları evin işlerini ve kardeşlerinin bakımlarını sağlamada annelerinin en büyük yardımcıları oldukları için de eğitim hakkından mahrum kalmaktadır. Eğitim alamadığı için de önemli ölçüde eğitimle bağlantılı olan ekonomik bağımsızlık hakkından da mahrum kalmaktadır.

Sağlık alanında da özellikle gebelik, doğum kontrolü gibi çok sayıda kadınımızın ve bebeğimizin hayatına malolan konularda iyi bir hizmetten mahrumdur.

Çalışma hayatına girebilen kadın, bu hayatın içinde de birtakım zorluklar yaşamaktadır. Eşinin ve çocuklarının tavrı başta olmak üzere iş yerinde de iş verenin tavrı karşısına çıkmaktadır. Ayrıca buna çocukların bakım ve eğitim sorunu da eklenmektedir. Doğum öncesi ve doğum sonrası izinde ayrı bir sorundur.

Geleneklerimizin yaşatılmasında kadın önemli bir rol oynar. Yaradılışı gereği midir, yoksa ona öyle rol biçildiği için midir bilinmez, ama daha gelenekçidir. Her şeye boyun eğer.

Evlenirken ve evliliği sırasında ne kadar söz sahibidir hiç bilinmez.

Siyasi hayatta kadının yerine gelince, şüphesiz büyük Atatürk sayesinde Türk kadını dünyadaki birçok gelişmiş ülke kadınından daha önce seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Ancak bugün seçilme konusunda gelişmiş ülkelerde bu oran %20'lerdeyken, bizde oldukça düşüktür.

Kadınların sorunları çözülmediği sürece ailenin sorunları çözülemez. Sağlıklı bir toplum istiyorsak, sağlıklı ailelere sahip olmalıyız. Bunun içinde başta kadınlarımızın temel haklarını sağlamalıyız. Bu haklar nasıl sağlanacak? Tabii ki yasalarla… Ancak yasaların çıkması kadar uygulanması da önem taşımaktadır. Erkek egemen bir toplumda bu mümkün olamayacağı için, iş yine kadınlara düşüyor. Yani biz anneler kadına saygı duyan erkekleri yetiştirdiğimiz zaman bu sorunlar çözülebilecektir. Türkiye'de bunun gerçekleşebilmesi için en az 100-150 yıla ihtiyaç var gibi görünüyor.

Doç. Dr. Meşküre Yılmaz

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.