Amerika’nın Irak’ta Yeniden Konuşlanmasının Boyutları

Yazan  28 Mart 2020

Irak askeri kaynaklarına göre ABD'nin çekilmesinin kararlaştırıldığı üsler: Musul'da başkanlık sarayları mevzilerine ek olarak Al-Taci (Bağdat'ın 25 km kuzeyinde), Besmaya (Bağdat'ın 18 km güneyinde). Bu arada Bağdat ülkenin kuzeyinde Salahaddin vilayetinde Balad hava üssünün durumuna ilişkin nefesini tuttu.

O üs de Irak hava kuvvetinin direği sayılan Irak F-16 avcı uçakları filosunun bakım ve yönetim anlaşması kapsamında ABD'li teknik ve istihkam gücü bulunmaktadır. Irak teknik ve istihkam personelleri hala tam bir şekilde bakım ya da savaşa hazırlama açısından filoyu yönetme gücünde değildir. Bağdat'ta Irak müşterek harekat komutanlığı ile çalışan uluslararası koalisyon müşterek koordinasyon merkezine göre, çekilen ya da önümüzdeki haftalarda çekilecek güçlerin tümünün Harir (Erbil'in 75 km doğusu) ve Ayn El-Esad (ülkenin batısında Al-Anbar vilayeti başkenti Al-Remadi'nin 110 km batısında, Suriye-Ürdün-S. Arabistan ile sınırda) üslerine gidecek. Haşdi Şa'bi gruplarının siyasi kanadı El-Fetih ittifakından milletvekili Kerim Aleyvi, Haşdi Şa'bi ve onunla bağlantılı grupların hedef alınması ve saldırılar düzenlenmesi için önümüzdeki süreç zarfında ABD güçlerinin niyetlerini gördüklerini belirtti.

Bu nedenle ABD güçlerinin Irak'ta ki bazı üslerden gücünü ve birliklerini koruyacak büyük üslere çekildiğini, direniş gruplarının ateşine maruz kalmamak için  küçük üslerde bulunmasından korktuğunu bu nedenle korunaklı olması için güçlerini birleştirilmiş ve başlıca üslerde topladığını sözlerine ekledi. Aleyvi, ABD güçlerinin Haşdi Şa'bi ve direniş gruplarından herhangi birisini hedef almasının yanıtı olacağını idrak ettiğini bu nedenle gelecekte meydana gelmesi durumunda direniş füze saldırılarından güçlerini korumak istediğini açıkladı. ABD güçlerinin Irak'tan herhangi bir çekilmesinin bulunmadığını, yapılan şeyin aralarında Ayn El-Esad ve Harir olmak üzere başlıca üslerde yeniden konuşlanma ve mevzilenme olduğunu, ABD güçlerinin bu üsleri korumak ve birliklerini güçlendirmek istediğini vurguladı. El-Fetih'ten milletvekili, Irak'ın başkentinde ki ABD büyükelçiliğinin bile güçlendirildiğini zira bu güçlerin Haşdi Şa'bi, direniş grupları ya da yöneticilerine karşı vuruşlar uygulamak için planı bulunduğunu ve hareketlerine karşı meydana gelebilecek herhangi bir tepkiden askerlerini korumak istediğini açığa çıkardı. Irak istihbarat dairelerine yakın Irak güvenlik uzmanı Fadıl Ebu Rağif, aralarında çekildiği üslerde az sayıda askerinin bulunması ve bu az sayıdaki askerin konuşlanma işleminin onları korumayı zorlaştırmaya yol açacağı  olmak üzere ABD'li lerin Irak'ta ki askeri üslerden peş peşe çekilmesi nedenlerinin hepsinin onları bir yerde toplamayı gerektirdiğini belirtti.

Diğer nedenin ABD'lilerin çekildiği her üssün özelliği olduğunu, Suriye Demokratik güçleri (SDG) 'ne destek sunan ve El-Bagoz (IŞİD'e karşı) çatışmasının sona ermesinden sonra Deir Ezzor ve El-Bu Kemal'e bakan (denetleyen) El-Kaim üssünün öneminin sona erdiğini belirtti. Ebu Rağif, bazı üslerden çekilmenin ABD güçlerinin askerlerini ve ekipmanlarını başlıca (ana) üslerde toplamak istediği için geldiğine, Patriot sistemini getirmeyi planladıklarına, bu tür sistemin 100 ya da 150 asker için kurulmasının mantıklı olmadığına dikkat çekti. ABD güçlerinin çekildiği üslerin merkezi olmayan sayıldığına, meydana gelen şeyin ABD güçlerinin Irak'tan çekilme işlemleri olmadığına bilakis askerleri daha büyük gruplarla toplama işlemi olduğunu açığa çıkardı.

 

Çeviri yapılan kaynak: www.alaraby.co.uk

Not: Bu Yazıda Yer Alan Görüşler, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Görüşlerini Yansıtmamaktadır

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.