Türkiye’de Darbe Yenilgisi... Büyük Orta Doğu Projesi Sekteye Uğruyor.

Yazan  29 Ağustos 2016

Türkiye’de yaşanan başarısız darbenin üzerinden yaklaşık altı hafta geçti. 15 Temmuz tarihinde Türk ordusunun bir bölümü, darbe ilan ederek iktidarı kontrol ettiğini duyursa da birkaç saat sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbecilerin yenildiğini ilan etti. 15 Temmuz darbesinin ilk aşamasında Ankara’daki yetkililer, Gülen’i suçladı. Bu olaydan birkaç gün geçtikten sonra Erdoğan, “Gülen bir maşadır. Başarısız darbenin arkasında daha büyük güçler vardır.” açıklamasında bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanı, konuşmalarının çoğunda “temel bir plana” işaret ediyor. Büyük ölçüde oklarını ABD’ye yöneltiyor. ABD kontrolü altında bulunan İncirlik Hava Üssü’nde bazı darbecilerin varlığı ve Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın İncirlik Hava Üssü’nde canilerin konuşlandığına dair tutumu, bu darbenin ardında CIA’nin olduğu düşüncesini güçlendirdi. Diğer taraftan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ankara ziyaretinden ve Washington’un, Türkiye’de yaşanan darbede parmağı olduğuna dair bütün suçlamaları reddetmesinden sonra Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump yaptığı açıklamada, Türkiye darbesinde CIA’nin parmağı olduğunu gösteren belgelerin olduğunu belirtti. Türkiye’deki son darbeye ilişkin yapılan analizde önemli bir husus yorumcuların gözünden kaçıyor. Bunlardan ilki manidar şekilde ABD’nin darbe ile bağlantısı, ikincisi ABD’nin müttefikine ihaneti ve üçüncüsü de Suriye krizinin niteliğidir. Darbenin planlanması ve uygulanmasıyla eş zamanlı olarak Demokratik Birlik Partisi (PYD) güçlerinin ABD desteğiyle Türkiye sınırlarına ilerlemesi, ABD’nin Suriye’de kriz yaratmadaki hedefini aydınlatan önemli bir husustur. Amerikalıların Türkiye’de darbe planlayarak Türkiye’nin siyasi ve askeri güçlerini iç meselelerle uğraştırma ve sonuçta Suriye topraklarında büyük Orta Doğu planını gerçekleştirme için fırsat elde etme çabasında olduğu görülüyor. Türk yetkilileri de darbe yenilgisinin ardından Suriye topraklarında menfaatlerine karşı oynadıklarını anladılar ve bölgesel politikalarında U dönüşle Rusya gibi Şam’ın müttefiklerinin tutumuna yaklaştılar. ABD, bölgedeki planları açısından Türkiye’ye ihtiyaç duymasından dolayı Biden’ı, Erdoğan yönetimini yatıştırmak için Ankara’ya gönderdi. Önemli bir husus da şu ki Biden, Ankara’da PYD güçlerinden Fırat Nehri’nin doğusuna dönmelerini istemesidir. Son olaylarla aşağıdaki sonuçlara varmak mümkün: 1- ABD’nin Türkiye’de yaşanan başarısız darbeyle bağlantısı, mantıklı görünüyor. 2- ABD, siyonist rejimin güvenliğini korumak için büyük Orta Doğu planını gerçekleştirme yolunda müttefiklerine bile acımaz. 3- ABD, Orta Doğu’daki projeleri nedeniyle Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden aldatıcı politikalarla Ankara’nın Tahran-Moskova-Şam eksenine yaklaşmasını önlemeye çalışıyor. 4- Suriye krizi, halk ayaklanmasından kaynaklanmadı. Bu, ABD ve Siyonist rejimin, bazı iç faktörleri maşa olarak kullanarak kurduğu komplodur. 5- Erdoğan veya diğer hükümetler ve siyasi partilerin, Batı’nın desteğini almak amacıyla ABD’ye güvenmesi hatadır. (Kaynak:Rıza Muhammed Murad,IRIB-İnternet,29 Ağustos 2016,İran)

Cesurhan Taş

Eğitim:

ODTÜ İİBF, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (1991-1996)

Diller: 

İngilizce: İleri seviyede

Rusça: Orta seviyede

Arapça: Orta düzeyde

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
KORONAVİRÜS SALGINININ KÜRESEL ve  TÜRK EKONOMİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Köksal Taşkent   - 01-04-2020

İran ve Korona Salgınının Etkileri

İran hükümetinin Korona salgının yayılmasında, ilk günlerdeki ihmali, ülkedeki yapısal değişim arzusunu güçlendirdi. Bu şok edici olay, sistemi ampirik olarak halkın önünde durma noktasına getirdi. İran'daki karar vericiler, bir diğer değişle siyasi erk, virüsü hükümet için bir siyasi propaganda mal...