Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Misafir Yazar

Bilindiği gibi G-20[1] toplantıları dünyanın GSYİH ları itibarı ile en büyük ülkelerinin her yıl bir araya gelip, diz dize, biz bize küresel sorunları değerlendirdiği, çözüm önerileri geliştirme çabası içinde girdiği (veya öyle göründüğü) platformlar.

Başkanlık süresi boyunca, dünyaya kapsamlı bir barış projesi sunma iddiasında olduğunu göstermeye çalışan Obama, Trans Pasifik Ortaklık (TPP) projesini dünyaya bu çabasının tamamlayıcı bir cüzü olarak takdim etmişti[1].

Lordlar Kamarası, İngiliz Parlamenter sistemindeki ikinci ve denetçi kamara. Avam Kamarasından geçen bir yasanın bu ikinci kamarada onaylanması gerekiyor ki yürürlüğe girsin.

ABD de bir dönem, 20 Ocak 2021 de tamamen sona ermiş olacak. Biden bıçak sırtı bir seçimin galibi. Hala kapanmayan sandık ve sonuçlanmayan yasal süreçler var.

Libya’da ilan edilen çok taraflı ve kapsamlı ateşkes önemli. Sonunda kalıcı bir uzlaşmaya ulaşıldıysa, bu dış aktörlerin bastırması kadar, Tobruk yönetiminin daha fazla toprak kazanmak yerine ateşkesin ve nihai barışın Libya için yararlı olacağına ikna olmasının sonucu. Bu nedenle yazının başlığı belki Halife Haftar’ın son durumunu betimlemek için uygun olur diye düşündüm.

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.

Büyük şair Mehmet Akif gibi tekerrür edenin tarih olmadığına inananlardanım.

1929-30 bunalımı bilindiği gibi dünya ekonomilerini, ikinci dünya savaşı sonrasına kadar yüksek koruma duvarları arkasına itmişti.  Savaşın bitmesinden hemen sonra, mağlup veya galip fark etmeksizin ülkeler aralarında anlaşarak dünya ticaretinin gelişmesini engelleyen kota, kısıtlama ve tarifeleri azaltmaya karar verdiklerinde, bir işbirliği iklimi yaratıldı.

Utanç duvarının yıkılmasıyla doğu ve batı Almanya’nın birleşmesi daha dün gibi. 1989 da, taş üzerinde sadece anılarda kalacak kadar taş bırakıp birbirine sarılan Almanlar, ayrı kaldıkları yıllarda birbirlerinden ne kadar farklılaştıklarını

“Alea iacta est” sözünü, bildiğiniz gibi Jul Sezar’ın, Roma ile arasındaki anlaşmayı bozup orduları ile şehrin kuzeyindeki cılız Rubicon (bugünkü adı ile Fiumicino) nehrini geçer geçmez(MÖ 49), artık bir büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu anlatmak için söylediği rivayet olunur.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 12-04-2021

Joe’dan Haber Beklerken Yeniden Karışan Doğu Ukrayna

Joe Biden, 2014 yılında Ankara’yı Atlantik Konseyi’nin toplantısına katılmak için ziyaret ettiği sırada, ABD ile ilişkiler henüz bu kadar gergin değildi.