Malta Hükümeti Libya’da Türkiye ile mi Yakınlaşıyor?

Yazan  05 Mayıs 2020

Yunanistan kaynaklı, SIGMALIVE adlı internet haber sitesine göre, AB, Malta'nın insan kaçakçılarını kontrol etmesi için Libya hükümetine baskı yapmak amacıyla Türkiye ile flörtünden endişe duyuyor. 

Habere göre, Malta Başbakanı Robert Abela tarafından yapılan açıklamada “Malta limanlarının, AB ile göçmenlerin gönderilmesi konusunda bir anlaşmaya varılana kadar, tüm düzensiz göçmenlere kapalı kalacağını" söyledi. 

Malta Başbakanı Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Cuma günü yaptığı toplantıda, göçmenler için Malta limanlarının bir çözüm bulunana kadar kapalı olacağı, girmesine izin verilmeyeceği konusunda ısrar etti.  

Olay aslında Europa-II isimli küçük yolcu gemisinin 2 Nisan'da 57 göçmenle Libya’dan denize açılması ile başladı. Göçmenlerin Malta Arama ve Kurtarma sahasında tehlikede olmaları üzerine göçmenler Malta Arama ve Kurtarma Bölgesi'ndeki Malta hükümeti adına faaliyet gösteren özel tekne "Dar El Salam-1" tarafından alındı. Daha sonra, başka bir gemiye nakledildi. 

Bilindiği üzere koronavirüs nedeniyle hem Malta'da hem de İtalya'da limanlar kapalıyken Malta Hükümeti göçmenleri limanlarına kabul etmişlerdi. Ancak  Malta hükümeti, AB'nin göçmenler konusunda kayıtsız kalmasına karşılık yeni sığınmacıları kabul etmeyi reddederek göçmenleri Arama ve Kurtarma sahasından çıkardı.

Ayrıca Malta'nın dış politika stratejisini bir gecede değiştirerek göçmenler konusunda işbirliği yapmak üzere, Erdoğan'ın Libya’da işbirliği içinde olduğu Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Feyyaz el Sarac'ın Libya'daki hükümetini destekleme kararı aldı. Habere göre Malta’nın amacı AB’nin kendilerini tecrit politikalarına karşın, UMH üzerinde doğrudan etki göstermek üzere doğrudan Türkiye ile iletişim kurmak. Malta hükümetinin hareketinin, şu anda Akdeniz’de Libya önlerinde devam eden Libya'ya Birleşmiş Milletler silah ambargosu uygulamak için Irini Deniz Operasyonunu yürüten AB'ye baskı yapmaya çalışmakta olduğu söyleniyor.

Aslında İrini operasyonun temel amacı Libya’ya yönelik silah sevkiyatının önlenmesi olması rağmen Libya Ulusal Ordusu(LUO)’na, Mısır sınırından karadan ve Birleşik Arap Emirliklerince havadan gönderilen silahların engellemeyeceği açıktır. Bu nedenle Libya’ya yönelik silah sevkiyatının Irini Operasyonu tarafından durdurulması imkânsızdır. 

Malta'nın son dönemde Türkiye ile yakınlaşması Avrupa Komisyonu'nu ve özellikle şu anda doğu Libya'yı kontrol eden Hafter'i destekleyen Fransa'yı da üzecek gibi görünüyor. 

 AB’den bir yetkili tarafından yapılan açıklalmada: "Malta, Orta Akdeniz'in göçmen kaçakçılarına açık olması nedeniyle insani bir krizle karşı karşıya. Irini Operasyonu, Sophia Operasyonunun yerini aldı ancak göçmenleri kurtarmakla ilgilenmiyor. Bu nedenle Malta, LUO'yu etkilemek ve aynı zamanda Avrupa'ya baskı yapmak için Ankara ile flört ediyor ”dedi.

 IOM verilerine göre yılın ilk üç ayında, Orta Akdeniz'e göçmen varışlarında % 400 artış oldu ancak AB gemileri tarafından Libya'nın doğu tarafında engellenen neredeyse sıfır oldu. 

Operasyon Irini, silahların Libya'ya girmesini önlemek için deniz, hava ve uydu araçlarını kullanıyor. Ancak operasyon, "Türk askeri çıkarları kadar zararlı olan, Yunan Donanması tarafından koordine ediliyor” 

Geçen hafta cuma günü, LOO Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın denizde göçmen botu kurtarma isteği, Irini Operasyonu yetkilileri tarafından yetkisi dahilinde olmadığını söyleyerek reddedildi.

Bütün bunların neticesinde  Malta, İçişleri Bakanı Byron Camilleri, AB ülkelerini zorlamak ve Türkiye ile olan ilişkilerini ciddi şekilde yeniden inşa etmek için Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar ile gayri resmi görüşmelere başladığını duyurdu. Ayrıca Malta, Türkiye'den halen 300 milyon € 'dan fazla mal ithal ediyor ve son zamanlarda bir Türk inşaat şirketine yol yapımı için büyük bir teklif sundu.

Malta Hükümetinin ayrıca Güvenlik Konseyini Libya'daki BM yaptırımlarının ihlali iddiasıyla aktif olarak harekete geçmeye teşvik etmiş olabileceği de bildirildi. Çünkü  James Fenech isimli silah tüccarının BAE'de faaliyet gösteren çok güvenilir ve dünyaca ünlü bir şirket vasıtası ile Libya'ya şişme botlar tedarik ettiğini tespit ettiği biliniyor. Buradaki esas noktanın bahse konu şirketin halen LUO Hafter’i desteklemesidir.

Rusya ve Mısır'dan Libya’daki LUO’ya verilen destek AB için bir şeyleri iyileştirmiyor, ayrıca "kurtarma" şansı daha yüksek olduğundan AB gemilerinin varlığı göç akışlarını artırıyor bile olabilir. Bu nedenle AB'nin Libya'daki Irini operasyonu Hafter'e zarar verme ve zedelenme tehlikesi altında bulunuyor. 

Son olarak, "Türkiye'nin UMH’ye verdiği destek aynı zamanda Yunanistan ve Kıbrıs'ın Hafter'e yönelmesi anlamına geliyor çünkü nihai hedefi Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de nüfuz kazanmasını önlemek." 

İnternet sitesinde yazılan yazıdan da anlaşılacağı üzere Malta Libya üzerinden AB topraklarına yönelik göç akınında yalnız kaldığını, göçe neden olan faktörlerin LUO ile işbirliği yapan silah ve insan kaçakçılarının olduğunu, Libya açıklarında icra edilen Irini Operasyonunun göçü önlemeye yönelik bir faaliyette bulunmadığı gibi göçü özendirmiş bile olabileceğini ifade etmektedir.

Tüm bunların neticesinde Malta’nın, AB’den gerekli desteği alamaması nedeniyle göçün önlenmesi için Türkiye ve dolayısı ile UMH ile işbirliği içine gitmeye çalıştığı değerlendirilmektedir.

 

Kaynak: https://www.sigmalive.com/news/international/626482/stratiotiko-amp-oikonomiko-flert-maltastourkias-gia-lathrometanastefsi-amp-livyi

 

Mehmet Zeki Bodur

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Enstitü Başkanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Doç. Dr. Murat Koç   - 11-08-2020

Fransa’nın Lübnan Hamlesi

Lübnan’da Arap Ayaklanması Sloganları "Halk rejimin yıkılmasını istiyor" (07.08.2020 Beyrut Sokakları)