Türkiye silahlı güçleri bölgeden uzaklaştırma sorumluluğunu aldı

Yazan  03 Eylül 2019

İdlip'te Rusya ve Suriye hükümeti tarafından duyurulan ateşkes, hükümet ve muhalefet güçleri tarafından ihlallerinin (gözlemciler basit olarak nitelendiriyorlar) devam etmesi ortamında dördüncü gününe girdi.

Bu arada Rus uzman, Türkiye'nin artık oyalamaya gücünün yetmeyeceğini belirterek muhalif savaşçıların kendilerini düzene sokmaları ve boyun eğmeleri gerektiğini vurguladı. Medya raporları, Rusya Cumhurbaşkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı arasında HTŞ/Nusra cephesi ve onunla bağlantılı 'kurtuluş hükümetinin' fesih edilmesi, HTŞ'nin yeniden diğer muhalif gruplarla birleştirilmesi ve yeni geçici hükümet oluşturulması için bir anlaşma yapıldığını ifade ettiler.

Konuya hakim Rus kaynaklar, Moskova'nın  bu yükümlülükleri uygulamak için Ankara'ya ateşkesin yürürlüğe girdiği tarih olan geçtiğimiz 31 Ağustos'tan başlayıp içinde bulunduğumuz 7 Eylül'de sona erecek 8 gün süre verdiğini belirttiler. Aynı kaynaklara göre, şayet Türkiye Rusya ile anlaşmayı kabul etmesi ve uygulaması konusunda HTŞ'yi zorlayamazsa Rusya İdlip'te askeri operasyonlarını yeniden başlatacak. Rusya konusunda uzman Dr. İmad Al-Tufeyli, İdlip'te tek taraflı ateşkesten amacın birinci derecede kan akışı ve o bölgede alt yapının tahrip olmasından kaçınma konusunda çalışmayı amaçladığını belirtti. Rus Uzlaşı merkezi Serakıb ve Mu'arrat An Numan bölgesindeki silahlı güçlerle silahlarını teslim etmeleri, durumlarını düzene sokmaları Türkiye ve Rusya arasında Soçi'de üzerinde anlaşmaya varılan şeyin uygulanması ve Suriye hükümet birimlerinin o bölgeye dönmesi konusunda temas ve müzakerelerde bulundu.

Al-Tufeyli, savaştan kaçınma ve oradaki başıbozuk durumu sona erdirmeye yol açabilecek orta bir çözüm bulmak için İdlip içinde müzakerelerin yapıldığını, özellikle birçok vatandaşın Suriye ordusunun oraya girmesini istediğini, Suriye devleti ve Rusya'ya ek olarak uluslararası toplumun silahlı güçlerin herhangi bir varlığının kalmasını ve onlara Özerk yönetim kurulmasını kesin bir şekilde reddettiklerini sözlerine ekledi. Al-Tufeyli, ateşkesten amacın HTŞ'nin fesih (sona erdirilmesi) edilmesi olduğunu belirtti. Geçen Cumartesi akşamından itibaren yürürlüğe giren İdlip'te ki son ateşkesin Ankara'ya Nusra'nın sona erdirilmesi konusunda bir fırsat vermek için Moskova'nın işareti ile geldiğini belirterek sözlerini sürdürdü. Bunun ateşkes için iki taraf arasında imzalanan anlaşmalarda ki maddelerin en önemlilerinden birisi olduğuna işaret etti. Hali hazırda herşeyin yolunda gittiğini, Türkiye'nin o bölgeden uzaklaştırılmaları için yabancı silahlı güçler konusunu çözmeyi yeniden üzerine aldığını vurguladı.

Rusya konusunda uzman, Rus tarafıyla (üzerinde anlaşılan) bu maddelerin uygulanması konusunda Türkiye'nin kazanımları hakkında: Türkiye'nin kazanması mümkün olan şeyin birinci derecede kendi çıkarına olacağını özellikle artık garantör devlet olarak taahhüt ettiği şeyi uygulama konusunda herhangi bir oyalama ve kaçma alanı olmadığını, işlerin barışçıl olarak çözümünün bölgeyi on binlerce sivilin Türkiye'ye göç etmesine yol açacak tahrip edici bir savaştan kaçındırmasının mümkün olduğunu belirtti. Al-Tufeyli, İdlip'te ateşkesin dayanıklı olması imkanı hakkında: silahlı güçler tarafından ateşkesin ihlal edilmesi durumunda Suriye ordusunun kesinlikle onlara şiddetli bir şekilde cevap vereceğini ancak tüm göstergeler ve verilerin silahlı güçlerin gerek Türkiye olsun gerekse de uluslararası desteği yitirdiklerini doğruladığını bu nedenle artık boyun eğme ve durumlarını düzene sokmalarından başka imkanları kalmadığını, yabancı silahlı güçlere gelince kaderlerinin onlarla ne yapılacağına karar verecek Türk tarafının elinde olacağını belirtti.

 

Çeviri yapılan kaynak: www.ugaritpost.com

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-09-2019

FETÖ ile Mücadele Alarm Veriyor

  Türkiye 45 yıllık terörle mücadelesinde gelinen gün itibariyle, sağdan soldan, etnik ve dini motivasyonlu aşırı ve köktenci çok sayıda terör örgütüyle aynı anda mücadele etmek durumunda...