EAST-MED Yasası ABD Senatosuna Geliyor, Yunanlar Sevinçli

Yazan  27 Haziran 2019

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde East Med yasası kabul edildi.

Kabul edilen East Med yasasıyla birlikte Türkiye’nin meşru gaz arama çalışmaları tehlikeli olarak değerlendirilecek. Hal böyle olunca her türlü yaptırımın uygulanması için gerekli zemin hazırlanmış oldu.

Ayrıca yasa ile birlikte Rum kesimine 32 yıl sonra silahlanma hakkı veriliyor. 1987’de adadaki çatışma riskinin artması ihtimali yüzünden uygulamaya sokulan ambargodan sonra yaşanan bu değişiklik, adadaki gerilimi daha da arttırabilir.

Abd Ordusu da tasarı sayesinde geniş yetkilerle donatılıyor. Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (Mavi Vatan) için Türkiye’nin çalışmalarını raporlayacak ve Yunanistan 3 milyon dolarlık bir yardım alacak.

Türkiye karşıtı bir yasa olan East-Med ülkemizin medyasında öfke ile karşılanırken, Yunan ve İsrail medyası oldukça sevinçli görünüyor. Bu yasa sayesinde Yunanistan, İsrail ve Rum yönetimi ortaklıkları daha da hız kazanacak.

Yasa tasarısını hazırlayan Senatör Menendez ve Marco Rubio, bütün planı ABD- Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulması temeli üzerine oluşturmuş ve sıkı bir diplomasi trafiği yürütmüştü.

Yurdumuz basınında yer almayan bir bilgiyi de burada eklemek gerekir. Temsilciler meclisinde görev yapan Yunan asıllı politikacılar Gus Billirakis, David Sissil ve Ted Doiç tasarının hazırlanması ve kabul edilmesi adına etkin bir rol aldı. Yunan medyası da ABD senatosunun kabul ettiği yasayı son dakika olarak verdi.

Tasarının kabulünün ardından memnuniyetini belirten Bob Menendez İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs ile Abd’nin yeni bir stratejiye ihtiyacı olduğunu savundu.

‘’Doğu Akdeniz için merkezi öneme sahip bir alan ve bu nedenle diplomatik enerjimize, bağlılığımıza, ve kaynaklara sahip olmamız bakımından daha önemli bir oynanması gerekiyor. Bu önemli mevzuatın senato tarafından hızlı bir şekilde incelenip onaylanması için meslektaşlarımla çalışmayı dört gözle bekliyorum dedi.

Yunan – Yahudi örgütleri de komiteden geçen tasarıdan duydukları memnuniyeti belirtti.

Tasarının onaylanmasının Doğu Akdeniz bölgesi için entegre bir bölgesel stratejiyi benimsemek adına atılmış önemli bir adım olarak kabul eden HALC (Hellenic American Leadership Council) Yunan – Amerikan Liderlik Konseyi başkanı Edy Zhemenidis; Otadoğu gibi bir bölgede daha önce de görülen olumlu eğilimlerin, Enerji ve Güvenlik Alanında işbirliğini daha da hızlandıracaktır. Senatör Menendez ve Rubio’nun ve Dışişleri Komitesinin çabaları, bölgeyi daha istikrarlı ve müreffeh hale getirecek, aynı zaman da Amerikan çıkarlarını koruyarak değerlerini arttıracak dedi.

Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) lideri Julia Rayman, Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji İşbirliği Yasası’nın bölgesel güvenliği güçlendireceğini, mevcut işbirliğini genişleteceğini ve Amerika’nın liderli rolünü devam ettireceğini belirtti.

Kıbrıs Rum Kesiminin ABD başkonsolosu Tasos Zambas, ABD’nin Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerinde büyük bir adım atıldığını, artık ABD’nin Yunanistan’ı Doğu Akdenize yönelik stratejisinde merkeze koyduğunu, Akdeniz ve Kıbrıs ile ilgili sorunlara basit bir sorun olarak yaklaşmayı bıraktığını söyledi.

Yazar Notu: 2018 Kasım ayında Bulgaristan’ın Varna şehrinde Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Romanya + İsrail Zirvesi gerçekleştirildi. Zirveyi takip eden uzmanlar o günlerde katılımcı ülkelerin adeta ‘’Balkan Benelux’’ bölgesi kurmayı hedeflediğini belirtti. Ben de Akdeniz’de İsrail, GKRY ve Yunanistan işbirliğinin, bu ülkeleri kapsayacak şekilde genişletileceğini ve Türkiye’nin Balkanlardan izole edilmesi için bir ittifak halini alacağını düşünüyorum.

 

 

KAYNAK

Naftempolitiki.gr

Eorunews.gr

Ozan Akarsu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.