Hazar Denizi Güvenlik Yapılanması “KASFOR”

Yazan  25 Ağustos 2013

“KASFOR” 2003’de ilk defa Rusya tarafından Hazar kıyısı ülkelerin deniz kuvvetlerini ortak güvenlik mekanizma etrafında toplama projesi olarak ortaya atılmıştır. Karadeniz’de “Blackseefor” benzeri bir deniz güvenlik yapılanması. “KASFOR” kitle imha silahlar, terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, suç örgütleri, yasa dışı uyuşturucu ticareti ile mücadele ve arama kurtarma çalışmaları gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Moskova’nın bu teklifine personelin miktar ve niteliğinin, mühimmat ve askeri teçhizat, gemi, uçak belirlenmesi girmektedir. 2006’da Rusya Azerbaycan’ın Hazar birliğine katılması için resmi teklifte bulunmuş, ancak Bakü bu teklife olumsuz yanıt vermişti. ABD’nin yeni bağımsız cumhuriyetlere “Hazar Muhafızı/(Caspian Guard)” projesi çerçevesinde Azerbaycan ve Türkmenistan hazardaki donanmasını güçlendirilmesini engellemek için Rusya tarafında oluşturulan bir proje olarak yorumlanmaktadır. ABD’nin Azerbaycan ordusuna yaptığı destek karşısında İran “KASFOR” projesini destekleyen tek ülke olmuştur. Hazar statüsünün belirsizliği bu projenin hayata geçirilmesinin önündeki diğer bir neden olmaktadır. “KASFOR” üçüncü ülkelerden askeri yardın alınmasını karşı çıkmazken, örgüte üçüncü ülkelerin katılımını engellemektedir. Azerbaycan-İran çekişmesi, Türkmenistan’ın BDT’den çıkarak sürekli tarafsızlık statüsü nedeniyle askeri tatbikatlarda yer almaması, Azerbaycan ile Kazakistan’ın deniz kuvvetlerinin daha yapılanma sürecinde olması, ABD’nin Kazakistan ve Azerbaycan filolarının modernizasyonu gibi konular söz konusu bölge ülkelerin KASFOR’a katılmalarındaki bir diğer engeldir.

Son Düzenlenme Salı, 16 Temmuz 2019 06:23

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.