Rusya Lazkiye limanında iki adımda hareket ediyor

Yazan  19 Ocak 2022

Rus güçleri salı günü, Suriye Lazkiye limanında Suriye rejim güçleriyle ortak devriyeler yürüttü. Türünün ilki sayılan bu adımdan amaç hakkında soru işaretleri uyandırdı.

Bu Rus adımının amacı tam olarak bilinmiyor. Açıklamanın, bir yanda yarımadanın limanları ile diğer yanda Lazkiye liman idaresi arasında bir ticari işbirliği anlaşması imzalayan Kırım'ın duyurusuyla denk gelmesi dikkat çekicidir. Suriyeli araştırmacılar ve analistlerin söylediğine göre, Rus basın yayın organlarının bahsettiği devriyeler ve bunu izleyen Kırım yarım adasının duyurduğu anlaşma iki dikkat çekici adım sayılmaktadır. Rus "rusvesna" sitesi, devriyelerin Rus askeri polisinden özel birliklerin katılımı ve Kamaz-43501, Patrol ve Tiger araçlarının kullanılmasıyla icra edildiğini ve buna Rus hava kuvvetlerine ait İHA'ların eskortluk yaptığını belirtti. Devriyenin yürütülmesinin, İdlip vilayetinde radikal gruplar tarafından yakın terörist saldırılar konusunda istihbarat bilgilerinden sonra geldiğini sözlerine ekledi. Raporlara atfen, silahlı güçlerin Tartus ve Lazkiye limanlarında bombalamalar uygulamak için su altında sabotaj ekipleri hazırladıklarına işaret etti.

Ancak, Suriye'li askeri analist Tugamiral Ahmet Rahhal, söz konusu mazeretlerin gerçekte hiçbir temeli olmadığını, bunun İdlip kentinin coğrafi uzaklığı ve Suriye rejiminin tamamen ve özel olarak ta Rusya'nın kontrolü altındaki limanla ilgili bölgenin doğasıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Rahhal "alhurra" sitesine, Rusya'nın Suriye kıyılarından İran'ın uzaklaştırılmasında çıkarı bulunduğunu, şimdi bunu gördüğümüzü, liman ve Kırım arasındaki anlaşma hususunda ise, bunun limanların eşleştirilmesi kapsamında geldiğini belirtiyor. Askeri analist, görünüşe göre Rusların İran'ın sahil bölgesinde konuşlanmasını istemediklerini, bu konuda İsrail ile anlaşma içinde onlara (İranlılar) Akdeniz kıyılarında çıkış veya herhangi bir üs vermeyeceklerini sözlerine ekledi. Moskova'da ikamet eden siyasi analist Rami El-Şair, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının önceliklerinin başına gerginliği azaltma sistemini ve ateşkesi koruma, tüm Suriye topraklarındaki çatışmaları koyduğunu belirtiyor.

El-Şair, bu amacı gerçekleştirmek için Rus devriyelerinin konuşlandığını bazen Suriye Arap ordusu veya Türk ordusuyla ortak, Astana grubuyla koordineli olduğunu, aralarında Suriye'ye komşu ülkelerle temas halinde olduğunu sözlerine ekledi. İsrail'in Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı konusunda Rus çabalarına yanıt vermediğini ve bağlı kalmadığını, saldırıların Washington'un desteğiyle kendi tarafından sürdüğünü belirtti. El-Şair, bu nedenle Rus askeri veya ortak devriyelerin aralarında limanlar, hava alanları ve diğerleri olmak üzere Suriye'nin stratejik mevzilerinde bulunmasının gözardı edilemeyeceğine işaret etti. Rusya'nın varlığının (kurbanları Suriye topraklarında bulunan Rus askeri güçlerinden askerlerin olabileceği hedefler veya tesislere saldırı veya bombalama), aralarında İsrail'de olmak üzere Amerikalılar veya müttefikleri tarafından geçilemeyecek bir kırmızı çizgi sayıldığını belirterek sözlerini sürdürdü. Askeri analist Tugamiral Ahmet Rahhal, Lazkiye limanının İranlılar açısından Şam uluslararası havaalanına inen hava ve kara konvoylarına alternatif sayıldığını açıkladı. Böylece deniz yoluyla binlerce tonluk silah sevkiyatının birçoğunu getirebildiklerini sözlerine ekledi. Rahhal'a göre burada en önemli nokta, limanın güvenliğinden tamamen sorumlu olan 4.tümen birliklerinin ana katılımıyla uyuşturucu ihracatı için bir merkez haline dönüşmesidir. Askeri analist, limanı kontrol etmenin Rusya'nın çıkarına olduğunu, ancak burada ana noktanın: devriyelerin nasıl gerçekleştiği olduğunu, olup biten herşeyden sorumlu 4.tümenin katılımıyla mı yoksa Esad güçlerinden diğer birliklerin katılımıyla mı olduğunu belirterek sözlerini sürdürdü.

 

Kaynak: alhurra.com 

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Tugay Uluçevik   - 24-05-2022

İsveç ve Finlandiya’nın NATO Üyelik Başvurusu ve Türkiye’nin Tutumu

Rusya’nın geçtiğimiz 24 Şubat’ta Ukrayna’ya saldırması özellikle Avrupa devletlerinde güvenlikle ilgili endişeleri arttırdı.