×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



ZAMANLANMIŞ OPERASYONLAR

Yazan  09 Ocak 2009
M.MİTHAT İDEMEN - Gazze’de İsrail terör ve zulmünün tüm şiddetiyle sürdüğü; basında ise hafif bir sesle gündeme bomba gibi düşmesi beklenen AKP’yi kapatma davasının karar aşamasına gelindiği sırada “Melih Gökçek ile Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kı

milyonlarca liralık bir kar getiren birkaç gün sürelik bir alışveriş" olayının gündeme oturacağı sırada meydana gelen yeni dalga Ergenekon operasyonları her şeyi allak bullak ederek gündeme oturdu.

Kim ne derse desin bu operasyonlar artık bal gibi de gündem değiştirme operasyonlarına dönüşmüş durumda. Nasıl mı? Bakınız Yargıtay onursal başkanı Sabih Kanadoğlu'nun ev ve işyerinde arama yapılması gündeme otururken, yapılan diğer operasyonlarla, "gözaltına alınmasına bile gerek olmadığı" konusu akıllara yazılamadı bile. Konu o kadar karıştırıldı ki; hatta Genelkurmay'da paşaların toplantı yaptıkları bile gündeme taşındı. Adamlar çay içmek için bir araya bile gelseler hemen senaryolar diziliyor. Peki, tüm bunlar neden?

Görünenlerden birisi şudur: İsrail yetkililerinin Ankara'dan ayrılmasından bir gün sonra Gazze'de İsrail saldırısı başladı. Ankara'nın şifahi olarak gösterdiği tepkiyi önceleri "Türkiye Başbakanı duygusal konuşuyor" diyerek geçiştirmeye çalışan İsrail'e R.T. Erdoğan'ın "konuşmalarının duygusal olmadığını" söylemesi karşısında, İsrail yetkilileri baklayı ağızlarından çıkardılar ve "Türkiye yapılacak bu operasyondan haberdardı" beyanatını verdiler. Eğer bu durum doğru ise (ki Başbakan yalanlamadı) R.T. Erdoğan Gazze konusunda timsah gözyaşları dökmektedir.

İkinci ve en önemli iç olaylardan birisi şudur ki: Son zamanlar da üst üste yolsuzluk dosyaları ile gündemin adamı Kılıçdaroğlu'nun elindeki bir belge çok ilginç ve vahim bir hadiseye dikkatleri toplamak üzereydi. AKP'nin kapatılma davasının sonlarına doğru Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın oğlu ile yapılan bir alışverişten, birkaç gün içinde Kılıç'ın oğlunun birkaç milyon TL'lik bir kar elde ettiği iddiası idi. Bu olayın; Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı tehlikeye düşen Melih Gökçek'in yeniden aday olmasını başardığı iddiaları… Bu olay ve iddialar henüz gündeme girecekken ne tesadüftür ki yeni Ergenekon Operasyon dalgası her şeyi gölgeledi ve dikkatleri bu yöne çekti. Hadi gelin de bu zamanlamaya tesadüf deyin bakalım.

Hem öyle bir operasyon dalgası(!) ki; yaşı 90'lara dayanmış yarı bunamış bir Prof., geçmişte Milli Güvenlik Kurulu Gn. Sekreterliği yapmış bir üst rütbeli subay, çoğu terör ile mücadele ile ömürleri geçmiş emekli rütbeliler, Özel Kuvvetler'de görev yapmış insanlar… Ve bu geçmişlerinde terörle mücadele edenlere isnat edilen suçlamaya bakın: Terör örgütü üyesi olmak!!! Hem de TRT6 gibi bir Kürtçe TV'nin yayın hayatına başladığı ve tartışmalarının da başladığı bugünlerde…

Sanki görünmez bir el; dün terörist olanları bugün "hak elde etmiş kahramanlar" gibi lanse etmeye çalışırken, bunlarla görevleri gereği mücadele edenleri ise terörist ilan ediyor gibi. Tüm bu gelişmelerde dikkat etmesi gerekenler şunlardır ki: Omuzlara basarak yükselmiş olanlar, gün gelir o elde edilen yükseklikten inmek gerekebilir. Yükseldiğiniz omuzlara tekme atarsanız, inme vakti geldiğinde basacak omuz bulamayıp düşebilirsiniz. Elde ettiğiniz yükseklik ne kadar ise düştüğünüzde alacağınız hasar da o kadar büyük olur. Gün; çay içip lakırdı yaparak geçiştirmeyi çoktan aşmıştır. Şimdi herkesin sorumluluk zamanıdır. Gün herkesin mantıkla düşünme zamanıdır. Gün hakikatlerin uğrunda gerekirse makamların feda edilebileceği bilici ile ama akl-ı selimi elden bırakmadan düşünme günüdür. Yarın çok geç olmadan… Yüce Türk Milleti'nin tarihte ihanete açık hesap bıraktığı görülmemiştir.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.