Hama: Rejim mi Türkleri Taciz Ediyor Yoksa Rusya Mı Onları Savaşa Sürüklüyor?

Yazan  28 Haziran 2019

Hama: Rejim mi Türkleri taciz ediyor yoksa Rusya mı onları savaşa sürüklüyor?

Türkiye'yi çatışmaya çekme. Hama çevresinde gözlem noktalarının her hedef alınmasından sonra Türk ordusunun milislere karşı savurduğu tehditlere rağmen Türkiye'nin doğrudan cevabı sınırlı çerçevede kalıyor. Sürekli saldırılar uygulamak, çatışma hatlarını sürekli meşgul etmek ve milislerin saflarını yeniden düzenleme fırsatından mahrum bırakmak için muhalefeti itme (öne sürme) yoluyla dolaylı yanıt daha geniş oluyor. Muhalif askeri komutan Albay Beşşar Sadettin, milislerin Rus onayı olmaksızın Türk gözlem noktasını hedef almadıklarını vurgulayarak bombardımanın Türkiye'yi çatışmaya çekmek ve doğrudan çatışmaya bulaştırmak için ciddi bir girişim olarak Türk gözlem noktalarına karşı tırmanabileceğini, sonra İdlip ve çevresinde kartların yeniden dağıtılacağına işaret etti. Sadettin'e göre, bombardımanın amacı duyurulandan daha derin. Türk varlığını hedef alıyor. Sonra milislerin Türkiye'yi çatışmaya çekme ve provoke etmede başarılı olması durumunda yeni uzlaşılar ve angajman kuralları yaratılacak. Muhalif askeri komutan Yüzbaşı Ebu Şahhud, milislerin Türkiye'yi doğrudan çatışmaya çekme de başarılı olamayacağını, Türkiye'nin uyanık olduğunu, gelişmelere karşı sessizce davrandığını, rejim ve Rus milislerinin hazırlandığı varsayılan çatışmanın son derece tehlikeli olduğunu, çatışma yoluyla İdlip konusunu uluslararası yapmaya ve Suriye dosyasında etkili güçleri İslami gruplarla savaşa ilişkin dosyalardan tutumlar takınma zorunda bırakmaya dolayısıyla Türkiye'ye ve İdlip'te bulunma şekline baskı yapmak için geniş bir cephe çıkarmaya çalıştıklarını vurguladı.

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.