Özdağ’dan Kürt Raporu

Yazan  06 Kasım 2008
Bölücü terörün nasıl biteceği konusunda rapor hazırlayan Prof. Özdağ, “Devlet, DTP ve PKK’lıların gerçek etnik kimliklerini açıklasın” dedi.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye'nin yıllardın başını ağratan PKK belasının çözümünün basit ve kolay olmadığını söyledi. Taksim Nippon Oteli'nde bir konferans veren Özdağ, "PKK terörü neden bitmedi, nasıl biter" başlıklı Kürt raporunda, bölücü terörün nasıl bitirileceği konusunda ilginç önerilerde bulundu. Bu önerilerden en dikkat çekeni ise, terör örgütü PKK ve DTP üst düzey yöneticilerinin gerçek etnik kimliklerinin açıklanması. DTP ve PKK'nın üst düzey kadrolarından birçoğunun Kürt ya da Zaza olmadığını kaydeden Prof. Özdağ, "Bu kişilerin gerçek etnik kimlikleri, devletin elinde belgeleriyle var" dedi.

Ermeniler de var

Bu kişiler arasında, kendisini Kürt veya Zaza zanneden Türkmen kökenliler olduğu gibi hiç küçümsenmeyecek sayıda Ermeni ve diğer etnik gruplardan insanlardın da bulunduğunu açıklayan Prof. Dr. Ümit Özdağa, "Özellikle, Ermeni kökenliler için Kürtler ve Zazaların, Türk milletinden intikam için kullanılan bir koçbaşı niteliği taşıdığı ileri sürülmektedir. Devletin elinde her yurttaşın olduğu gibi bu kişilerin de gerçek kökenleri ile ilgili bilgiler vardır. Artık bu bilgiler özel sohbetlerin konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Devlet, her bir DTP PKK'lı terörist için ayrı ayrı alınacak mahkeme kararı ile bunları deşifre etmelidir" şeklinde konuştu. Terör örgütü PKK'nın, bölgedeki ihtilaflardan istifade ederek Türkiye'ye karşı 'vekaleten bir savaş' yürüttüğüne dikkat çeken Özdağ, şunları söyledi: "PKK, emperyalist müdahaleleri aşarak milletleşme sürecinde önemli mesafe kaydeden Türkiye'nin milli dokusunda sosyal, psikolojik, ekonomik, siyasal ve kültürel tahribat yaratmıştır."

Asker, PKK ile muhatap olmasın

Kürt raporunda, terör örgütü PKK'ya karşı yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ümit Özdağ, "Genelkurmay PKK ile muhatap olmasın işi jandarmaya bıraksın" dedi. İşte Özdağ'ın önerilerden bazı önemli satırbaşları:

* Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi'nin adı Selahattin Eyyubi Üniversitesi olarak değiştirilmeli.
* Terörle mücadelede bir Eşgüdüm Bakanlığı kurulmalı.
* Terörle mücadele görevi Jandarma ve Emniyet'e verilmeli.
* Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, mümkün olduğu ölçüde terörle mücadelenin dışına çekilmelir. Bu birliklerin Jandarma Genel Komutanlığı emrine verilmesi sağlanmalıdır.
* Terörle mücadele için jandarma bünyesindeki 'Asayiş Kolordusu' güçlendirilerek, yeniden yapılandırılmalıdır.
* Genelkurmay Başkanlığına bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı güçlerinin Türkiye içinde çatışmalarda kullanılmasından vazgeçilmelidir.
* Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı ve özel kuvvetlerin savaş yeteneklerine sahip Jandarma Anti-Terör Komutanlığı kurulmalıdır.
* PKK ile mücadelede Genelkurmay Başkanlığı muhatap olmamalı. İnternet sitesinden herhangi bir açıklama yapmamalı. Tamamıyla Jandarma Genel Komutanlığı muhatap olmalı.

Demokratikleşme çözüm değil

Prof. Özdağ, demokratikleşme gerçekleştiği takdirde bile, PKK terörünün biteceğine inanmıyor
Prof. Dr. Ümit Özdağ, terör örgütü PKK'nın arkasında dış dinamiklerin bulunduğunu belirterek, "Türkiye demokratikleşirse bile sorun ortadan kalkmaz" dedi. Raporunda, bu tür iddiaları inandırıcı bulmadığını kaydeden Prof. Özdağ, şunları kaydetti: "Halk terörü desteklemez ise PKK biter iddiası da doğru değildir. PKK, 1978-1988 yılları arasında 10 yıl içinde hiçbir ciddi kitle desteği olmamasına rağmen, arkasındaki dış dinamiklere dayanarak varlığlını sürdürmüştür. Ancak Türkiye, uluslararası çevreleri bile şaşırtacak bir direnç göstererek, 1992-1997 yılları arasında PKK'yı askeri olarak mağlup etmiştir. TSK'nın bu başarısına rağmen ne yazık ki siyasi irade, nice fedakarlıklar sonucu ulaşılan bu sonucu değerlendirme konusunda gereken hassasiyeti göstermemiştir."

Haber: Salim YAVAŞOĞLU

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 24-01-2020

Asıl Tehdit İçimizde

Türkiye, Suriye ile yatıp kalkarken, 27 Kasım'da Libya ile imzalanan iki mutabakat muhtırasıyla Libya bir numaralı gündem ve tehdit konusu oldu.