Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Misafir Yazar

Eskiden karnelerimizde bulunan hal ve gidiş notu, aydan aya, yarıyıldan yarıyıla veya yıldan yıla davranışlarımızın seyrindeki değişmeyi gösterirdi. 

Ben Süveyş kanalını ilk defa 2005 yılında gördüm. Gözlerimin geçmek için sıra bekleyen dolu veya boş tankerler kadar,çift taraflı kıyıların çimento gibi gri, bereketsiz ve ruhsuz görünümüne takıldığını hatırlıyorum.

Bir ülkede yıllık fiyat artışları çift haneli olursa, kısa vadede talebi daraltmak için başvurulan para politikası önlemlerinin başında faiz yükseltmek gelir.

Çok geriye gitmeye gerek yok. 2005 yılı Türkiye’nin ideolojik tercihleri ile Mısır’ı ve daha sonra İsrail’i yeni yeni ittifakların kucağına itmeye başladığı dönemin başlangıcı sayılabilir.

İkili ticaret ve yatırımın önemsenmeyecek kadar az, buna karşılık çoğu hesabı kapanmamış tarihi husumetin siyasete hala hükmettiği bir coğrafyada, sektörel işbirliğine kapı aralayan en önemli fırsatlar,  2003 yılında Mısır-Güney Kıbrıs arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı(DYA) veya Münhasır Ekonomik Alan(MEA) Anlaşması ile başladı. 

“Allah vergisi” der gibi güzel duyuluyor değil mi? Öyle şey olur mu demeyin. Büyük projeler büyük maliyetlere katlanmayı gerektirir. Tabii bir anda ortaya atılan projelerin niteliği, faydası ve amaçları tartışılabilir.

İstanbul'da kar dün gece dona çevirdi. Bugün şehir kışa esir. Ama böyle kışların baharı hem güzel, hem de bereketli olur. Tabii baharla birlikte her şeyin düzelmesini beklemek hata. Ama umut umuttur.

1970'li yılların enflasyonist ortamı, batı dünyasında iktisat yazınına pek çok yeni kavram kazandırmıştı. Bu, soruna farklı boyutları ile tanı koyup, çözüm üretmek için olduğu kadar,akademik duyarlılığın bir sonucuydu.

13 Nisan 2011 de Doha’da, “Libya Temas Grubu” olarak toplanıp perişan bir ülkenin derdine deva olacaklarını sandığımda “Adını Libya Temas Grubu Koydular” başlıklı bir yazı yazmıştım. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 29-07-2021

Yeşil Vatan Tehlikede I

Yeşil Vatan, sadece göze ve gönle ferahlık veren ağaç, bitki örtüsü değildir. Aynı zamanda hayatın vazgeçilmezi oksijendir, sudur, hubutattır, sebzedir, meyvedir, hayvan gıdasıdır, protein kaynağıdır, giyecektir… "Asker midesi üzerinde yürür" vecizesi gereği, vatan savunmasının da olmazsa olmazıdır...