Ermeni Psikolojik Operasyonu

ASAM Başkanı olarak, Ermeni Araştırmaları Ensititüsü’nü kurduktan sonra yaptığımız ilk tespitlerden birisi bu konudaki en büyük boşluklardan birisinin konu ile ilgili uzmanları bir araya getiren kurumsal bir kongre olmadığı hususu idi.

Böylece, Enstitü Başkanı E. Büyükelçi Ömer Lütem ile her üç yılda bir toplanacak Ermeni Araştırmaları Kongresi sürecini başlatma kararı aldık.

"Birinci Ermeni Araştırmaları Türkiye Kongresi" 20-21 Nisan 2002'de Ermeni meselesi üzerine çalışan bütün Türk araştırmacıları bir araya getirdi. Birinci Kongreye bilinçli şekilde sadece Türk uzmanları çağırdık.Çünkü acemilik dönemini aşıp ikinci kongreyi uluslar arası gerçekleştirmeyi hedefliyorduk. Kongre, Ankara'da Milli Kütüphane'nin salonlarında ve herkese açık yapıldı.

Kongre'de sunulacak tebliğler için değişik oturumlar düzenlendi. Oturum başlıkları şunlardı 1)Ermeni Sorunu Çalışmaları, 2)Yabancı Kaynaklarda Ermeni Sorunu, 3) Türk Belgeleri ve Ermeni Sorunu, 4)Tarihte Ermeniler, 5) 1915 Sevk ve İskanı, 6) Hukuk, 7)Uluslar arası İlişkiler ve 8) Ermeni Terörü, 9)Ermeni Diasporası, 10)Sosyal Yaşam (Kültür, Din ve Dil), 11)Ermeni Mezalimi, 12)Genel Konular. Bu oturumlarda toplam 114 bilim insanı 114 tebliğ sundu. Bu tebliğler daha sonra ASAM-Ermeni Araştırmaları Enstitüsü tarafından toplam 1476 sayfalık üç cilt haline getirildi ve yayınlandı.

"İkinciErmeni Araştırmaları Türkiye Kongresi" 29-30 Mayıs 2004'de Ankara Ticaret Odasında yapıldı. İkinci kongre uluslar arası bir nitelik kazandı. Değişik ülkelerden bilim insanlarının katılımı ile gerçekleşti. Kongre'de 36 oturumda toplam 130 tebliğ sunuldu. Kongreye Türk Ermeni Patriği 2. Mesrop mesaj yolladı. Tanınmış yazar Levon Panos Dabağyan Türkiye Ermeniler ile ilgili bir tebliğ verdi. Bu tebliğlerde yakında üç cilt halinde ASAM-Ermeni Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayınlanacak.

Bütün bunları yazmamın nedeni Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenmek istenen sözde bilimsel özde ise bir Ermeni psikolojik operasyonu olan girişimle ilgili bazı tespitler yapmak.

Birinci tespit: Benzer kongreler dünyanın değişik yerlerinde yapıldı. Türkiye'den sadece Boğaziçi toplantısının öncü gücü olan akademisyenler ve arkadaşları çağrıldılar: Bu toplantılarda Türkiye'ye küfredildi.

İkinci Tespit: Yurtdışında başlayan psikolojik operasyon sürecinin Türkiye içine taşınması ve Türkiye içinde yapılaşmış bir entelektüel baskı odağı oluşturma kararı alınmıştır. Şimdi bu uygulanmaktadır.

Üçüncü Tespit: Toplantı bilimsel bir toplantının hiçbir koşulunu taşımamaktadır. "Şu görüşler burada tartışılamaz, savunulamaz ve hatta bu görüşlere inananlar içeride dinleyici olarak dahi bulunamazlar" şeklinde önkabullerle düzenlenen bir toplantı psikolojik operasyon toplantısıdır.

Dördüncü Tespit: Böyle bir toplantı dahi demokratik hukuk devleti içinde yapılabilir. Ancak yeri bir üniversite olamaz. Hele bir devlet üniversitesi olamaz. Eğer midesi psikolojik operasyonu kaldıran özel üniversite rektörü var ise ki ne yazık ki var özel üniversitelerden birisinde düzenlenebilir.

Beşinci Tespit: "..Bu iddialar kesinlikle doğru değildir, iftiradır. Bunu yanlızca Batıya değil kendi yurttaşlarımıza da önemle ihtar etmek gereğini duyuyoruz. Zira, seyrek olmakla birlikte üzüntü ile işitiyoruz ki, milletimizin tarihini okumamış ya da milli hissiyattan mahrum kalmış olması gereken kimi kişiler, yabancıların bize karşı ortaya attıkları suçlamaları reddetmedikten başka, bir de vatanlarını, milletlerini özürlü göstermekten çekinmiyorlar.!Hala salonlarını bize karşı konferans verdirtmek içn yabancılara açık tutanlar var. Bu gibilere lanet" (Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Vesika 220)

Son Tespit: Anayasanın başlangıç bölümü hiçbir faaliyetin hangi ad altında olur ise olsun Türk milli menfaatleri karşısında korunma göremeyeceğini ortaya koymaktadır. Türk milleti anayasasına sadık kalacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 01-03-2021

Yaklaşan Kıbrıs Müzakerelerine Düşünceler ve Öneriler

Son günlerde tüm uluslararası camianın gözü, önümüzdeki haftalarda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, garantör ülkelerinde katılımıyla gerçekleşmesi beklenen Kıbrıs konusunda yürütülen 5 + 1 (BM) müzakere toplantısına çevrildi.