Türkiye ve Suriye Arasında Cezayir Arabulucuğu

Yazan  09 Nisan 2016

Enformasyon raporları dün (Cuma), Cezayir’in birkaç haftadan buyana Suriye Kürtlerinin bağımsız bölge kurmaya çalışması konusunda Ankara ve Suriye arasında arabuluculuk yaptığını açığa çıkardı. Arna ajansı, Cezayir Al Vatan gazetesinin Cuma günkü haftalık sayısında kimliğini açıklamadığı Cezayirli diplomatik kaynağa atfen; Cezayir’in Ankara’nın isteğiyle Türkiye ve Suriye arasında gizli arabulucuğu yönettiğini aktardı. Gazete, çok buhranlı ilişkilere rağmen Türklerin ve Suriyelilerin Suriye Kürtlerinin bağımsız federasyon bölgesi kurma istekleri konusunda görüş alışverişinde bulunmak istediklerini sözlerine ekledi. Cezayir arabulucuğunun Ankara ve Şam’daki büyükelçiliği vasıtasıyla temaslarla başladığını, iki başkent arasında iletişim kanalı açıldığını belirtti. İletişimin çoğu zaman teşvik edici olmadığını ancak geçtiğimiz birkaç gün içerisinde iki başkent arasında yazılı temasların olduğunu ve bunun önemli bir iş sayıldığına işaret etti. Gazete Cezayirli diplomata atfen, iki başkent arasındaki temastaki bu gelişmenin Suriye ve Cezayir arasında geçtiğimiz Mart ayı sonunda SDİB Velid Muallim’in ziyareti sırasında yapılan ayrıntılı görüşmenin konusu olduğunu aktardı. Aynı bağlamda diplomatik kaynak, Şam ve Ankara arasındaki Cezayir arabulucuğunun Cezayir’in Türkiye ve Rusya arasında yaptığı arabulucuktan sonra geldiğini belirtti. Ankara'nın, Türk ordusunun 24 Kasım 2015 tarihinde Rus uçağını düşürmesinden sonra Moskova’yla iletişim kanalının açılmasını istediğini açıkladı. Kaynak, Cezayir’in Rusya ve Türkiye arasındaki tehlikeli tırmandırmayı engellemek için belirli bir rol oynadığını vurguladı. http://www.shaamtimes.net/news-detailz.php?id=52672

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Yavuz Selim Yıldız   - 27-05-2020

Covid-19 Pandemi Süreci ve Sonrasında Avrupa Bütünleşmesi Nasıl Şekillenecek?

Dünyayı saran Covid-19 pandemisi ülkelerin başta sağlık sektörü olmak üzere hemen hemen tüm sektörlerde yeterliliklerini sınarken, küresel kurum ve kuruluşların da varlıklarının sorgulandığını görmekteyiz.