Ermenistan Ne Yapmaya Çalışıyor?

Yazan  16 Temmuz 2020

Ermenistan 12 Temmuz’dan itibaren Azerbaycan’ın resmi ve meşru sınırları dâhilinde olan Tovuz Rayonu’na bağlı Agdam, Dondar Guşçu ve Vahidli köylerini yüksek kalibreli silahlar ve havan toplarıyla vurmaya başladı.

Saldırılara Azerbaycan ordusunun karşılık vermesi sonucu yüzden fazla Ermeni askerinin hayatını kaybettiği ve askeri üslerin kullanılamayacak hale geldiği açıklandı.

İki ülke arasında Yukarı Karabağ meselesi dolayısıyla yaklaşık otuz yıldır sık sık gerilim yaşanmaktaydı. Ancak bu kez diğerlerinden farklı olarak Ermenistan, hâlihazırda kendisinin de resmi olarak tanıdığı ve uluslararası meşruiyeti bulunan Azerbaycan sınırları dâhilindeki bir şehre saldırdı.

Ermenistan’da 2018 yılında başbakanlık görevine gelen Nikol Paşinyan, göreve başladığı ilk günlerde yaptığı açıklamalarla ılımlı bir dış politika izleyeceğinin sinyallerini vermiş; Yukarı Karabağ meselesini barışçıl yollarla çözmek istediğini söylemiş ve aynı zamanda Türkiye ile de ilişkilerini geliştirmek istediğini belirtmişti. Ancak son dönemde Ermenistan bunun tam aksi şekilde son derece saldırgan bir politika gütmektedir. Peki, bu söylem ve eylem arasındaki 180 derecelik farkın sebebi nedir?

İlk olarak; Paşinyan her ne kadar ılımlı söylemler ile göreve başlamış olsa da başbakanlık dönemi öncesinde özellikle Yukarı Karabağ konusundaki sert tutumu bilinmekte idi.

İkinci olarak; Ermenistan’da uzun yıllardır süregelen yoksulluk ve yüksek işsizlik sorunlarına karşı Paşinyan, reform ve tedbirler konusunda verdiği sözleri yerine getirmemiş ve iki yıldır bu konularda herhangi bir adım atmamıştır. Bunun yansıra Ermenistan, dünyada korona virüsün en çok tehdit ettiği ülkeler arasında yer almaktadır. Azerbaycan’da hem askerleri hem de sivilleri hedef alan bu saldırıların gerçekleştirilmesi Ermenistan hükümetinin halkı gerçek gündemlerinden uzaklaştırma çabası olarak görülebilmektedir.

Ayrıca; Azerbaycan’ın hem ekonomik hem askeri anlamda son yıllarda kaydettiği ilerlemeleri, Ermenistan’ın artan saldırgan tavırlarının belki de en önemli sebebi olarak görmek mümkün olabilir. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan ve gün geçtikçe şiddeti artan sıcak çatışmalar ve bölgesel güç mücadeleleri; Ermenistan’ın, bir ülkenin meşru topraklarına doğrudan saldırı düzenlemesinin tek başına aldığı bir karar olma olasılığını düşürmektedir.

 

Yazan: Şule ABBAK

 

REFERANSLAR

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/azerbaycanda-binler-sokaklarda-41565021/1

https://www.ntv.com.tr/dunya/ermenistan-azerbaycan-sinirinda-catisma-yeniden-alevlendi,9c--sUWAdkqLAWmhcLsUQQ

https://www.cnnturk.com/dunya/pasinyandan-turkiye-mesaji

https://uzmanpara.milliyet.com.tr/haber-detay/gundem2/ermenistan-ekonomisi-zor-gunler-yasiyor/81000/81754/

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-09-2020

“Alea iacta est”: Ok Yaydan Çıkmıştır

“Alea iacta est” sözünü, bildiğiniz gibi Jul Sezar’ın, Roma ile arasındaki anlaşmayı bozup orduları ile şehrin kuzeyindeki cılız Rubicon (bugünkü adı ile Fiumicino) nehrini geçer geçmez(MÖ 49), artık bir büyük savaşın kaçınılmaz olduğunu anlatmak için söylediği rivayet olunur. ...